Ana içeriğe geç
Sözlük

buldular ile cümle

buldular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Hamba-hamba Ishak menggali sumur di Lembah Gerar itu dan menemukan air berlimpah-limpah
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.I kopali služebníci Izákovi v tom údolí, a nalezli tam studnici vody živé.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.In ko kopljejo hlapci Izakovi v dolini, najdejo tam vodnjak žive vode.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.I servi di Isacco scavarono poi nella valle e vi trovarono un pozzo di acqua viva
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Izsák szolgái pedig ásnak vala a völgyben, és élõ víznek forrására akadának ott.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Ja Iisakin palvelijat kaivoivat laaksossa ja löysivät sieltä kaivon, jossa oli juoksevaa vettä.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.이삭의 종들이 골짜기에 파서 샘 근원을 얻었더니
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Les serviteurs d`Isaac creusèrent encore dans la vallée, et y trouvèrent un puits d`eau vive.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Och Isaks tjänare grävde i dalen och funno där en brunn med rinnande vatten.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Og Isaks tjenere gravde i dalen og fant der en brønn med rinnende vann.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Robii lui Isaac au mai săpat în vale, şi au dat acolo peste o fîntînă cu apă de izvor.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Tedy kopali słudzy Izaakowi w onej dolinie, i znaleźli tam studnią wód żywych.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Zijn herders groeven nog een put in het dal van Gerar en stuitten op een bron, die uitstekend water leverde.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Και εσκαψαν οι δουλοι του Ισαακ εν τη κοιλαδι και ευρηκαν εκει φρεαρ υδατος ζωντος.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.И Исааковите слуги копаха в долината и намериха там кладенец с текуща вода.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.И копали рабы Исааковы в долине и нашли там колодезь воды живой.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.ויחפרו עבדי יצחק בנחל וימצאו שם באר מים חיים׃
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.وحفر عبيد اسحق في الوادي فوجدوا هناك بئر ماء حيّ.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.以 撒 的 僕 人 在 谷 中 挖 井 、 便 得 了 一 口 活 水 井
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.以撒 的 僕人 在 谷中 挖井 、 便 得 了 一 口 活 水井
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.A stalo sa, keď boli synovia Izraelovi na púšti, že našli muža, ktorý sbieral drevo v sobotný deň.
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Als nun die Kinder Israel in der Wüste waren, fanden sie einen Mann Holz lesen am Sabbattage.
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Cînd erau copiii lui Israel în pustie, au găsit pe un om strîngînd lemne în ziua Sabatului.
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Comme les enfants d`Israël étaient dans le désert, on trouva un homme qui ramassait du bois le jour du sabbat.
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Estando los hijos de Israel en el desierto, hallaron a un hombre que recogía leña en día de sábado
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Estando, pois, os filhos de Israel no deserto, acharam um homem apanhando lenha no dia de sábado.
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.In ko so bili sinovi Izraelovi v puščavi, zaloté moža, ki je nabiral drva sobotni dan.
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Israelilaisten oleskellessa erämaassa tavattiin mies kokoamassa puita sapatinpäivänä.
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.I stało się, gdy byli synowie Izraelscy na puszczy, że znaleźli człowieka zbierającego drwa w dzień sabatu.
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.이스라엘 자손이 광야에 거할 때에 안식일에 어떤 사람이 나무하는 것을 발견한지라
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Medan nu Israels barn voro i öknen, ertappades en man med att samla ihop ved på sabbatsdagen.
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Medens Israelitterne opholdt sig i Ørkenen, traf de en Mand, som sankede Brænde på en Sabbat.
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Mens Israels barn var i ørkenen, traff de på en mann som sanket ved på sabbatsdagen.
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Mentre gli Israeliti erano nel deserto, trovarono un uomo che raccoglieva legna in giorno di sabato
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Mikor pedig Izráel fiai a pusztában valának, találának egy férfiat, ki fát szedeget vala szombatnapon.
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Stalo se pak, když synové Izraelští byli na poušti, že nalezli jednoho, an sbírá dříví v den sobotní.
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Vả , dân Y-sơ-ra-ên đương ở tại đồng vắng , gặp một người lượm củi trong ngày sa - bát ;
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Vả, dân Y-sơ-ra-ên đương ở tại đồng vắng, gặp một người lượm củi trong ngày sa-bát;
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Και οτε ησαν οι υιοι Ισραηλ εν τη ερημω, ευρον ανθρωπον συλλεγοντα ξυλα την ημεραν του σαββατου.
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Когато израилтяните бяха в пустинята, намериха един човек, който събираше дърва в съботен ден.
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.Когда сыны Израилевы были в пустыне, нашли человека, собиравшегодрова в день субботы;
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.ויהיו בני ישראל במדבר וימצאו איש מקשש עצים ביום השבת׃
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.ولما كان بنو اسرائيل في البرية وجدوا رجلا يحتطب حطبا في يوم السبت.
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.以 色 列 人 在 曠 野 的 時 候 、 遇 見 一 個 人 在 安 息 日 撿 柴
İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.以色列人 在 曠野 的 時候 、 遇見 一 個 人 在 安息日 撿柴
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.(16:11) На всяком шагу нашем ныне окружают нас; они устремили глаза свои, чтобы низложить меня на землю;
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Andam agora rodeando os meus passos; fixam em mim os seus olhos para me derrubarem por terra.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Chúng nó vây phủ chúng tôi mỗi bước, Mắt chúng nó dòm hành đặng làm cho chúng tôi sa ngã.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Chúng_nó vây phủ chúng_tôi mỗi bước , Mắt chúng_nó dòm hành đặng làm cho chúng_tôi sa_ngã .
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.De omringer os, overalt hvor vi går, de sigter på at slå os til Jorden.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Eccoli, avanzano, mi circondano, puntano gli occhi per abbattermi
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Gdziekolwiek idziemy, obtoczyli nas; oczy swe nasadzili, aby nas potrącili ku ziemi.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Han rodeado nuestros pasos; sobre nosotros ponen sus ojos para echarnos por tierra
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.He ovat kintereillämme, he jo kiertävät meidät, he vaanivat silmillään, lyödäksensä maahan.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Hvor vi går, kringsetter de mig nu; sine øine retter de på å felle mig til jorden.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Ils sont sur nos pas, déjà ils nous entourent, Ils nous épient pour nous terrasser.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Jižť i kroky naše předstihají, oči své obrácené mají, aby nás porazili na zem.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.이제 우리의 걸어가는 것을 저희가 에워싸며 주목하고 땅에 넘어뜨리려 하나이다
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Körülvettek most minket mentünkben; szemeiket ránk szegzik, hogy földre terítsenek.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Mereka maju melawan aku dan mengerumuni aku, mencari kesempatan untuk membanting aku
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
buldular ile cümle - Sayfa 16 - buldular kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App