Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.Tutti ne traggono vantaggio -- chi ha un lavoro, certo, perché hanno un'occupazione, e una dignità.
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.Všichni z toho těží -- ti zaměstnaní, samořejmě, protože získají práci a důstojnost.
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.Wszyscy na tym korzystają... oczywiście ci zatrudnieni, ponieważ zyskują pracę i godność.
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.Όλοι επωφελούνται από αυτό -- οι υπάλληλοι φυσικά, επειδή έχουν μια δουλειά και αξιοπρέπεια.
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.Все выигрывают от такой политики. Те, кого нанимают, конечно, потому что они получают работу и самоуважение.
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.Всички се облагодетелстват от това -- назначените, разбира се, защото получават работа и достойнство.
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.זה טוב לכולם. כולם מרוויחים מזה -- אלו שמועסקים, כמובן,
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.كل شخص يستفيد من ذلك -- طبعا العاملون لأنهم يحصلون على عمل
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.雇われる人々は 仕事と 尊厳を手にします
İki hafta sonra, onu buldular.Dopo due settimane, l'hanno trovato.
İki hafta sonra, onu buldular.După două săptămani, l-au găsit.
İki hafta sonra, onu buldular.Em duas semanas, eles encontraram-no.
İki hafta sonra, onu buldular.Dalam dua minggu, mereka menemukannya.
İki hafta sonra, onu buldular.2주만에, 그분을 찾아냈습니다.
İki hafta sonra, onu buldular.Během dvou týdnů ho našli.
İki hafta sonra, onu buldular.En deux semaines, ils l'ont trouvé.
İki hafta sonra, onu buldular.I løbet af to uger, fandt de ham.
İki hafta sonra, onu buldular.Innerhalb von zwei Wochen haben sie ihn gefunden.
İki hafta sonra, onu buldular.Két hét alatt megtalálták.
İki hafta sonra, onu buldular.Lo encontraron en 2 semanas.
İki hafta sonra, onu buldular.Op twee weken tijd vonden ze hem.
İki hafta sonra, onu buldular.Rồi 2 tuần sau đó, chúng tôi tìm thấy cậu chàng.
İki hafta sonra, onu buldular.V dveh tednih so ga našli.
İki hafta sonra, onu buldular.W dwa tygodnie znaleźli go.
İki hafta sonra, onu buldular.Μέσα σε δυο εβδομάδες, τους βρήκαν.
İki hafta sonra, onu buldular.Намериха го за две седмици.
İki hafta sonra, onu buldular.Они нашли его за две недели.
İki hafta sonra, onu buldular.Через два тижні він знайшовся.
İki hafta sonra, onu buldular.תוך שבועיים, הם מצאו אותו.
İki hafta sonra, onu buldular.وفي اسبوعين, وجدوه,
İki hafta sonra, onu buldular.メールが届いたのです
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.인류학자들은 170여 곳의 사회에서 로맨틱한 사랑에 대한 사례를 발견했습니다.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Anthropologen haben Hinweise auf romantische Liebe in 170 Völkern gefunden.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Antropolodzy odnaleźli dowody na miłość romantyczną w 170 społeczeństwach.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Antropologer har funnit bevis för romantisk kärlek i 170 samhällen.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Antropologii au găsit dovada existenţei dragostei romantice în 170 de societăţi.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Antropologi so našli dokaze o romantični ljubezni v 170 kulturah.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Antropologisten hebben bewijs gevonden van romantische liefde in 170 samenlevingen.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Antropologové nalezli důkaz romantické lásky ve 170 společenstvích.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Az antropológusok 170 társadalomban megtalálták a romantikus szerelem bizonyítékát.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Các nhà nhân chủng học đã tìm thấy bằng chứng của tình yêu ở 170 xã hội.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Gli antropologi hanno trovato testimonianze di amore romantico in 170 società.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Les anthropologues ont trouvé la preuve que l'amour romantique existait, dans 170 sociétés humaines.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Los antropólogos han encontrado evidencia de amor romántico en 170 sociedades.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Os antropólogos descobriram provas do amor romântico em 170 sociedades.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Para antropolog telah menemukan bukti adanya cinta romantis di 170 masyarakat.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Οι ανθρωπολόγοι έχουν βρει αποδείξεις ρομαντικής αγάπης, σε 170 κοινωνίες.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Антропологи віднайшли свідчення романтичного кохання у 170 суспільствах.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Антрополозите са намерили доказателства за съществуването на романтичната любов в 170 общества.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.Памятники романтической любви обнаружены антропологами в 170 различных сообществах.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.האנתרופולוגים מצאו עדויות לאהבה רומנטית ב-170 תרבויות.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.علماء الانثروبولوجيا وجدوا أدلة على الحب الرومانسي في 170 مجتمع.
İnsan bilimciler 170 toplumda romantik aşkın kanıtlarını buldular.どの社会にも 例外なく存在します
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.A služobníci Izákovi kopali aj na tej doline a našli tam studňu živej vody.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Auch gruben Isaaks Knechte im Grunde und fanden daselbst einen Brunnen lebendigen Wassers.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Các đầy tớ của Y-sác còn đào thêm giếng nơi trũng, gặp được một giếng nước mạch.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Các đầy_tớ của Y-sác còn đào thêm giếng nơi trũng , gặp được một giếng nước mạch .
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Cavaram, pois, os servos de Isaque naquele vale, e acharam ali um poço de águas vivas.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Da nu Isaks Trælle gravede i Dalen, stødte de på en Brønd med rindende Vand;
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Después los siervos de Isaac cavaron en el valle y descubrieron un pozo de aguas vivas