Ana içeriğe geç
Sözlük

buldular ile cümle

buldular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.In ko se vrnejo domov, ki so bili poslani, najdejo hlapca zdravega.
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.Ja taloon palatessaan lähettiläät tapasivat palvelijan terveenä.
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.Ketika orang-orang yang disuruh itu kembali ke rumah perwira itu, hamba itu sudah sembuh
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.보내었던 사람들이 집으로 돌아가 보매 종이 이미 강건하여졌더라
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.Những kẻ sai đến trở về nhà, thấy đầy tớ lành mạnh.
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.Những kẻ sai đến trở_về nhà , thấy đầy_tớ lành_mạnh .
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.Och de som hade blivit utsända gingo hem igen och funno tjänaren vara frisk.
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.Og da de, som vare udsendte, kom tilbage til Huset, fandt de den syge Tjener sund.
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.Og da de som var utsendt, kom hjem igjen, fant de den syke tjener aldeles frisk.
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.Und da die Gesandten wiederum nach Hause kamen, fanden sie den kranken Knecht gesund.
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.Vrátivše se pak do domu ti, kteříž posláni byli, nalezli služebníka, kterýž nemocen byl, zdravého.
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.Και υποστρεψαντες οι απεσταλμενοι εις τον οικον, ευρον τον ασθενη δουλον υγιαινοντα.
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.И когато изпратените се върнаха в къщата, намериха слугата оздравял.
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.І вернувшись послані у будинок, знайшли недужнього слугу здоровим.
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.Посланные, возвратившись в дом, нашли больного слугу выздоровевшим.
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.וישובו השלוחים אל הבית וימצאו את העבד החלה והוא נרפא׃
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.ورجع المرسلون الى البيت فوجدوا العبد المريض قد صحّ
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.那 託 來 的 人 回 到 百 夫 長 家 裡 、 看 見 僕 人 已 經 好 了
Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.那 託來 的 人 回到 百 夫 長家裡 、 看 見僕 人 已 經好了
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.A poslaní odišli a našli, jako im povedal.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Ceice fuseseră trimeşi, s'au dus şi au găsit aşa cum le spusese Isus.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Ceux qui étaient envoyés allèrent, et trouvèrent les choses comme Jésus leur avait dit.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.És elmenvén a küldöttek, úgy találák, a mint nékik mondotta.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Gli inviati andarono e trovarono tutto come aveva detto
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Hai người được sai ra đi, quả gặp mọi điều y như Ðức Chúa Jêsus đã phán.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Hai người được sai ra_đi , quả gặp mọi điều y_như Ðức_Chúa_Jêsus đã phán .
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.In poslanca odideta in najdeta, kakor jima je bil rekel.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Ja lähetetyt menivät ja havaitsivat niin olevan, kuin hän oli heille sanonut.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Kedua pengikut Yesus itu pergi, dan mendapati semuanya tepat seperti yang dikatakan-Nya
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.보내심을 받은 자들이 가서 그 말씀하신 대로 만난지라
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Los que habían sido enviados fueron y hallaron como había dicho
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Men de udsendte gik hen og fandt det, ligesom han havde sagt dem.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Och de som hade blivit utsända gingo åstad och funno det så som han hade sagt dem.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Odszedłszy tedy ci, którzy byli posłani, znaleźli, jako im był powiedział.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Partiram, pois, os que tinham sido enviados, e acharam conforme lhes dissera.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Så gikk de utsendte avsted, og de fant det så som han hadde sagt dem.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Tedy odšedše ti, kteříž byli posláni, nalezli tak, jakž jim byl pověděl.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Und die Gesandten gingen hin und fanden, wie er ihnen gesagt hatte.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Zij gingen op weg en vonden het veulen, precies zoals Jezus had gezegd.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Υπηγαν δε οι απεσταλμενοι και ευρον καθως ειπε προς αυτους
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.И изпратените отидоха и намериха както им беше казал.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Пійшовши ж послані, знайшли, як Він сказав їм.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.Посланные пошли и нашли, как Он сказал им.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.וילכו השלוחים וימצאו כאשר דבר אליהם׃
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.فمضى المرسلان ووجدا كما قال لهما.
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.打 發 的 人 去 了 、 所 遇 見 的 、 正 如 耶 穌 所 說 的
Gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.打發 的 人 去 了 、 所 遇見 的 、 正如 耶穌所說的
(Gülüşmeler) Peki, ne buldular?何が明らかになったでしょうか さきほどの話と同じです
-Hadi. -Seni nerede buldular?- Dajmo, dajmo.
-Hadi. -Seni nerede buldular?-Déjame ver. -¿Dónde te encontraron a ti?
-Hadi. -Seni nerede buldular?في الصومال، القتل نوع من المفاوضات.
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.Alle profitieren davon - die Beschäftigten natürlich, weil sie einen Job haben und Würde.
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.Iedereen profiteert ervan - de medewerkers natuurlijk, omdat ze een job en waardigheid kregen.
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.Každý má z toho osoh - tí zamestnaní, pochopiteľne, lebo dostali prácu a dôstojnosť.
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.모든 사람들이 그로부터 혜택을 받습니다. 고용된 사람들은 직업과 인간의 존엄성이란
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.Mindenkinek a javára vált -- az alkalmazottaknak, persze, mert lett munkájuk és méltóságuk.
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.Toată lumea beneficiază de asta - cei angajați pentru că au o slujbă și își păstrează demnitatea.
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.Todos beneficiam com isso, os que são contratados, com certeza, porque conseguem um emprego e dignidade.
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.Todos se benefician, los empleados, por supuesto, porque consiguen sus trabajos y dignidad.
Herkes bundan faydalanıyor, tabi, işe alınanlar, çünkü bir iş buldular ve haysiyet.Tout le monde en profite - ceux qui travaillent, bien sûr, parce qu'ils obtiennent un emploi et la dignité.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod