Daha iyi mezuralar kullanınca örneğin çapı tam olarak 1 buldular. .直径が、間違いなく 1と測定されます。 直径が間違いなく、1と測定されて、
Daha sonra çapı ölçtüler. Ve yaklaşık 1 buldular. .Aí eles mediam o raio do círculo bem aqui e o diâmetro desse círculo, então eles diziam "Oh!
Daha sonra çapı ölçtüler. Ve yaklaşık 1 buldular. .En als ze dan de radius op maten, of de diameter van de cirkel, zeiden ze: nou, het is ongeveer 1.
Daha sonra çapı ölçtüler. Ve yaklaşık 1 buldular. .Når de bagefter målte diameteren samme cirkel, fandt de, at den var omtrent 1.
Daha sonra çapı ölçtüler. Ve yaklaşık 1 buldular. .Potom odmerali priemer kruhu a povedali si, že priemer je približne 1.
Daha sonra çapı ölçtüler. Ve yaklaşık 1 buldular. .Potom změřili poloměr kružnice, vlastně průměr, a řekli si, že průměr je přibližně 1.
Daha sonra çapı ölçtüler. Ve yaklaşık 1 buldular. . Ve şöyle dediler.Och de mätte radien och diametern av cirkeln och diametern var ungefär 1
Daha sonra çapı ölçtüler. Ve yaklaşık 1 buldular. .А при вимірюванні радіусу такого кола чи діаметру цього кола, вони казали, що діаметр близький до 1.
Daha sonra çapı ölçtüler. Ve yaklaşık 1 buldular. .Допустим, у них были плохие мерные ленты, они измерили длину окружности круга и получили приблизительно 3.
Diyelim ki bunun da etrafını ölçtüler ve yaklaşık 6 cm buldular. . .이 원에서는 그들이 둘레를 쟀고 원주가 약 6센티미터라는 걸 밝혀냈다고 하자구요
Diyelim ki bunun da etrafını ölçtüler ve yaklaşık 6 cm buldular. . .De mätte runt den och fick omkretsen 6 cm, ungefär Vi har ett dåligt måttband
Diyelim ki bunun da etrafını ölçtüler ve yaklaşık 6 cm buldular. . .Povedzme, že keď odmerali obvod kruhu, namerali približne 6 centimetrov. (Stále mali nepresné metre)
Diyelim ki bunun da etrafını ölçtüler ve yaklaşık 6 cm buldular. . .Řekněme, že když změřili obvod kružnice, naměřili přibližně 6 centimetrů, nepřesně, měli nepřesné pravítko.
Diyelim ki bunun da etrafını ölçtüler ve yaklaşık 6 cm buldular. . .בואו נאמר שעל העיגול הזה, מדדו את סביבו והם גילו שההיקף הוא 6 סנטימטרים, בערך - יש לנו סרט מדידה גרוע אז.
Diyelim ki bunun da etrafını ölçtüler ve yaklaşık 6 cm buldular. . .لنفترض انهم على هذه الدائرة قاسوا ما حولها و ووجدوا ان المحيط يساوي 6 سم تقريباً --لدينا شريط قياس سيئ
Diyelim ki bunun da etrafını ölçtüler ve yaklaşık 6 cm buldular. . .円周が 6 センチメートルで これは、大まかな測定です。 直径を測定すると
Diyelim ki çemberin çevresini yaklaşık 3 olarak buldular. .그들이 원의 원주를 재고서 그들이 3 정도 되어보인다고 했다고 칩시다
Diyelim ki çemberin çevresini yaklaşık 3 olarak buldular. .Det målte måske, at omkredsen af cirklen var cirka 3.
Diyelim ki çemberin çevresini yaklaşık 3 olarak buldular. .Povedzme, že keď odmerali obvod, vychádzal im na približne 3.
Diyelim ki çemberin çevresini yaklaşık 3 olarak buldular. .Řekněme, že když změřili obvod, vycházel jim přibližně na 3.
Diyelim ki çemberin çevresini yaklaşık 3 olarak buldular. .בואו נגיד שהם מדדו את היקף העיגול והיה יוצא להם, בערך 3.
Diyelim ki çemberin çevresini yaklaşık 3 olarak buldular. .فلنفترض انهم قاموا بقياس محيط الدائرة ونجحوا في ذلك، وبدا لهم انه 3
Diyelim ki çemberin çevresini yaklaşık 3 olarak buldular. .約 3 のような値が得られました。 ここの円の半径を測定し
Ek olarak, bu araştırmacılar HIV'in üzerinde antikorların tutunabileceği yeni bir bölge de buldular.Co więcej, badacze odkryli słaby punkt wirusa HIV, w który mogą uderzyć przeciwciała.
Ek olarak, bu araştırmacılar HIV'in üzerinde antikorların tutunabileceği yeni bir bölge de buldular.Daarenboven vonden deze onderzoekers een nieuwe locatie op HIV waar deze antilichamen kunnen aangrijpen.
Ek olarak, bu araştırmacılar HIV'in üzerinde antikorların tutunabileceği yeni bir bölge de buldular.De plus, ces chercheurs ont trouvé un nouveau site sur le VIH où les anticorps peuvent s'attacher.
Ek olarak, bu araştırmacılar HIV'in üzerinde antikorların tutunabileceği yeni bir bölge de buldular.În plus, cercetătorii au găsit un nou site în HIV unde anticorpii se pot agăța.
Ek olarak, bu araştırmacılar HIV'in üzerinde antikorların tutunabileceği yeni bir bölge de buldular.더불어, 이 연구자들은 항체들이 붙잡을 수 있는 새로운 곳을 발견했습니다.
Ek olarak, bu araştırmacılar HIV'in üzerinde antikorların tutunabileceği yeni bir bölge de buldular.Per di più questi scienziati hanno trovato un nuovo punto nel virus a cui gli anticorpi si possono attaccare.
Ek olarak, bu araştırmacılar HIV'in üzerinde antikorların tutunabileceği yeni bir bölge de buldular.Poleg tega so isti raziskovalci odkrili še novo mesto na virusu HIV, na katerega se lahko vežejo protitelesa.
Ek olarak, bu araştırmacılar HIV'in üzerinde antikorların tutunabileceği yeni bir bölge de buldular.Selain itu, para peneliti ini menemukan sebuah tempat baru di HIV di mana antibodi tersebut dapat menempel.
Ek olarak, bu araştırmacılar HIV'in üzerinde antikorların tutunabileceği yeni bir bölge de buldular.Zusätzlich haben diese Forscher eine neue Stelle auf dem HIV gefunden, an der die Antikörper angreifen können.
Ek olarak, bu araştırmacılar HIV'in üzerinde antikorların tutunabileceği yeni bir bölge de buldular.Крім того, ці дослідники виявили у ВІЛ нове місце, де антитіла можуть вхопитися.
Ek olarak, bu araştırmacılar HIV'in üzerinde antikorların tutunabileceği yeni bir bölge de buldular.Кроме того, эти исследователи обнаружили у ВИЧ новое место, где антитела могут ухватиться.
Ek olarak, bu araştırmacılar HIV'in üzerinde antikorların tutunabileceği yeni bir bölge de buldular.Освен това тези изследователи са открили ново място на ХИВ, където могат да се захванат антителата.
Ek olarak, bu araştırmacılar HIV'in üzerinde antikorların tutunabileceği yeni bir bölge de buldular.בנוסף, חוקרים הללו מצאו אזור חדש על-פני הנגיף שאליו הנוגדנים יכולים להיצמד.
Ek olarak, bu araştırmacılar HIV'in üzerinde antikorların tutunabileceği yeni bir bölge de buldular.يالإضافة إلى ذلك, إكتشف الباحثون موقعا جديدا على سطح الHIV تستطيع الأجسام المضادة الإلتصاق به.
Ek olarak, bu araştırmacılar HIV'in üzerinde antikorların tutunabileceği yeni bir bölge de buldular.抗体がHIVを捕捉する場所として 新しい部位を発見しました この場所の何が特別なのかと言うと
Elde ettikleri grupları toplayarak cevabı buldular.a następnie dodawali te grupy aby utworzyć wynik
Elde ettikleri grupları toplayarak cevabı buldular.Daarna telden ze deze groepen op om tot het antwoord te komen.
Elde ettikleri grupları toplayarak cevabı buldular.Dann addierten sie diese Gruppen um die Antwort zu finden.
Elde ettikleri grupları toplayarak cevabı buldular.Depois adicionavam esses grupos para encontrar a resposta.
Elde ettikleri grupları toplayarak cevabı buldular.Ezután összeadták ezeket a csoportokat, hogy rájöjjenek a megoldásra.
Elde ettikleri grupları toplayarak cevabı buldular.kemudian mereka menambahkan kelompok-kelompok tadi, untuk menemukan jawaban.
Elde ettikleri grupları toplayarak cevabı buldular.luego sumaban estos grupos para encontrar la solución.
Elde ettikleri grupları toplayarak cevabı buldular.pak sečetli tyto skupiny k nalezeni odpovědi.
Elde ettikleri grupları toplayarak cevabı buldular.poi sommavano questi gruppi per trovare la risposta.
Elde ettikleri grupları toplayarak cevabı buldular.potom sčítali tieto skupiny k najdeniu odpovedi.
Elde ettikleri grupları toplayarak cevabı buldular.Puis ils additionnaient ces groupes pour trouver la réponse.
Elde ettikleri grupları toplayarak cevabı buldular.sau đó, họ cộng các nhóm này để tìm đáp số.
Elde ettikleri grupları toplayarak cevabı buldular.sedan adderades dessa grupper tills de fann svaret.
Elde ettikleri grupları toplayarak cevabı buldular.Τότε θα πρόσθεταν αυτές τις ομάδες για να βρούν την απάντηση.
Elde ettikleri grupları toplayarak cevabı buldular.След това събирали групите, за да намерят решението.
Elde ettikleri grupları toplayarak cevabı buldular.ולאחר מכן הם חיברו בין הקבוצות בכדי למצוא את התשובה.
-en büyük özelliklerinden biri- insanlar hiç bir menfaat(para) olmadan birlikte çalışmanın yolunu buldular.가장 위대한 천재들은 어떤 금전적 보상에 연연하지 않고도 일을 해내는 방법을 찾은 사람들이라는 것입니다.
-en büyük özelliklerinden biri- insanlar hiç bir menfaat(para) olmadan birlikte çalışmanın yolunu buldular.וזה אחד הדברים הגאוניים בזה- זה שאנשים מצאו דרך לעבוד ביחד בלי ששום כסף יהיה מעורב בכך בכלל.
-en büyük özelliklerinden biri- insanlar hiç bir menfaat(para) olmadan birlikte çalışmanın yolunu buldular.و أحد الأشياء العبقرية حول هذا الموضوع -- هو أن الناس توصلوا إلى طريقة للعمل مع بعضهم البعض دون أي تدخل مالي.
-en büyük özelliklerinden biri- insanlar hiç bir menfaat(para) olmadan birlikte çalışmanın yolunu buldular.見出されたことが わかります 活動を組織化するための 新しい方法が創り出されています
Eşleştirip onun MySpace'ini buldular.Au comparat, au găsit contul MySpace.
Eşleştirip onun MySpace'ini buldular.Compararam, encontraram a página dele no MySpace.