Ana içeriğe geç
Sözlük

bulduk ile cümle

bulduk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O da onlar bu günlüğü bulduktan sonra onlara inanmıştır.Na de slag werd hij geloofd wegens zijn handelen.
Bundan önce, insanlar doğru buldukları şekilde ibadetlerini edâ ederlerdi.De vroegste bewoners waarvan de naam bekend is, waren de Tehuelche.
Genç Norman, onları bulduktan sonra sinir krizi geçirdi ve bir süre zihinsel bir kuruma gönderildi.Norman vond de lijken, kreeg een zenuwinzinking en werd enige tijd opgenomen in een psychiatrische instelling.
Nihayet onları bulduk.Uiteindelijk legden ze het bij.
Onları bulduktan sonra, sevinç gözyaşları insanlara dönüştü.Toen ze dat zagen, werden ze vervuld van diepe vreugde.
Biz sadece onun varlığını bulduk.Hij ontdekte daar zijn levenstaak.
1971'de Rus yer bilimi uzmanları doğal gaz araması yaparken tesadüfen buldukları uzun bir kuyudur.Tijdens het boren in 1971 vonden geologen per ongeluk een ondergrondse grot gevuld met aardgas.
Biz sadece onun varlığını bulduk.Jednak jej brat znalazł ją.
Nihayet onları bulduk.W końcu dotarł do niej.
Torbalarda buldukları parayı geri götürmelerini söyledi.Zawsze też uprzedzała, by zwrócić kosz w które były zapakowane.
Buldukları oranlar tüm proteinler arasında aynı değildi.Wyniki otrzymane dla różnych białek były podobne.
17. yüzyılda gerçekten yaşamış olduğu hakkında işaretler bulduklarını iddia eden tarihçiler vardır.Z przekazów historycznych wiadomo, że w XVIII wieku istotnie byli tu poszukiwacze skarbów.
Fırsat buldukça konserlerde de gruba eşlik etmektedir.Okazjonalnie występuje także wraz z grupą podczas koncertów.
Onu, bakımını yapmakta olduğu bir bahçede bulduk."Det är dit vi längtar (ett).
Onları bulduktan sonra, sevinç gözyaşları insanlara dönüştü.När Kalm återvände blev Linné översvallande glad.
Bu arada imkân buldukça resim de yaptı.Till och med dörrklockan ritade han.
Nihayet onları bulduk.Omsider har jag då.
Ne bulduklarını bilmiyorlardır, ama uğrunda ölünecek bir şey olduğunu düşünürer.Han vet inte vad han är rädd för, däremot vet han att rädslan en dag kommer skrämma livet ur honom.
Nihayet onları bulduk.Врешті-решт зібрали.
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.На ніч компанія зупиняється в порожньому будинку.
Onları bulduktan sonra, sevinç gözyaşları insanlara dönüştü.Але якщо раніше це були сльози болю, то тепер це сльози радості.
Bir gazete ilânından buldukları işe başvururlar.Вони претендують на роботу, яку знаходять з оголошення в газеті.
O da onlar bu günlüğü bulduktan sonra onlara inanmıştır.Uvěřili jim a vzali je zpět do města.
Orada 1975'te Lyme hastalığı bulduk.Roku 1975 onemocněl leukemií.
Nihayet onları bulduk.Nakonec se k němu přece jen dostali.
Fırsat buldukça ben gidiyorum.Jakmile jsem měl příležitost, zběhl jsem.
Polis memurları, aracın içinde biri dolu iki tabanca bulduklarını söylediler.Všichni dostali dvě otázky: Nosil jste u sebe zbraň?
15 yaşındayken Mike ve buldukları bir baterist ile Sweet Children adlı ilk grubunu kurdu.V patnácti letech založil s Mikem a bubeníkem Johnem kapelu Sweet Children.
Bulduklarında bu kutunun dünya üzerindeki tüm şifreleri kırabilecek bir mekanizma olduklarını anlarlar.Těm všem radím, aby si koupili klíč k těm záhadám.
Biz sadece onun varlığını bulduk.Přitom nacházejí jen jeho mrtvolu.
GDI'lar kendi halklarına buldukları aşıyı yaparak onları korumaktadırlar.Chrání lidi, kteří jí přinášejí oběti.
Buldukları oranlar tüm proteinler arasında aynı değildi.Naplnění krví není stejné ve všech topořivých tělesech.
Genç Norman, onları bulduktan sonra sinir krizi geçirdi ve bir süre zihinsel bir kuruma gönderildi.Norman že se poté zhroutil a strávil nějaký čas v ústavu pro duševně choré.
Yapımcı yönetmeni aradı ve ''Galiba Üzüntümüzü bulduk'' dedi.L-a sunat pe Docter și i-a spus "Cred că am găsit Tristețea noastră. "
Onu bulduklarında, soğuktan donmuştur.Din păcate pentru el, pe ea o lasă rece.
Ne bulduklarını bilmiyorlardır, ama uğrunda ölünecek bir şey olduğunu düşünürer.Nu se știe exact ce s-a întâmplat cu echipajul, dar se crede că au murit de pe urma unei îmbolnăviri.
Fırsat buldukça ağaçlara tırmanır.Szükség esetén fára is mászik.
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.Együtt töltik az éjszakát egy elhagyatott házban.
1971'de Rus yer bilimi uzmanları doğal gaz araması yaparken tesadüfen buldukları uzun bir kuyudur.Egy 1971-es fúrás során szovjet geológusok egy földgázzal teli barlangot tártak fel.
Biz sadece onun varlığını bulduk.A SAS behívó csak őt találta meg.
Wallis'i bulduklarında çok sevindiler ve onun resme olan yaklaşımını çok beğendiler.He ilahtuivat Wallisista ja hänen suorasta tavastaan tehdä kuvia.
Onları bulduktan sonra, sevinç gözyaşları insanlara dönüştü.Miehillä perheytyminen lisäsi tyytyväisyyttä elämään.
Biz sadece onun varlığını bulduk.Ainetta myös löydettiin hänen hallustaan.
Genç Norman, onları bulduktan sonra sinir krizi geçirdi ve bir süre zihinsel bir kuruma gönderildi.Kerttu Nuorteva saa sellissään hermoromahduksen, ja hänet viedään sairaalaan saamaan psykiatrista hoitoa.
Nihayet onları bulduk.Lopulta he kuitenkin paljastuvat.
Ancak birçok eleştirmen O'Brien'ın rahatsız edici ve ukalâca buldukları tavrına karşı çıkıyordu.O’Brienin kerronta on usein protestinomaista ja lähes raa’an maanläheistä.
1971'de Rus yer bilimi uzmanları doğal gaz araması yaparken tesadüfen buldukları uzun bir kuyudur.Κατά τη γεώτρηση το 1971, οι σοβιετικοί γεωλόγοι χτύπησαν σε ένα σπήλαιο γεμάτο φυσικό αέριο.
Nihayet onları bulduk.Τελικά τις χάσανε.
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.Σύντομα καταλήγουν σε ένα χωριό όπου επικρατεί μόνο νύχτα.
Suyu bulduklarına çok sevinirler.Αγαπούσε τη μάθηση για τη χαρά που της προσέφερε.
Nihayet onları bulduk.Vi har endelig fundet ham.
Locke ve yeni av arkadaşı Ethan, Hurley'e yeni buldukları eşyaları verirler.Locke og hans nye jagtmakker, Ethan Rom, giver noget nyligt fundet bagage til Hurley.
Bulduklarında ise hiç içmezler.De ved godt, de aldrig må drikke.
Onları bulduktan sonra, sevinç gözyaşları insanlara dönüştü.Efter hendes død vendte lykken dramatisk for englænderne.
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.De søgte ud på gårdsplassen, hvor de sad natten igennem.
Biz sadece onun varlığını bulduk.En enkelt han findes stadig.
Locke ve yeni av arkadaşı Ethan, Hurley'e yeni buldukları eşyaları verirler.Locke og hans nye jaktkamerat, Ethan, gir noen ny bagasje til Hurley.
Wallis'i bulduklarında çok sevindiler ve onun resme olan yaklaşımını çok beğendiler.De var begeistret over å finne Wallis, og likte hans tilnærmelse til maleriet.
Bulduklarında ise hiç içmezler.Mereka bisa meminumnya kapan saja.
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.Mereka ditempatkan di rumah penduduk yang kosong yang ditinggalkan ketika perang.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod