Yarı şeffaf pencerelerin arkaplanını bulanıklaştırırNameBlurs the background behind semi-transparent windows
& Bulanıklık:& Fuzziness:
Konumunuzun bulanık açıklamasıFuzzy description of your position
Bulanık SaatCommentFuzzy Clock
Bulanıklık derecesi:Degree of fuzzyness:
1: en az bulanıklık1: least fuzzy
Dosyalar arasındaki farklılıkları bulan ve diff dosyası oluşturan bir programA program to view the differences between files and optionally generate a diff
Tüm tam eşleşen önerileri doldur ve bulanık olarak işaretle@ action: inmenuFill in all exact suggestions and mark as fuzzy
Bulanık: @ title: windowMessage Context
Bulanık@ action: inmenuScanning Files...
Mide Bulandırıcı Baş ağrısıNauseating Headache
kare (10x10) bulanıksquare (10x10) blur
Çember Bulanık (11)Circle Fuzzy (11)
Çember Bulanık (13)Circle Fuzzy (13)
Çember Bulanık (15)Circle Fuzzy (15)
Çember Bulanık (17)Circle Fuzzy (17)
Çember Bulanık (19)Circle Fuzzy (19)
kare (20x20) bulanıksquare (20x20) blur
Çember Bulanık (03)Circle Fuzzy (03)
Çember Bulanık (05)Circle Fuzzy (05)
kare (5x5) bulanıksquare (5x5) blur
Çember Bulanık (07)Circle Fuzzy (07)
Çember Bulanık (09)Circle Fuzzy (09)
Bulanıklık yarıçapı:Blur radius:
& Gaussian Bulanıklaştırması& Gaussian Blur...
& Bulanıklaştır...& Blur...
Bulanıklaştırma tekrarları:Paint volume
Hızlı Gauss Bulanıklık SüzgeciCommentFast Gaussian Blur Filter
Bir resme Gaussian bulanıklığı uygula. NameApply a Gaussian blur to an image.
Ülkenin yıllık %80 oranını bulan yağışların çoğu Barsha döneminde yağıyor.Some 80% of the country's total annual rainfall occurs during Barsha.
Ağırlıkları 297 tonu bulan toplam 4.246 antik eseri taşımak için üç adet vinç kullanılıyor.Three cranes are being used to move a total of 4,246 antiquities, amounting to 297 tonnes.
Prilep sakinleri ve ziyaretçiler 12-15 Temmuz tarihleri arasında köpüğe bulandılar.Prilep locals and visitors were surrounded by suds from July 12th through the 15th.
Maç, oyunun daha 2. dakikasında golü bulan Hırvatistan için mükemmel başladı.The game started perfectly for Croatia, which scored after only 2 minutes of play.
Yunanistan Musevi Müzesi, Yunanistan’daki Musevilerin 2500 yılı bulan tarihini gözler önüne seriyor.The Jewish Museum of Greece chronicles the almost 2,500-year-old history of Jews in Greece.
Öte yandan cumhurbaşkanının açıklamalarını da şaşırtıcı bulan Lupu, sözlerine şöyle devam ediyor:He also found the president's remarks perplexing.
Tahmini değeri 81 milyon avroyu bulan tramvaylar önümüzdeki üç yıl içinde teslim edilecek..Valued at an estimated 81m euros, they will be delivered over the next three years.
Savaş öncesi dönemlerde Banja Luka, sayısı 80 bini bulan Hırvat halkına ev sahipliği yapmisti.In pre-war times, Banja Luka was home to a Croat community, numbering 80,000.
Sayıları 10 milyonu bulan Kürtler, Türkiye'deki en büyük azınlığı oluşturuyor.Numbering about 10 million people, the Kurds are Turkey's largest minority.
Her etkinlikte sayıları birkaç yüzü bulan protestocular, medyanın ilgisini çektiler.The protesters, numbering a few hundred at each event, have received media attention.
Fakat onun yerine, kendisibni kapı dışarı bulan Jansa oldu.But instead it was Jansa who found himself left out in the cold.
Milorad Dodik, yeni bir öneriyle siyaset sularını bulandırdı.Milorad Dodik stirs the political waters with a new proposal.
Sayıları yaklaşık 12 milyonu bulan Romanlar, Avrupa'nın en büyük etnik azınlığını oluşturuyorlar.Numbering about 12 million, Roma are the largest ethnic minority in Europe.
Toplamda 1.310 euroyu bulan aylık ücret rakamı, Yunanistan'daki asgari ücretin iki katı.The total monthly figure of 1,310 euros is twice the minimum wage in Greece.
Bosna Hersek’te (BH) ise genel tablo biraz bulanık.As to Bosnia and Herzegovina (BiH), the picture is somewhat blurred.
Toplam tutarı 889 milyon Dolar'ı bulan anlaşma 2002 yılının Mayıs ayında onaylanmıştı.Totalling some $889m, the arrangement was approved in May 2002.
SETimes'a konuşan Jasoviç, "Parayı bulan, bu yılın mutlu ve refah dolu geçmesini bekler." dedi."Anyone who finds the coin expects this year to be happy and prosperous," she told SETimes.
İç kaplama, metal kürede son bulan ve kapaktan geçen bir çubuğa bağlanmıştır.The inner coating was connected to a rod that passed through the lid and ended in a metal sphere.
Tip IV, genomları 8'e kadar olabilen ORF ile beraber 4-kb'ı bulan büyük genomlardandır.Type IV genomes have the largest genomes of nearly 4-kb, with up to eight ORFs.
Adını 1860'da bulan Alman kimyager Emil Erlenmeyer (1825-1909)'den almıştır.[2]It is named after the German chemist Emil Erlenmeyer (1825–1909), who created it in 1860.[2]
Bulanık görme nadirdir.Blurred vision is a rarity.
Düşük doz ketamin, ameliyat sonrası morfin kullanımını, bulantı ve kusmayı azaltabilir.[1][2]Low doses of ketamine may reduce morphine use, nausea, and vomiting after surgery.[42][43]
Jean-Paul Sartre'ın Bulantısı (1938) ikincil bir karakter olarak bir otodidakt tasvir etmektedir.Jean-Paul Sartre's Nausea (1938) depicts, as a secondary character, an autodidact.
Bulanık izler teorisiFuzzy-trace theory
Gebelikte mide bulantısıPregnancy sickness
Bulantı ve kusma için acil servise başvuru oranı da %18 artmıştır. [2]The rate of ED use for nausea and vomiting also increased 18%.[15]
Çok nadir olmakla birlikte çok yüksek dozlarda papatya mide bulantısına ve kusmaya neden olabilir.While extremely rare, very large doses of chamomile may cause nausea and vomiting.
Tanka bırakılan hayvan o platformu bulana dek tankta yüzer.When placed in the tank, the animal swims around until it finds and climbs up on the platform.
Su bulanıklığı UV-C penetrasyonunu düşürdüğü için su ön filtrasyonu önemlidir.Water pre-filtration is critical as water turbidity lowers UV-C penetration.
1973 - Lotfi Zadeh bulanık mantık alanını kurdu.1973 – Lotfi Zadeh founded the field of fuzzy logic.
Bu ürünleri ilk kez kullananlar mide bulantısı yaşar ve baş dönmesi yaşar.First-time users of these products often become nauseated and dizzy.