Ana içeriğe geç
Sözlük

bulan ile cümle

bulan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Konumunuzun bulanık açıklamasıGrov beskrivning av din position
Konumunuzun bulanık açıklamasıNiepewny opis Twojej pozycji
Konumunuzun bulanık açıklamasıPribližný popis vašej polohy
Konumunuzun bulanık açıklamasıUngenaue Angabe Ihres Standortes
Konumunuzun bulanık açıklamasıUnøjagtig beskrivelse af din position
Konumunuzun bulanık açıklamasıWazige beschrijving van uw positie
Konumunuzun bulanık açıklamasıНеточний опис вашого місця перебування
Konumunuzun bulanık açıklamasıНеточное описание вашей позиции
Koordinasyonu etkileyerek mide bulantısı ve kusmaya yol açıyor.Afecta a la coordinación y produce náuseas y vomitos.
Koordinasyonu etkileyerek mide bulantısı ve kusmaya yol açıyor.Afeta a coordenação e produz náuseas e vômitos.
Koordinasyonu etkileyerek mide bulantısı ve kusmaya yol açıyor.Es beeinflusst die Koordination und verursacht Übelkeit und Erbrechen.
Koordinasyonu etkileyerek mide bulantısı ve kusmaya yol açıyor.Ini mempengaruhi koordinasi dan mengakibatkan pada mual dan muntah.
Koordinasyonu etkileyerek mide bulantısı ve kusmaya yol açıyor.Въздейства върху координацията и води до гадене и повръщане.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Ca o fîntînă turbure şi ca un izvor stricat, aşa este cel neprihănit care se clatină înaintea celui rău. -
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Comme une fontaine troublée et une source corrompue, Ainsi est le juste qui chancelle devant le méchant.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Como fonte turva, e manancial poluído, assim é o justo que cede lugar diante do ímpio.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Como manantial turbio y fuente corrompida es el justo que vacila ante el impío
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Ein Gerechter, der vor einem Gottlosen fällt, ist wie ein getrübter Brunnen und eine verderbte Quelle.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Fontana torbida e sorgente inquinata, tale è il giusto che vacilla di fronte all'empio
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.int a] megháborított forrás és megromlott kútfõ, [olyan ]az igaz, a ki a gonosz elõtt ingadozik.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Jako źródło nogami pomącone, albo zdrój zepsuty: tak sprawiedliwy, który upada przed niezbożnym.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Kakor skaljen studenec in izprijen vrelec je pravičnik, ki umahne pred brezbožnikom.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.의인이 악인 앞에 굴복하는 것은 우물의 흐리어짐과 샘의 더러워짐 같으니라
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Kuin sekoitettu lähde ja turmeltu kaivo on vanhurskas, joka horjuu jumalattoman edessä.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Người công bình xiêu tó trước mặt kẻ gian ác, Khác nào một suối nước bị dấy đục, một nguồn nước bị hư.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Người công_bình xiêu tó trước mặt kẻ gian_ác , Khác_nào một suối nước bị dấy đục , một nguồn nước bị hư .
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Orang baik yang mengalah kepada orang durhaka seperti mata air yang keruh atau sumur yang kotor
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Pošliapaný prameň a zkazený zdroj, to je spravedlivý, ktorý sa kláti pred bezbožným.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Såsom en grumlad källa och en fördärvad brunn, så är en rättfärdig som vacklar inför den ogudaktige.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Som en grumset kilde og en utskjemt brønn er en rettferdig som gir efter for en ugudelig.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Som grumset Kilde og ødelagt Væld er retfærdig, der vakler i gudløses Påsyn.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Studnice nohami zakalená a pramen zkažený jest spravedlivý z místa svého před bezbožným vystrčený.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Ο δικαιος σφαλλων εμπροσθεν του ασεβους ειναι ως πηγη θολερα και βρυσις διαφθαρεισα.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Праведният, който отстъпва пред нечестивия, Е като мътен извор и развален източник.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.Что возмущенный источник и поврежденный родник, то праведник, падающий пред нечестивым.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.מעין נרפש ומקור משחת צדיק מט לפני רשע׃
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.عين مكدرة وينبوع فاسد الصدّيق المنحني امام الشرير.
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.義 人 在 惡 人 面 前 退 縮 、 好 像 昋 渾 之 泉 、 弄 濁 之 井
Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.義人 在 惡人 面前 退縮 、 好像 昋渾 之 泉 、 弄濁 之 井
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Còn những chiên ta thì phải ăn cỏ chơn bay đã giày đạp, và uống nước chơn bay đã vấy đục!
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Còn những chiên ta thì_phải ăn cỏ chơn bay đã giày_đạp , và uống nước chơn bay đã vấy đục !
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Domba-domba-Ku yang lain harus makan rumput yang telah diinjak-injak dan minum air yang telah dikeruhkan
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.E as minhas ovelhas hão de comer o que haveis pisado, e beber o que haveis sujado com os vossos pés.
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.És az én juhaim a ti lábaitok tapodását legelik, s lábaitok zavarását iszszák!
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Et mes brebis doivent paître ce que vos pieds ont foulé, et boire ce que vos pieds ont troublé!
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.In mojim ovcam bodi za pašo, kar ste poteptali, in v pijačo, kar ste skalili z nogami svojimi?
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.나의 양은 너희 발로 밟은 것을 먹으며 너희 발로 더럽힌 것을 마시는도다 하셨느니라
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Min Hjord må græsse, hvad I har nedtrampet, og drikke, hvad I har plumret med eders Fødder!
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.¿Mis ovejas han de comer lo que vuestros pies han pisoteado y han de beber lo que han enlodado vuestros pies?
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Skola mina får beta av det som edra fötter hava trampat ned, och dricka vad edra fötter hava grumlat?
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Tak aby ovce mé tím, což vy nohama pošlapáte, se pásti, a kal noh vašich píti musily?
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Tak, że się owce moje tem, co było podeptane nogami waszemi, paść, a męciny nóg waszych pić muszą.
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.τα δε προβατα μου εβοσκον το καταπεπατημενον με τους ποδας σας και επινον το τεταραγμενον με τους ποδας σας.
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.А овцете Ми пасат утъпканото от вашите нозе, и пият вода, размътена с вашите нозе.
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.так что овцы Мои должны питаться тем, что потоптано ногами вашими, и пить то, чтовозмущено ногами вашими?
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.וצאני מרמס רגליכם תרעינה ומרפש רגליכם תשתינה׃
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.وغنمي ترعى من دوس اقدامكم وتشرب من كدر ارجلكم
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.至 於 我 的 羊 、 只 得 喫 你 們 所 踐 踏 的 、 喝 你 們 所 攪 渾 的
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.至於 我 的 羊 、 只 得 喫 你 們所踐踏 的 、 喝 你 們所攪渾的
Kral hesap görmeye başladığında kendisine, borcu on bin talantı bulan bir köle getirildi.A gdy się począł rachować, stawiono mu jednego, który był winien dziesięć tysięcy talentów.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bulan ile cümle - Sayfa 48 - bulan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App