Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?La mujer le dijo: --Señor, no tienes con qué sacar, y el pozo es hondo. ¿De dónde, pues, tienes el agua viva
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?"Maar Here", zei zij. "U hebt geen kruik en de put is diep. Waar haalt U dat levende water dan vandaan?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Monda néki az asszony: Uram, nincs mivel merítened, és a kút mély: hol vennéd tehát az élõ vizet?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Người đờn bà thưa : Hỡi_Chúa , Chúa không có gì mà múc , và giếng thì sâu , vậy bởi đâu có nước sống ấy ?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Người đờn bà thưa: Hỡi Chúa, Chúa không có gì mà múc, và giếng thì sâu, vậy bởi đâu có nước sống ấy?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Reče mu žena: Gospod, saj še zajeti nimaš s čim, in vodnjak je globok: odkod imaš torej živo vodo?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Žena mu povedala: Pane, veď nemáš ani vedra nabrať vody, a studňa je hlboká, odkiaľ máš tedy tú živú vodu?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Λεγει προς αυτον η γυνη Κυριε, ουτε αντλημα εχεις, και το φρεαρ ειναι βαθυ ποθεν λοιπον εχεις το υδωρ το ζων;
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Женщина говорит Ему: господин! тебе и почерпнуть нечем, а колодезь глубок; откуда же у тебя вода живая?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Каже Йому жінка: Добродїю, і черпака не маєш, і колодязь глибокий; звідкіля ж маєш воду живу?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?ותאמר אליו האשה אדני הן אין לך כלי לשאב בו והבאר עמקה ומאין לך אפוא מים חיים׃
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?قالت له المرأة يا سيد لا دلو لك والبئر عميقة. فمن اين لك الماء الحي.
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?婦 人 說 、 先 生 沒 有 打 水 的 器 具 、 井 又 深 、 你 從 那 裡 得 活 水 呢
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?婦人說 、 先生 沒 有 打水 的 器具 、 井 又 深 、 你 從那裡 得 活水 呢
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.15 milhões de possibilidades de encontros, neste momento. De certeza que encontramos o par perfeito.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Bạn chắc chắn sẽ tìm được một nửa hoàn hảo.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Biztos hogy megtalálod a tökéleteset.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Cu siguranţă îţi vei găsi perechea perfectă.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Du kommer säkert att hitta drömpartnern.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız. Hadi bu varsayımı Doğu Avrupa'ya giderek test edelim.Löydät varmasti parhaan kumppanin.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Je zal zeker je perfecte partner vinden.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.여러분은 확실하게 정확히 맞는 짝을 찾을 수 있습니다.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Man vil helt sikkert finde det perfekte match.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Na pewno znajdziecie swój ideał.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Sicuramente troverete la persona giusta.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Sie werden sicher den perfekten Partner finden.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Sin duda encontrarás la pareja perfecta.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Tidak mungkin tidak ada yang tidak cocok.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Určite nájdete toho pravého.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Vous trouverez sûrement le partenaire idéal.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Σίγουρα θα βρείτε το τέλειο ταίρι.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Ви точно знайдете ідеальну пару.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Определенно, вы сможете найти идеального партнера.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.Със сигурност ще намерите перфектната половинка.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.בטוח תמצאו את הזיווג המושלם.
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.فهذا يؤكد بحكم المفهوم الامريكي انك سوف تجد خيارك الصحيح
Kesinlikle en iyi kişiyi bulacaksınız.東ヨーロッパを例に
"Kesinlikle. Langham altında bulacaksınız"물론. 당신은 아래 Langham에서 나를 찾을 것이다
"Kesinlikle. Langham altında bulacaksınız"בוודאי. תוכלו למצוא אותי ב לנגהם תחת
"Kesinlikle. Langham altında bulacaksınızواضاف "بالتأكيد. سوف تجد لي في فندق Langham تحت
"Kesinlikle. Langham altında bulacaksınızカウントフォンクラムの名前。"それから私はあなたをできるようにあなたのラインをドロップするもの
Konuya ilişkin ek bilgiyi, InfoFinland'ın Temel eğitim başlıklı sayfalarında bulacaksınız.Du hitar mer information på InfoFinlands sida Grundläggande utbildning.
Konuya ilişkin ek bilgiyi, InfoFinland'ın Temel eğitim başlıklı sayfalarında bulacaksınız.Encontrará más información en la página de InfoFinland Educación básica.
Konuya ilişkin ek bilgiyi, InfoFinland'ın Temel eğitim başlıklı sayfalarında bulacaksınız.Lisätietoa löydät InfoFinlandin sivulta Perusopetus.
Konuya ilişkin ek bilgiyi, InfoFinland'ın Temel eğitim başlıklı sayfalarında bulacaksınız.Vous trouverez davantage d'informations sur les pages d'InfoFinland Enseignement fondamental.
Konuya ilişkin ek bilgiyi, InfoFinland'ın Temel eğitim başlıklı sayfalarında bulacaksınız.يمكن أن تجد معلومات إضافية على صفحات InfoFinland التعليم الأساسي.
Kovana gelecek, boş bir kovan bulacak, ve kusacak. İşte buna bal diyoruz.A príde od úľa, nájde prázdny plást, a vyvracia sa, a to je med.
Kovana gelecek, boş bir kovan bulacak, ve kusacak. İşte buna bal diyoruz.Arriva nell'alveare, trova un vaso di miele vuoto, e vomita, e quello è miele.
Kovana gelecek, boş bir kovan bulacak, ve kusacak. İşte buna bal diyoruz.Bejön a kasba és talál egy üres mézes bödönt, öklendez, és ez a méz.
Kovana gelecek, boş bir kovan bulacak, ve kusacak. İşte buna bal diyoruz.En dan gaat ze naar het nest, zoekt een lege honingcel, en geeft over, en dat is honing.
Kovana gelecek, boş bir kovan bulacak, ve kusacak. İşte buna bal diyoruz.Entrará en la colmena, encontrará un tarro de miel vacío, vomitará, y esa es la miel.
Kovana gelecek, boş bir kovan bulacak, ve kusacak. İşte buna bal diyoruz.Et elle va entrer dans la ruche, trouver un pot à miel libre, et vomir, et le miel c'est ça.
Kovana gelecek, boş bir kovan bulacak, ve kusacak. İşte buna bal diyoruz.Hon kommer in i kupan, hittar en tom honungscell, kräks, och där har vi honungen.
Kovana gelecek, boş bir kovan bulacak, ve kusacak. İşte buna bal diyoruz.I wejdzie do ula, znajdzie pusty klaster na miód, zwymiotuje, i macie miód.
Kovana gelecek, boş bir kovan bulacak, ve kusacak. İşte buna bal diyoruz.lalu menuju ke sarang dan mencari wadah madu yang kosong dan muntah, dan itulah madu.
Kovana gelecek, boş bir kovan bulacak, ve kusacak. İşte buna bal diyoruz.Og hun kommer ind i staden, finder en tom krukke og kaster op, det er honning.
Kovana gelecek, boş bir kovan bulacak, ve kusacak. İşte buna bal diyoruz.Und sie kommt in den Bienenstock, findet einen leeren Honigtopf und übergibt sich - und das ist Honig.
Kovana gelecek, boş bir kovan bulacak, ve kusacak. İşte buna bal diyoruz.Vai entrar na colmeia, encontrar um pote de mel vazio, vomitar, e assim temos mel.
Kovana gelecek, boş bir kovan bulacak, ve kusacak. İşte buna bal diyoruz.Và vào tổ, kiếm một lỗ mật trống, và cho vào, đấy là mật.
Kovana gelecek, boş bir kovan bulacak, ve kusacak. İşte buna bal diyoruz.Vletí do úlu, najde prázdný prostor na med a vyzvrací se, a to je med.