buhur ile cümle
buhur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.e bruciò su di esso il profumo aromatico, come il Signore aveva ordinato a Mosè
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.en verbrandde er reukwerk van zoete kruiden op, precies zoals de HERE had bevolen.
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.És füstölögtete rajta fûszerekbõl való füstölõt, a mint az Úr parancsolta vala Mózesnek.
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.e sobre ele queimou o incenso de especiarias aromáticas, como o Senhor lhe ordenara.
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.et il y fit brûler le parfum odoriférant, comme l`Éternel l`avait ordonné à Moïse.
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.I kadził na nim kadzeniem wonnem, jako był rozkazał Pan Mojżeszowi.
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.in zažgal na njem blagodišeče kadilo, kakor je bil GOSPOD zapovedal Mojzesu.
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.ja poltti siinä hyvänhajuista suitsuketta, niinkuin Herra oli Moosesta käskenyt.
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.그 위에 향기로운 향을 사르니 여호와께서 모세에게 명하신 대로되니라
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.lalu dibakarnya dupa harum seperti yang diperintahkan TUHAN kepada Musa
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.och antände välluktande rökelse därpå, såsom HERREN hade bjudit Mose.
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.og brente velluktende røkelse på det, således som Herren hadde befalt Moses
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.og han tændte vellugtende Røgelse derpå, som HERREN havde pålagt Moses.
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.trên đó người xông hương , y_như lời Ðức_Giê - hô-va đã phán dặn Môi-se .
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.trên đó người xông hương, y như lời Ðức Giê-hô-va đã phán dặn Môi-se.
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.und räucherte darauf mit gutem Räuchwerk, wie ihm der HERR geboten hatte,
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.Y quemó sobre él incienso aromático, como Jehovah había mandado a Moisés
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.και εθυμιασεν επ' αυτου ευωδες θυμιαμα καθως προσεταξεν ο Κυριος εις τον Μωυσην.
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.и воскурил на нем благовонное курение, как повелел Господь Моисею.
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.и накади над него с благовонен темян, според както Господ беше заповядал на Моисея.
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.ויקטר עליו קטרת סמים כאשר צוה יהוה את משה׃
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.وبخّر عليه ببخور عطر. كما امر الرب موسى.
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.在 壇 上 燒 了 馨 香 料 作 的 香 . 是 照 耶 和 華 所 吩 咐 他 的
RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.在 壇上燒 了 馨香 料 作 的 香 . 是 照 耶和華 所 吩咐 他的
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.ai şezut pe un pat măreţ, înaintea căruia era întinsă o masă, pe care ai pus tămîia şi untdelemnul Meu.
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.És ültél pompás kerevetre, s terített asztal vala az elõtt, és az én füstölõ szeremet és olajomat arra tevéd;
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.화려한 자리에 앉아 앞에 상을 베풀고 내 향과 기름을 그 위에 놓고
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.Mầy ngồi trên giường sang trọng, trước giường dựng một các bàn, nơi bàn đó mầy đã đặt hương ta và dầu ta.
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.Mầy ngồi trên giường sang_trọng , trước giường dựng một các bàn , nơi bàn đó mầy đã đặt hương ta và dầu_ta .
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.Sadla si si na slávnej posteli, a pripravený stôl pred ňou, a položila si na ňu moje kadivo i môj olej,
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.U zat op een pronkbed en legde mijn reukwerk en mijn olie op een tafel, die voor u stond.
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.וישבת על מטה כבודה ושלחן ערוך לפניה וקטרתי ושמני שמת עליה׃
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.وجلست على سرير فاخر امامه مائدة منضّضة ووضعت عليها بخوري وزيتي.
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.坐 在 華 美 的 床 上 、 前 面 擺 設 桌 案 、 將 我 的 香 料 膏 油 擺 在 其 上
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.坐在 華美 的 床上 、 前面 擺設 桌案 、 將 我 的 香料 膏油擺 在 其上
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.A spravíš oltár na pálenie kadiva. Spravíš ho zo šittímového dreva.
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.Csinálj oltárt a füstölõ szerek füstölgésére is, sittim- fából csináld azt.
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.Du sollst auch einen Räuchaltar machen, zu räuchern, von Akazienholz,
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.Farai poi un altare sul quale bruciare l'incenso: lo farai di legno di acacia
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.Farás um altar para queimar o incenso; de madeira de acácia o farás.
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.Fremdeles skal du lave et Alter til at brænde Røgelse på: af Akacietræ skal du lave det,
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap."Harás asimismo un altar para quemar incienso. Lo harás de madera de acacia
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.너는 분향할 단을 만들지니 곧 조각목으로 만들되
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap."Maak een altaar voor het brengen van reukoffers.
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.Naredi tudi oltar, na katerem se bo zažigalo kadilo; iz akacijevega lesa ga napravi:
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.Ngươi cũng hãy đóng một cái bàn thờ bằng cây si-tim, để xông hương.
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.Ngươi cũng hãy đóng một cái bàn_thờ bằng cây si - tim , để xông hương .
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.Och du skall göra ett altare för att antända rökelse därpå, av akacieträ skall du göra det.
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.Să faci apoi un altar pentru arderea tămîiei, şi anume să -l faci din lemn de salcîm.
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.Så skal du gjøre et alter til å brenne røkelse på; av akasietre skal du gjøre det.
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap."Tee myös alttari suitsutuksen polttamista varten; tee se akasiapuusta.
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.Tu feras un autel pour brûler des parfums, tu le feras de bois d`acacia;
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.TUHAN berkata lagi kepada Musa, "Buatlah dari kayu akasia sebuah mezbah tempat membakar dupa
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.Uczynisz też ołtarz dla kadzenia; z drzewa sytym uczynisz go.
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.Uděláš i oltář, na němž by se kadilo; z dříví setim uděláš jej.
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.Και θελεις καμει θυσιαστηριον δια να θυμιαζης θυμιαμα εκ ξυλου σιττιμ θελεις καμει αυτο.
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.Да направиш олтар за кадене темян, от ситимово дърво да го направиш;
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.И сделай жертвенник для приношения курений, из дерева ситтим сделай его:
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.ועשית מזבח מקטר קטרת עצי שטים תעשה אתו׃
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.وتصنع مذبحا لايقاد البخور. من خشب السنط تصنعه.
İlgili Sayfalar