Bir filmi yaparken düşünürüm -- Buda'nın filmini yapmayı düşünüyorum -- genellikle düşünürüm:저는 종종 영화를 만들 때, -- 부처님에 대한 영화를 만든다고 합시다 --
Bir filmi yaparken düşünürüm -- Buda'nın filmini yapmayı düşünüyorum -- genellikle düşünürüm:Mi chiedo sempre quando giro un film -- sto pensando di fare un film su Buddha -- e mi chiedo sempre:
Bir filmi yaparken düşünürüm -- Buda'nın filmini yapmayı düşünüyorum -- genellikle düşünürüm:Saya sering bertanya-tanya saat membuat film -- misalnya film tentang Buddha --
Bir filmi yaparken düşünürüm -- Buda'nın filmini yapmayı düşünüyorum -- genellikle düşünürüm:Tôi hay tự hỏi khi tôi làm một bộ phim Tôi muốn làm một bộ phim về Đức Phật và tôi thường tự hỏi:
Bir filmi yaparken düşünürüm -- Buda'nın filmini yapmayı düşünüyorum -- genellikle düşünürüm:Каждый раз при создании фильма я задумываюсь - я думаю о съёмках фильма про Будду и я часто спрашиваю себя:
Bir filmi yaparken düşünürüm -- Buda'nın filmini yapmayı düşünüyorum -- genellikle düşünürüm:לעיתים קרובות אני תוהה כאשר אני עושה סרט- אני חושב לעשות סרט על חייו של בודהה-
Bir filmi yaparken düşünürüm -- Buda'nın filmini yapmayı düşünüyorum -- genellikle düşünürüm:أتساءل عندما أصنع فيلما، أفكر أن أصنع فيلما عن بوذا،
Bir filmi yaparken düşünürüm -- Buda'nın filmini yapmayı düşünüyorum -- genellikle düşünürüm:時々こんなことを考えます もしブッダが
Bir grup zeki insan olarak bizim o kadar da güzel telefon budalası olmayacağımızı düşünebilirsiniz.Az ember azt gondolná, hogy ennyi okos ember nem mind balek, hogy a szép telefont válassza!
Bir grup zeki insan olarak bizim o kadar da güzel telefon budalası olmayacağımızı düşünebilirsiniz.Člověk by si myslel, že taková parta chytrých lidí nebudou blázni jen kvůli hezkým telefonům.
Bir grup zeki insan olarak bizim o kadar da güzel telefon budalası olmayacağımızı düşünebilirsiniz.Esperava que um grupo de gente inteligente não seria tão apanhada pelos telemóveis bonitinhos.
Bir grup zeki insan olarak bizim o kadar da güzel telefon budalası olmayacağımızı düşünebilirsiniz.Je pensais qu'une assemblée de gens intelligents ne succomberait pas si facilement aux jolis téléphones.
Bir grup zeki insan olarak bizim o kadar da güzel telefon budalası olmayacağımızı düşünebilirsiniz.Je zou denken dat met een groep slimme mensen we niet zo'n zwakte zouden hebben voor de mooie telefoons.
Bir grup zeki insan olarak bizim o kadar da güzel telefon budalası olmayacağımızı düşünebilirsiniz.여러분이 영리한 많은 사람들이 생각하기를 "우리는 단지 예쁜 전화만을 원하는 바보는 안될거야." 라고 하시겠죠.
Bir grup zeki insan olarak bizim o kadar da güzel telefon budalası olmayacağımızı düşünebilirsiniz.Pomyślałby ktoś, że w tak łebskim towarzystwie nie będzie naiwniaków lecących na ładne telefony.
Bir grup zeki insan olarak bizim o kadar da güzel telefon budalası olmayacağımızı düşünebilirsiniz.Saya pikir karena kita orang pintar kita tidak akan terbujuk oleh ponsel yang cantik saja.
Bir grup zeki insan olarak bizim o kadar da güzel telefon budalası olmayacağımızı düşünebilirsiniz.Uno pensaría que un grupo de gente inteligente o sucumbiría tan fácil ante unos lindos teléfonos.
Bir grup zeki insan olarak bizim o kadar da güzel telefon budalası olmayacağımızı düşünebilirsiniz.Θα περίμενες ότι τόσο έξυπνοι άνθρωποι δε θα πέφταμε σα χαζοί στα ωραία τηλέφωνα.
Bir grup zeki insan olarak bizim o kadar da güzel telefon budalası olmayacağımızı düşünebilirsiniz.Вие си мислите, че с няколко смарт телефона ще престанем да бъдем такива загубеняци.
Bir grup zeki insan olarak bizim o kadar da güzel telefon budalası olmayacağımızı düşünebilirsiniz.Кто бы подумал, что с таким количеством умных людей мы будем так падки на красивые телефоны.
Bir grup zeki insan olarak bizim o kadar da güzel telefon budalası olmayacağımızı düşünebilirsiniz.אפשר היה לחשוב שעם חבורת אנשים פיקחים לא נהיה כאלה פראיירים הנמשכים רק לטלפונים יפים.
Bir grup zeki insan olarak bizim o kadar da güzel telefon budalası olmayacağımızı düşünebilirsiniz.كنت أعتقد مع بعض من الناس الأذكياء لن نكون مثل المعجبين فقط بالهواتف الأنيقة.
Bir grup zeki insan olarak bizim o kadar da güzel telefon budalası olmayacağımızı düşünebilirsiniz.電話のことだけ聞いたらマズイですよね (笑)
Biri Buda'nınki, Diğeri Mahavira'nınki, ve üçüncüsü ise Lao Tzu'nunki.Een daarvan is die van Gautama de Boeddha, een andere die van Mahavira, en de derde is van Lao-Tse.
Biri Buda'nınki, Diğeri Mahavira'nınki, ve üçüncüsü ise Lao Tzu'nunki.Eine ist die von Gautam Buddha, eine andere ist die von Mahavira, und die Dritte ist die von Lao Tse.
Biri Buda'nınki, Diğeri Mahavira'nınki, ve üçüncüsü ise Lao Tzu'nunki.En är Gautam Buddhas, en annan är Mahaviras och den tredje är Lao Tzus.
Biri Buda'nınki, Diğeri Mahavira'nınki, ve üçüncüsü ise Lao Tzu'nunki.Jedna to religia Buddy druga - Mahawiry a trzecia - Lao Tzu.
Biri Buda'nınki, Diğeri Mahavira'nınki, ve üçüncüsü ise Lao Tzu'nunki.Uma é a de Buda Gautama, outra é a de Mahavira, e a terceira é a de Lao Tzu.
Biri Buda'nınki, Diğeri Mahavira'nınki, ve üçüncüsü ise Lao Tzu'nunki.Едната е тази на Гаутама Буда, другата е на Махавира и третата е на Лао Дзъ.
Biri Buda'nınki,Una este cea a lui Gautam Buddha,
Biri Buda'nınki,אחד זה גוטמה הבודהה
Biri Buda'nınki,واحدة هي لـ غواتم بوذا ،
Bir şey evrensel sevgiye açılıyordur. Herkesin içindeki Buda, İsa budur.Amikor az Igazságra összpontosítunk, minden más automatikusan megjelenik.
Bir yerinde dallanıp budaklanıyor.어느 부분에서 가지를 갖습니다.
Bir yerinde dallanıp budaklanıyor.Op een bepaald punt heeft hij een aftakking.
Bir yerinde dallanıp budaklanıyor.Větví se v nějakém bodě.
Bir yerinde dallanıp budaklanıyor.Διακλαδίζεται σε κάποιο σημείο.
Bir yerinde dallanıp budaklanıyor.Она имеет ответвление в определенной точке.
Bir yerinde dallanıp budaklanıyor.انها تتفرع عند نقطة معينة
Bu 2 pozitif sonuç sebebini kullanarak değerimi normalize ediyorum (Normalize). buda 0.009+0.198.לכן אנחנו מנרמלים ע"י שני הגורמים האלה, שהם 0.009 ו0.198.
Bu 2 pozitif sonuç sebebini kullanarak değerimi normalize ediyorum (Normalize). buda 0.009+0.198.それは0.009+0.198です これを計算すると0.009/0.207となり
Buda baska bir operasyo.Aqui é outra coisa.
Buda baska bir operasyo.Aquí hay otra operación.
Buda baska bir operasyo.A tady je další dílna.
Buda baska bir operasyo.Hier is men ook aan het werk.
Buda baska bir operasyo.Hier ist noch so ein Vorgang.
Buda baska bir operasyo.Iată încă o exploatare.
Buda baska bir operasyo.여기 또 다른 작업 중인데요, 모두 가내수공업입니다.
Buda baska bir operasyo.Oto koleje zajęcie.
Buda baska bir operasyo.Questa è un'altra procedura.
Buda baska bir operasyo.Вот ещё одна мастерская.
Buda baska bir operasyo.Ето друго предприятие.
Buda baska bir operasyo.הנה מפעל נוסף. כולם "תעשיות ביתיות"
Buda baska bir operasyo.إليكم عملية أخرى ، مناطق صناعية ريفية
Buda baska bir operasyo.広い場所はありません 全て玄関先や
"Bu benim inandığım şey, buda inandığım şeye niçin inandığım." diyemiyorlar."Das ist es, woran ich glaube. Das ist der Grund, warum ich an das glaube, was ich glaube."
"Bu benim inandığım şey, buda inandığım şeye niçin inandığım." diyemiyorlar.Din cauza asta eu cred în lucrul acesta."
"Bu benim inandığım şey, buda inandığım şeye niçin inandığım." diyemiyorlar."Ez az, amiben hiszek, és emiatt hiszem azt, amit hiszek."
"Bu benim inandığım şey, buda inandığım şeye niçin inandığım." diyemiyorlar."Hier geloof ik in. Daarom geloof ik wat ik geloof."
"Bu benim inandığım şey, buda inandığım şeye niçin inandığım." diyemiyorlar.Ini adalah mengapa Saya percaya apa yang Saya percaya."