bucak ile cümle

bucak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Gördüğünüz gibi, bütün sistem çok karmaşık ve uçsuz bucaksızdı.כמו שאתם יכולים לראות, המערכת מאוד מסובכת וגדולה.
Gördüğünüz gibi, bütün sistem çok karmaşık ve uçsuz bucaksızdı.كما ترون، النظام معقد جداً وضخم.
Gördüğünüz gibi, bütün sistem çok karmaşık ve uçsuz bucaksızdı.この中で迷い込んでしまうと非常に危険です
İlk anılarım gemide geçirdiğim zamandan -- motorun sabit ritmi, her dalgaya çarpan pruva, uçsuz bucaksız ufuk.제 첫 기억들은 보트에서 새겨졌습니다. 보트 엔진의 규칙적인 소리, 파도가 지나갈 때마다 내려앉는 뱃머리,
İlk anılarım gemide geçirdiğim zamandan -- motorun sabit ritmi, her dalgaya çarpan pruva, uçsuz bucaksız ufuk.Mes premiers souvenirs sont du bateau - le battement régulier du moteur, la proue plongeant dans chaque vague,
İlk anılarım gemide geçirdiğim zamandan -- motorun sabit ritmi, her dalgaya çarpan pruva, uçsuz bucaksız ufuk.זכרונותי הראשונים הם מאותה סירה-- ההלמות הקבועה של המנוע, החרטום הטובל בכל גל,
İlk anılarım gemide geçirdiğim zamandan -- motorun sabit ritmi, her dalgaya çarpan pruva, uçsuz bucaksız ufuk.أول ذكرياتي من القارب-- الصوت المنتظم للمُحرك, ومقدمة السفينة تغطس مع كلُل موجة,
İlk anılarım gemide geçirdiğim zamandan -- motorun sabit ritmi, her dalgaya çarpan pruva, uçsuz bucaksız ufuk.エンジンの単調な音と 波にぶつかる舳先や 巨大で何も見えない水平線を覚えています
İnanılmaz derecede uçcuz bucaksız, doğal dünyaמקסים וטבעי
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.(103:25) Это – море великое и пространное: там пресмыкающиеся, которым нет числа, животные малые с большими;
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Còn biển lớn và rộng mọi bề nầy ! Ở đó sanh động vô_số loài vật nhỏ và lớn .
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Còn biển lớn và rộng mọi bề nầy! Ở đó sanh động vô số loài vật nhỏ và lớn.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Das Meer, das so groß und weit ist, da wimmelt's ohne Zahl, große und kleine Tiere.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Der er Havet, stort og vidt, der vrimler det uden Tal af Dyr, både små og store;
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Der er havet, stort og vidtstrakt; der er en vrimmel uten tall, der er dyr, både små og store.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.De zee bijvoorbeeld. Groot en uitgestrekt ligt zij daar vol kleine en grote dieren; ontelbaar zijn ze.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Ecco il mare spazioso e vasto: lì guizzano senza numero animali piccoli e grandi
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Eis também o vasto e espaçoso mar, no qual se movem seres inumeráveis, animais pequenos e grandes.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Éste es el mar grande y ancho, en el cual hay peces sin número, animales grandes y pequeños
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Ez a nagy és széles tenger! Itt vannak benne a megszámlálhatatlan csúszók; apró állatok nagyokkal együtt.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Iată marea cea întinsă şi mare: în ea se mişcă nenumărate vieţuitoare mici şi mari.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.저기 크고 넓은 바다가 있고 그 속에 동물 곧 대소 생물이 무수하니이다
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Lihatlah laut yang luas terbentang, dengan makhluk besar kecil tak terbilang
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Merikin, suuri ja aava - siinä vilisee lukemattomat laumat pieniä ja suuria eläviä.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Ondi morje, veliko in prostrano, v njem je laznine brez števila, živali velikih in malih.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Se ock havet, det stora ock vida: ett tallöst vimmel rör sig däri, djur både stora och små.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Tu hľa, more, veľké a širošíre, kde je hmyzu bez počtu, zvierat malých i veľkých.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.V moři pak velikém a přeširokém, tamť jsou hmyzové nesčíslní, a živočichové malí i velicí.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Voici la grande et vaste mer: Là se meuvent sans nombre Des animaux petits et grands;
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.W morzu zaś wielkiem i bardzo szerokiem, tam są płazy, którym nie masz liczby, i zwierzęta małe i wielkie.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.αυτη η θαλασσα η μεγαλη και ευρυχωρος. Εκει ειναι ερπετα αναριθμητα, ζωα μικρα μετα μεγαλων
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.Ето голямото и пространно море, Гдето има безбройни пълзящи животни, Животни малки и големи.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.זה הים גדול ורחב ידים שם רמש ואין מספר חיות קטנות עם גדלות׃
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.هذا البحر الكبير الواسع الاطراف. هناك دبابات بلا عدد. صغار حيوان مع كبار‎.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.那 裡 有 海 、 又 大 又 廣 . 其 中 有 無 數 的 動 物 . 大 小 活 物 都 有
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.那 裡有海 、 又 大 又 廣 . 其中 有 無數 的 動物 . 大小 活物 都 有
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Ja, dina ögon skola skåda en konung i hans härlighet, de skola blicka ut över ett vidsträckt land.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.너의 눈은 그 영광 중의 왕을 보며 광활한 땅을 목도하겠고
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Krále v okrase jeho uzří oči tvé, spatří i zemi dalekou.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.A királyt ékességében látják szemeid; látnak széles országot.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Deine Augen werden den König sehen in seiner Schöne; du wirst das Land erweitert sehen,
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Dine øine skal skue kongen i hans herlighet, de skal se et vidstrakt land.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Dine Øjne får Kongen at se i hans Skønhed, de skuer et vidtstrakt Land.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.I tuoi occhi vedranno un re nel suo splendore, contempleranno un paese sconfinato
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Kralja v lepoti njegovi bodo videle tvoje oči, gledale bodo deželo daleč razprostranjeno.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Króla w piękności jego oglądają oczy twoje, ujrzą i ziemię daleką.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Mắt ngươi sẽ ngắm xem vua trong sự tốt đẹp Ngài, sẽ thấy đất mở rộng.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Mắt ngươi sẽ ngắm xem vua trong sự tốt_đẹp Ngài , sẽ thấy đất mở_rộng .
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.,,Ochii tăi vor vedea pe Împărat în strălucirea Lui, vor privi ţara în toată întinderea ei.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Os teus olhos verão o rei na sua formosura, e verão a terra que se estende em amplidão.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Sinun silmäsi saavat katsoa kuningasta hänen ihanuudessaan, saavat nähdä avaran maan.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Tes yeux verront le roi dans sa magnificence, Ils contempleront le pays dans toute son étendue.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Tus ojos verán al Rey en su hermosura; verán una tierra que se extiende a la distancia
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Tvoje oči budú hľadieť na kráľa v jeho kráse, uvidia zem ďalekých.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Uw ogen zullen de koning zien in al Zijn glorie en Zijn uitgestrekte land aanschouwen.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Οι οφθαλμοι σου θελουσιν ιδει τον βασιλεα εν τη ωραιοτητι αυτου θελουσιν ιδει την γην την μακραν.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Глаза твои увидят Царя в красоте Его, узрят землю отдаленную;
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.Очите ти ще видят царя в красотата му, Ще видят широкоразпространена земя.
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.מלך ביפיו תחזינה עיניך תראינה ארץ מרחקים׃
Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.الملك ببهائه تنظر عيناك. تريان ارضا بعيدة.

İlgili Sayfalar