bu ile cümle

bu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Evim buradan sadece bir mildir.My house is only a mile from here.
Biz bu arada birkaç nehir geçtik.We crossed several rivers on the way.
Biz trafik sıkışıklığı nedeniyle geciktik, bu yüzden acele etmek zorunda kaldık.We were delayed by traffic congestion, so we had to hurry.
Bu noktada seninle aynı düşüncede olamam.I cannot agree with you on this point.
Bu resmi görünce, ben hep eski günleri düşünürüm.When I see this picture, I always think of the old days.
Şimdi buradayım, endişelenmene gerek yok.Now that I am here, you don't have to worry.
Şimdi buradayım, endişelenmenize gerek yok.Now that I am here, you don't have to worry.
Bütün yolu beni uğurlamak için geldiğiniz için çok teşekkür ederim.Thank you very much for coming all the way to see me off.
Bu kadar yolu beni görmek için geldiğiniz için teşekkürler.Thank you for coming all the way to see me.
Beni uğurlamak için bütün yolu geldiğin için teşekkür ederim.Thank you for coming all the way to see me off.
Suç, büyük şehirlerimizin çoğunda kesinlikle artmaktadır.Crime is certainly on the increase in many of our big cities.
Bilmiyorum. Bunun hepsi anında oldu.I don't know. It all happened in an instant.
Daha önce Londra'da bulundun mu?Have you been to London before?
Londra dünyandaki en büyük şehirlerden biridir.London is one of the largest cities in the world.
Londra Paris ile karşılaştırıldığında büyüktür.London is large, compared with Paris.
Londra halkı bu köprüye sahip olmaktan gurur duyuyor.The people of London are very proud of this bridge.
Londra'nın nüfusu, diğer tüm İngiliz şehirlerinden çok daha büyüktür.The population of London is much greater than that of any other British city.
Daha önce Londra'da bulundum.I have been to London before.
Bol buzlu viski, lütfen.On the rocks, please.
Los Angelos'ta büyüdüğünü sanıyordum.I thought you were raised in L.A.
Roger buz üzerinde kaydı ve bacağını incitti.Roger slipped on the ice and hurt his leg.
Rusya büyük finansal zorluklarla karşılaşıyor.Russia is facing great financial difficulties.
Rusya büyük finansal zorluklarla karşı karşıyadır.Russia is facing great financial difficulties.
Los Angeles, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ikinci en büyük şehirdir.Los Angeles is the second largest city in the United States.
Los Angeles, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ikinci en büyük kenttir.Los Angeles is the second largest city in the United States.
Bayan Roland, bu sorun hakkında ne düşünüyorsunuz?Ms. Roland, what do you think about this problem?
Laura için yapılan sürpriz parti bu gece değil, yarın gece.The surprise party for Laura is not tonight, but tomorrow night.
Laura Ingalls kırda büyüdü.Laura Ingalls grew up on the prairie.
Lütfen bu ayın son gününe kadar evraklarını teslim et.Please hand in your papers by the last day of this month.
Raporun bu bölümü çıkarılabilir.This part of the report may be left out.
Lucy onun büyük ebeveynleri tarafından büyütüldü.Lucy was brought up by her grandparents.
Linda'nın konserini nasıl buldun?How did you like Linda's concert?
Elmalar ağaçlarda büyür.Apples grow on trees.
Bütün elma ağaçları kesildi.All the apple trees were cut down.
Lincoln'un hayatı bütün dünyada çocuklar tarafından okunur.The life of Lincoln is read by children all over the world.
Lincoln büyük bir devlet adamıydı.Lincoln was a great statesman.
Lincoln Amerikan tarihinin en büyük isimlerinden biridir.Lincoln is one of the greatest figures in American history.
Lincoln, Amerikan tarihindeki en büyük figürlerden biridir.Lincoln is one of the greatest figures in American history.
Lincoln, ülkedeki bütün kölelerin serbest bırakılması emrini verdi.Lincoln ordered that all the slaves in the country should be set free.
Bir servis otobüsü nerede bulabilirim?Where can I find a shuttle bus?
O, Wripple'ın köşesine yakın yaşıyor, bu yüzden o her gün araba sürmektedir.She lives near the edge of Wripple, so she drives in every day.
Ricky, bu benim arkadaşım Suzuki.Ricky, this is my friend Suzuki.
Lisa, bu Bay Murata. O benim patronum.Lisa, this is Mr Murata. He's my boss.
Bayan Lee büyük bir konuşmacı.Mrs. Lee is a great talker.
Bu çamaşırlarda deterjan var mı?Are there any detergents in the laundry?
İki kişilik açık büfe öğle yemeği, lütfen.Two for the lunch buffet, please.
Romdan hoşlanmasan bile bundan bir bardak dene.Even if you don't like rum, try a glass of this.
Radyo büyük bir buluş.Radio is a great invention.
Bu sabah radyodaki haberi duydun mu?Did you hear the news on the radio this morning?
Rugby maçından sonra bütün vücudum büyük bir çürüktü.My whole body was one big bruise after the rugby game.
Ben çakmağı burada bir yere koydum ve şimdi onu bulamıyorum.I put my lighter down somewhere and now I can't find it.
Çakmağımı her yerde aradım ama bulamadım.I searched high and low for my lighter but couldn't find it.
Aslan bütün gün kafesinin içinde ileri geri yürüdü.The lion walked to and fro in its cage all day.
Sakıncası yoksa birazdan buraya gelin.Please come here soon if you don't mind.
Sakıncası yoksa, bu kitapları masamın üstüne koyun.Lay these books on my desk, if you don't mind.
İşime burnunu sokma.It is no business of yours.
Bütün bu gürültülere nasıl katlanabilirsiniz?How can you stand all these noises?
Sık sık bu belirtilerin olur mu?Do you have this symptom often?
Bunu söylemeye nasıl cesaret edersin!How dare you say that!
Avrupa'da hiç bulunmadım.I've never been to Europe.

İlgili Sayfalar