bu ile cümle
bu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İngilizce yazıldığı için bu kitabı okumam kolay.Written in English, this book is easy for me to read.
İngilizcede bu kuşa ne dersiniz?What do you call this bird in English?
İngilizcede bu böceğe ne diyorsunuz?What do you call this insect in English?
Ben yüzmeyi eğlenceli buluyorum.I find swimming fun.
Yüzmeyi eğlenceli bulurum.I find swimming fun.
İyi beslenme bir bebeğin büyümesi için hayati önem taşımaktadır.Good nutrition is vital for an infant's growth.
Filmi nasıl buldunuz?How did you enjoy the movie?
Bunu arkasından değil, yüzüne söyle.Say it to his face, not behind his back.
İş faaliyetlerimizi güçlendirmemiz için bunu yeniden organize etmeliyiz.We need to reorganize it in order to strengthen our business activities.
Bulutların arasından güneş ışığı demeti geldi.A beam of sunlight came through the clouds.
Bulutlar rüzgar tarafından uzaklaştırılıyordu.The clouds were driven away by the wind.
Güneşin bulutların arasından baktığını görebilirsin.You can see the sun peeking through the clouds.
Ay, bulutların arkasında görünmez.The moon is invisible behind the clouds.
Ay, bulutların arkasında gözükmez.The moon is invisible behind the clouds.
Bulutlar güneşi sakladı.The clouds hid the sun.
Bulutlar dağılıyor.The clouds are breaking.
Bir bulut gökyüzünde süzülüyordu.A cloud floated across the sky.
Bulutlar olmasa güneşin tadını çıkaramayız.If there were no clouds, we could not enjoy the sun.
Bulutlar kararıyor.The clouds are getting darker.
Bulutlar kararıyor; yağmur yağacak.The clouds are getting darker; it's going to rain.
Allahtan, o iyi bir koltuk buldu.Luckily, he found a good seat.
Ehliyetinin olması bu iş için bir avantaj.Having a driver's license is an advantage for this job.
Yağmur suyu bu borudan akıyor.The rain-water runs off through this pipe.
Ara vermeden bütün gün boyunca yağmur yağıyordu.It was raining all day long without intermission.
Yağmur bütün gece durmadı.The rain never let up all night.
Yağmur bütün gün devam etti.The rain continued all day.
Yağmur miktarı ekinlerin büyümesini etkiler mi?Does the amount of rain affect the growth of crops?
Yağmurlu günler hariç, ben büroya bisikletimle giderimI go to the office by bicycle except on rainy days.
Yağmurdan sonra güneş bulutların arasından belirdi.After the rain, the sun emerged from the clouds.
Yağmur onun buraya gelmesini engelledi.The rain prevented him from coming here.
Yağmur bu ağacı canlandıracak.The rain will revive this tree.
Yağmur yağıyor, bu nedenle eve gitmeliyiz.It's raining, so we should go home.
Yağmur yağacak. Şu karanlık bulutlara bak.It's going to rain. Look at those dark clouds.
Yağmur yağarken bu caddeyi geçmekten kaçının.Avoid crossing this street when it is raining.
Yağmur yağdığı için hava bu akşam daha erken kararacak.It will get dark earlier this evening, as it is raining.
Yağmur yağıyorsa bu gece dışarı çıkmam.If it is raining, I won't go out tonight.
Bitkiler yağmurdan sonra çabuk büyür.Plants grow quickly after rain.
Yağmur henüz durdu, bu yüzden gidelim.The rain just stopped, so let's leave.
Bu yağmur şiddetlenmeden önce eve gidelim.Let's get home before this rain gets any stronger.
Kanadı ciddi biçimde hasar görmüş bir kuş buldum.I found a bird whose wing was severely damaged.
Ben sağ kolumu bükemiyorum.I can't bend my right arm.
Sağa dönersen, ofisimi bulursun.Turn to the right, and you'll find my office.
Sağa dönünce hastaneyi bulursun.Turning to the right, you will find the hospital.
Eğer sağa dönerseniz, büyük bir bina göreceksiniz.If you turn right, you will see a big building.
Sağa dönün ve oteli bulacaksınız.Turn to the right, and you'll find the hotel.
O buraya taşındığında bu şehri sevmedi ama şimdi ona alıştı.She didn't like this city when she moved here, but she has gotten used to it now.
Birçok dizgi hatası bulundu.Many typographical errors were found.
En yakın kayıp eşya bürosu nerede?Where is the nearest lost and found?
En küçük erkek kardeşim, büyük annemiz tarafından yetiştirildi.My youngest brother was brought up by our grandmother.
Bütün gece rüzgar sert esiyordu.It was blowing hard all night.
Biz çoğunlukla politika tartışarak bütün gece otururduk.We would often sit up all night discussing politics.
Bütün gece boyunca dağlarda dolaşıyordum.I was roaming over the mountains all through the night.
Ben bütün gece üşüdüm ve huzursuz hissettim.I felt cold and uneasy all night.
Bütün gece boyunca zaman zaman yağmur yağıyordu.It was raining on and off all night long.
Bütün gece içtikten sonra, Bob deliksiz uyudu.After drinking all night, Bob was dead to the world.
Ben bir akşamda bütün kitabı okudum.I read the whole book in one evening.
Genel olarak konuşursak, haziran ayında burada biraz yağmur var.Generally speaking, there is little rain here in June.
Genel olarak konuşursak, bugünkü gençler akıllıdırlar.Generally speaking, the young people of today are clever.
Genel olarak, Amerika'daki insanlar büyük arabaları tercih etme eğiliminde.In general, people in America tend to prefer bigger cars.
Bu, yılın en iyi mevsimi.It's the best season of the year.