Ana içeriğe geç
Sözlük

bu ile cümle

bu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Beni istasyonda karşılayacak erkek kardeşimi bulamadım.I could not find my brother who was to meet me at the station.
İngiltere'de hiç bulundun mu?Have you ever been to Britain?
İngilizce konuşmayı kolay buldum.I found it easy to speak English.
Bunu İngilizceyi iyi bilen biri yazmış olmalı.Someone who knows English well must have written this.
İngilizce, bugünün dünyasında çok önemli bir dildir.English is a very important language in today's world.
Burada İngilizce konuşulmaz.English is not spoken here.
İngilizce yazıldığı için bu kitabı okumam kolay.Written in English, this book is easy for me to read.
İngilizcede bu kuşa ne dersiniz?What do you call this bird in English?
İngilizcede bu böceğe ne diyorsunuz?What do you call this insect in English?
Ben yüzmeyi eğlenceli buluyorum.I find swimming fun.
Yüzmeyi eğlenceli bulurum.I find swimming fun.
Filmi nasıl buldunuz?How did you enjoy the movie?
Bunu arkasından değil, yüzüne söyle.Say it to his face, not behind his back.
İş faaliyetlerimizi güçlendirmemiz için bunu yeniden organize etmeliyiz.We need to reorganize it in order to strengthen our business activities.
Bulutların arasından güneş ışığı demeti geldi.A beam of sunlight came through the clouds.
Bulutlar rüzgar tarafından uzaklaştırılıyordu.The clouds were driven away by the wind.
Güneşin bulutların arasından baktığını görebilirsin.You can see the sun peeking through the clouds.
Ay, bulutların arkasında görünmez.The moon is invisible behind the clouds.
Ay, bulutların arkasında gözükmez.The moon is invisible behind the clouds.
Bulutlar güneşi sakladı.The clouds hid the sun.
Bulutlar dağılıyor.The clouds are breaking.
Bir bulut gökyüzünde süzülüyordu.A cloud floated across the sky.
Bulutlar olmasa güneşin tadını çıkaramayız.If there were no clouds, we could not enjoy the sun.
Bulutlar kararıyor.The clouds are getting darker.
Bulutlar kararıyor; yağmur yağacak.The clouds are getting darker; it's going to rain.
Allahtan, o iyi bir koltuk buldu.Luckily, he found a good seat.
Ehliyetinin olması bu iş için bir avantaj.Having a driver's license is an advantage for this job.
Yağmur suyu bu borudan akıyor.The rain-water runs off through this pipe.
Yağmurdan sonra güneş bulutların arasından belirdi.After the rain, the sun emerged from the clouds.
Yağmur onun buraya gelmesini engelledi.The rain prevented him from coming here.
Yağmur bu ağacı canlandıracak.The rain will revive this tree.
Yağmur yağıyor, bu nedenle eve gitmeliyiz.It's raining, so we should go home.
Yağmur yağacak. Şu karanlık bulutlara bak.It's going to rain. Look at those dark clouds.
Yağmur yağarken bu caddeyi geçmekten kaçının.Avoid crossing this street when it is raining.
Yağmur yağdığı için hava bu akşam daha erken kararacak.It will get dark earlier this evening, as it is raining.
Yağmur yağıyorsa bu gece dışarı çıkmam.If it is raining, I won't go out tonight.
Yağmur henüz durdu, bu yüzden gidelim.The rain just stopped, so let's leave.
Bu yağmur şiddetlenmeden önce eve gidelim.Let's get home before this rain gets any stronger.
Kanadı ciddi biçimde hasar görmüş bir kuş buldum.I found a bird whose wing was severely damaged.
Sağa dönersen, ofisimi bulursun.Turn to the right, and you'll find my office.
Sağa dönünce hastaneyi bulursun.Turning to the right, you will find the hospital.
Sağa dönün ve oteli bulacaksınız.Turn to the right, and you'll find the hotel.
O buraya taşındığında bu şehri sevmedi ama şimdi ona alıştı.She didn't like this city when she moved here, but she has gotten used to it now.
Birçok dizgi hatası bulundu.Many typographical errors were found.
Genel olarak konuşursak, haziran ayında burada biraz yağmur var.Generally speaking, there is little rain here in June.
Genel olarak konuşursak, bugünkü gençler akıllıdırlar.Generally speaking, the young people of today are clever.
Bu, yılın en iyi mevsimi.It's the best season of the year.
Ben, yaklaşık bir yıl önce buradaydım.I was here about a year ago.
Yılın bu zamanında bir sürü karımız var.We have a lot of snow at this time of the year.
Bütün gün burada kalamazsın.You can't stay in here all day.
Tüm gün şiddetli yağmur yağdı, bu zaman zarfında evde kaldım.It rained heavily all day, during which time I stayed indoors.
Bu ilacı günde üç kez alın.Take this medicine three times a day.
Tüm bu işi bir günde yapmayı zor buluyorum.I find it difficult to do all this work in a day.
Tüm günü buna ayırabiliriz.We can make a day of it.
Eğer bunu tartışırsak ikimizi de tatmin edecek bir çözüm bulabileceğimizi biliyorum.I know that if we discuss it, we can find a solution that will satisfy both of us.
Buradan bir kez ayrılırsan, tekrar dönemezsin.Once you leave here, you can't come back again.
Allah aşkına burada ne yapıyorsun?What on earth are you doing here?
Hangi akla hizmet buradasın?Why on earth are you here?
Nasıl oldu da bunu yaptın?How in the world did you do it?
Onunla hangi cehennemde buluştun?Where on earth did you meet him?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod