buğday ile cümle
buğday kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu birada fermentasyon sırasında buğday birası mayası da kullanılmaktadır.发酵过程中也会产生浓郁的黄油味。
Buğday yeryüzündeki en eski ekili tarım ürünlerinden biridir.喬治亞葡萄酒是世界上歷史最古老的葡萄酒之一。
Birinci sırayı buğday alır.隨後拿下美聯第一種子。
Ayrıca mısır ve buğday da ekilir.麻奶和花生奶也是。
Bol miktarda Gündendi(Ayçiçeğinin trakyacası:) ve Buyday (Buğday) ekilir tarlalara.다주면은 인천부 다소면(多所面)과 주안면(朱安面)의 합면이다.
Halk emeğinin karşılığını bol bol buğday ile almıştır.이때 쓰고 남은 재물을 굶주린 백성들에게 지급하니 가산군 백성들이 그를 따랐다.
"İtalya'nın buğday silosu" olmayı hak etmiştir.이탈리아어로 ‘시리우스의 대성당’이라는 뜻이다.
Bunun yanı sıra yonca, fiğ ve buğdaygiller ekilmektedir.또한 그곳에서는 구리, 철과 웅황을 생산하였다고 한다.
Buğday, arpa ve hünnap 11 bin yıl önce evcilleştirilmişti.돼지, 양, 소 등의 가축은 약 10,000년 전에 가축화되었다.
Buğdayları normalden biraz daha fazla haşlıyoruz.보통 연필보다 조금 더 가는 굵기로 만든다.
Bunun yanı sıra az miktarda da olsa arpa, buğday ekilmektedir.הוא מכיל מעט מאוד, אם בכלל, שומן.
Buğday yok, tarlalar kuru, hiçbir yiyecek kalmadı" diyordu.אנחנו לא יודעים היכן אנחנו, המים ירוקים, לא לבנים".
Bulgur sadece su ve buğdaydan oluşur ve rengi tamamen doğaldır.הוולארו הוא יונק צמחוני, ותזונתו מורכבת בעיקר מעשב ירוק וטרי.
Başta tütün buğday ve arpa ekilmektedir.במקביל גידלו שם טבק ותירס.
Binit bulamayan hayvan sahipleri pazardan buğday alır öğütür ve unu Akseki yörelerinde satardı.Който не отглежда животни за курбан, си купува, ако има възможност.
Buğdayın ancak küçük bir miktarını arazide kalan kadın ve çocuklar için bırakmıştır.Малкото ниви и добитък оставяли на жените и на многобройната челяд.
İskitlerin Yunanlara sattıkları ürünlerin başında buğday gelmiştir.Съветският съюз започва да продава нефт срещу стоки, произведени в СИВ.
Buğday yerler.Купих хляб.
En önemli ürün buğday ve çilekdır.Най-ценните са плодовете и зеленчуците.
Un buğdaydan yapılır.Брашното се прави от пшеница.
Ekmek buğdaydan yapılır.Хлябът се прави от пшеница.
Tahıl ekiminde buğday başta gelir, onu arpa ve mısır izler.На първо място е пшеницата, последвана от ечемик и царевица.
Buğday özellikle Afyon ve Denizli’de üretilir, Bu illeri İzmir, Aydın ve Muğla izler.Най-много пшеница се отглежда до Афион, Денизли, Измир, Айдън и Мугла.
Ayrıca tütün, mısır, buğday ve ayçiçeği de yetiştirilmektedir.Освен това се отглеждат тютюн, царевица, пшеница и слънчоглед.
Ayrıca halk kendi ihtiyacı doğrultusunda buğday ve arpa ekimi yapmaktadır.Uz to su se proizvodile mahunarke i žitarice za vlastite potrebe.
Bu tarhana buğdayla özel olarak yapılır.Ovaj viski se pravi isključivo od ječma.
Adı buğdaykuşu olduğu düşünülür.Smatra se da je ime pečeneškog podrijetla.
Onu buğday ve yeni şarapla besledim.Uzgajali su vinovu lozu i žitarice.
Tahıl arazilerinin yaklaşık %32'sini kaplayan arpa, verim bakımından buğdaydan biraz düşüktür.U voću ima otprilike 1% bjelančevina, nešto manje masti.
Buğday yerler.Varí pšeničné pivo.
Buğday ambarı bulunur.Nachádza sa tu Vila Hrozno.
Düğünden bir gün önce ıslatılan buğday, düğün günü sabahtan büyük kazanlar içinde kaynatılmaya başlanır.Veľká koza zhorela noc pred Štedrým dňom.
Daha çok arpa ve buğday ekilir.Več usnja in več perja.
Buğday bereketin ve bolluğun. şeker ise tatlı bir ömrün ve mutluluğun simgesidir.Koruzna snet je gliva, ki je mlada užitna, njeno meso pa je sladkasto in aromatično.
Buğday unu, buğday tahılından yapılan bir undur.Pšenica je značilna predstavnica pravih žit!
Ayrıca halk kendi ihtiyacı doğrultusunda buğday ve arpa ekimi yapmaktadır.Prehranjuje se samo z zeljem in krompirjem, ki ga prideluje na svojem polju.
Bu faaliyetler sonucunda buğday üretimi artmıştır.Taip darant, buvo prašoma padidinti javų derlių.
Buğday, ABD'de kullanılan ana tahıl bitkisidir.Kviečiai yra pagrindinė JAV grūdinė kultūra.
Özellikle buğdayı çok meşhurdur.Ypač gerai dera kviečiai.
Yasak meyvenin yerine buğday geçer.Prieš valgį vietoj aperityvo geriamos sultys.
Tarım ürünleri içinde daha çok buğday ve yulaf yetiştirilir.Maisto racione atsirado daugiau šviežių vaisių ir daržovių.
Saf çavdar ekmeği, buğdaysız sadece çavdar unu içerir.Puhtas rukkileivas on üksnes rukkijahu ilma lisanditeta.
"Buğday Bosna'da yarışacak"."Eestis kasvavad pajud".
Niğde, Anadolu’nun buğday ambarı sayılan 10 il arasında yer alır.Piir nende vahel ehk tropopaus asub rõhul 10 kPa.
Bunun yanı sıra buğday ve arpa üretimi yıl geçtikçe artmaktadır.See on ka ainus paik, kus peaaegu igal aastal limatünniku viljakehi kasvab.
Çoğu çiftçiler tarlalarına bulgur yapılan buğday eker.Enamiku söögist kasvatasid inimesed oma talus.
Minimum buğday maltı oranı %30 olarak belirlenmiştir.Laenatud vili tuli väikese protsendiga hiljem tagasi tuua.
Onun sembolleri başak ve buğdaydır.Tema sümbolid on vibu ja nool.
Buğday, arpa ve meyve yetiştirilir.Kasvatatakse riisi, aedvilju ja puuvilju.
Buğday, arpa ve fiğ önemli tarım ürünleridir.Leib, viljapead ja ristikulehed on kuldsed.
Buğday şarabı 1980'lerde Amerika Birleşik Devletleri'nde ortaya çıkan bir türdür.Õllepong kujunes oma praegusel kujul välja 1970. aastatel.
İki inek buğday yerse çiftleşir ve yavru bir inek doğurur.Kui kahte lammast toita viljaga, siis nad paarituvad ja sünnib lambatall.
2 garistan’ın buğday verimi, AB standartlarıuygulandığı takdirde birkaç yılda %5 oranında artabilir.Hlavnými dôvodmi je menšie znečisťovanievzduchu a vody a lepšie odpadové hospodárstvo.
2 garistan’ın buğday verimi, AB standartlarıuygulandığı takdirde birkaç yılda %5 oranında artabilir.Molti paesi candidati sono ancora confrontati ai problemi di fornitura idrica per usodomestico e industriale.
Ahmağı buğdayla birlikte dibekte tokmakla dövsen bile, Ahmaklığından kurtulmaz.Ainda que pisasses o insensato no gral entre grãos pilados, contudo não se apartaria dele a sua estultícia.
Ahmağı buğdayla birlikte dibekte tokmakla dövsen bile, Ahmaklığından kurtulmaz.Aunque machaques al insensato con el pisón de un mortero en medio del grano, no se apartará de su insensatez
Ahmağı buğdayla birlikte dibekte tokmakla dövsen bile, Ahmaklığından kurtulmaz.Bys blázna i v stupě mezi krupami píchem zopíchal, neodejde od něho bláznovství jeho.
Ahmağı buğdayla birlikte dibekte tokmakla dövsen bile, Ahmaklığından kurtulmaz.Choćbyś głupiego i w stępie między krupami stąporem stłukł, nie odejdzie od niego głupstwo jego.
Ahmağı buğdayla birlikte dibekte tokmakla dövsen bile, Ahmaklığından kurtulmaz.Keby si blázna utĺkol v mažiari tĺkom medzi krúpami, neuhne od neho jeho bláznovstvo.
Ahmağı buğdayla birlikte dibekte tokmakla dövsen bile, Ahmaklığından kurtulmaz.미련한 자를 곡물과 함께 절구에 넣고 공이로 찧을지라도 그의 미련은 벗어지지 아니하느니라
İlgili Sayfalar