buğday ile cümle

buğday kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
30
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Yani üretilen yiyecekler, daha fazla veya daha az, mısır,soya ve buğdaydır.Храните, произвеждани тук, са - повече или по-малко - царевица, соя и пшеница.
Yani üretilen yiyecekler, daha fazla veya daha az, mısır,soya ve buğdaydır.- это, в основном, кукуруза, соевые бобы и пшеница.
Yani üretilen yiyecekler, daha fazla veya daha az, mısır,soya ve buğdaydır.טוב, המזונות שמגדלים הם, פחות או יותר, תירס, סויה וחיטה.
Yani üretilen yiyecekler, daha fazla veya daha az, mısır,soya ve buğdaydır.ان معظم الطعام الذي نصنعه .. سواء كان ذلك الذرة او الصويا او الطحين
Yani üretilen yiyecekler, daha fazla veya daha az, mısır,soya ve buğdaydır.それが私達の食べる75%の食料となる
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››da kupimo siromaka za denar in potrebnega za par čevljev in da prodamo pleve za žito!
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››đặng chúng ta lấy bạc mua kẻ khốn nạn, lấy một đôi dép mua kẻ nghèo nàn, và bán cho đến lép lừng của lúa mì?
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››että saamme ostaa vaivaiset rahasta ja köyhän kenkäparista ja myydä akanoita jyvinä?"
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››for at købe den ringe for Sølv, den fattige for et Par Sko og få Afaldskornet solgt?"
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››Hogy megvegyük a szegényeket pénzen, és a szûkölködõt egy öltõ saruért, és eladhassuk a gabona hulladékát?!
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››은으로 가난한 자를 사며 신 한 켤레로 궁핍한 자를 사며 잿밀을 팔자 하는도다
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››Kupując ubogich za pieniądze, a chudzinę za parę trzewików; nadto abyśmy odmieciny zbóż sprzedawali.
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››Kupujíce za peníze nuzné, a chudého za pár střevíců, nadto abychom plevy obilné prodávali?
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››og kjøpe de ringe for penger og den fattige for et par sko og selge avfall av korn?
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››per comprare con denaro gli indigenti e il povero per un paio di sandali? Venderemo anche lo scarto del grano»
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››чтобы покупать неимущих за серебро и бедных за пару обуви, а высевки из хлеба продавать".
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››לקנות בכסף דלים ואביון בעבור נעלים ומפל בר נשביר׃
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››لنشتري الضعفاء بفضة والبائس بنعلين ونبيع نفاية القمح
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››好 用 銀 子 買 貧 寒 人 、 用 一 雙 鞋 換 窮 乏 人 、 將 壞 了 的 麥 子 賣 給 人
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››好用 銀子 買貧 寒 人 、 用 一 雙 鞋 換窮 乏人 、 將壞 了 的 麥子 賣給人
Yusuf sattığı buğdaya karşılık Mısır ve Kenandaki bütün paraları toplayıp firavunun sarayına götürdü.요셉이 곡식을 팔아 애굽 땅과 가나안 땅에 있는 돈을 몰수이 거두고 그 돈을 바로의 궁으로 가져오니
Yusuf sattığı buğdaya karşılık Mısır ve Kenandaki bütün paraları toplayıp firavunun sarayına götürdü.וילקט יוסף את כל הכסף הנמצא בארץ מצרים ובארץ כנען בשבר אשר הם שברים ויבא יוסף את הכסף ביתה פרעה׃
Yusuf sattığı buğdaya karşılık Mısır ve Kenandaki bütün paraları toplayıp firavunun sarayına götürdü.فجمع يوسف كل الفضة الموجودة في ارض مصر وفي ارض كنعان بالقمح الذي اشتروا. وجاء يوسف بالفضة الى بيت فرعون.
Yusuf sattığı buğdaya karşılık Mısır ve Kenandaki bütün paraları toplayıp firavunun sarayına götürdü.約 瑟 收 聚 了 埃 及 地 和 迦 南 地 所 有 的 銀 子 、 就 是 眾 人 糴 糧 的 銀 子 、 約 瑟 就 把 那 銀 子 帶 到 法 老 的 宮 裡
Yusuf sattığı buğdaya karşılık Mısır ve Kenandaki bütün paraları toplayıp firavunun sarayına götürdü.約瑟 收聚 了 埃及 地和 迦南 地 所有 的 銀子 、 就是 眾人糴糧 的 銀子 、 約瑟 就 把 那 銀子 帶到 法老 的 宮裡
Yusuf ülkenin yöneticisiydi, herkese o buğday satıyordu. Kardeşleri gelip onun önünde yere kapandılar.때에 요셉이 나라의 총리로서 그 땅 모든 백성에게 팔더니 요셉의 형들이 와서 그 앞에서 땅에 엎드려 절하매
Yusuf ülkenin yöneticisiydi, herkese o buğday satıyordu. Kardeşleri gelip onun önünde yere kapandılar.ויוסף הוא השליט על הארץ הוא המשביר לכל עם הארץ ויבאו אחי יוסף וישתחוו לו אפים ארצה׃
Yusuf ülkenin yöneticisiydi, herkese o buğday satıyordu. Kardeşleri gelip onun önünde yere kapandılar.وكان يوسف هو المسلّط على الارض وهو البائع لكل شعب الارض. فأتى اخوة يوسف وسجدوا له بوجوههم الى الارض.
Yusuf ülkenin yöneticisiydi, herkese o buğday satıyordu. Kardeşleri gelip onun önünde yere kapandılar.當 時 治 理 埃 及 地 的 是 約 瑟 、 糶 糧 給 那 地 眾 民 的 就 是 他 。 約 瑟 的 哥 哥 們 來 了 、 臉 伏 於 地 、 向 他 下 拜
Yusuf ülkenin yöneticisiydi, herkese o buğday satıyordu. Kardeşleri gelip onun önünde yere kapandılar.當時 治理 埃及 地的 是 約瑟 、 糶糧給 那 地 眾民 的 就是 他 。 約瑟 的 哥哥 們來 了 、 臉伏 於地 、 向 他 下拜

İlgili Sayfalar