buğday ile cümle
buğday kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››In živil bi ga bil s pšenico najboljšo in z medom iz skalovja bi te bil sitil.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››jeg nærede dig med Hvedens Fedme, mættede dig med Honning fra Klippen!"
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››내가 또 밀의 아름다운 것으로 저희에게 먹이며 반석에서 나오는 꿀로 너를 만족케 하리라 하셨도다
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››L-aş hrăni cu cel mai bun grîu, şi l-aş sătura cu miere din stîncă.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››Los habría sustentado con la suculencia del trigo; con miel de la roca te habría saciado.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››Ta sẽ lấy màu mỡ ngũ cốc mà nuôi họ. Và làm cho ngươi được no nê bằng mật ong nơi hòn đá.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››Ta sẽ lấy màu_mỡ ngũ_cốc mà nuôi họ . Và làm cho ngươi được no_nê bằng mật_ong nơi hòn đá .
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››Tetapi umat-Ku akan Kuberi makan gandum pilihan, dan Kukenyangkan dengan madu hutan.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››Tí, ktorí nenávidia Hospodina, boli by sa mu lichotne korili, a ich čas by bol trval až na veky.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››und ich würde sie mit dem besten Weizen speisen und mit Honig aus dem Felsen sättigen.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››και ηθελε θρεψει αυτους με το παχος του σιτου, και με μελι εκ πετρας ηθελον σε χορτασει.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››И Той щеше да ги храни с най-изрядната пшеница; И с мед от скала щях да те наситя.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››ויאכילהו מחלב חטה ומצור דבש אשביעך׃
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››وكان اطعمه من شحم الحنطة. ومن الصخرة كنت اشبعك عسلا
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››他 也 必 拿 上 好 的 麥 子 給 他 們 喫 . 又 拿 從 磐 石 出 的 蜂 蜜 、 叫 他 們 飽 足
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››他 也 必 拿上 好 的 麥子給 他 們喫 . 又 拿從 磐石 出 的 蜂蜜 、 叫 他 們飽足
Pekala, şimdi -- buğdayın yolculuğunda, 12 aşamalı bu yolculuğa bakalım.밀의 여정의 끝에 있습니다. 자 다시 12단계를 거슬러 살펴 보도록 하지요.
Pekala, şimdi -- buğdayın yolculuğunda, 12 aşamalı bu yolculuğa bakalım.Bien, ahora lo que nosotros... en el trayecto del trigo, regresemos y observemos estas 12 etapas.
Pekala, şimdi -- buğdayın yolculuğunda, 12 aşamalı bu yolculuğa bakalım.C'est ça le défi. Dans le parcours du blé, revenons à ces 12 étapes et examinons-les.
Pekala, şimdi -- buğdayın yolculuğunda, 12 aşamalı bu yolculuğa bakalım.Okay, ora, quello che noi... nel viaggio del frumento, torniamo indietro ed esaminiamo questi 12 passaggi.
Pekala, şimdi -- buğdayın yolculuğunda, 12 aşamalı bu yolculuğa bakalım.Ok, deci, acum, ceea ce noi -- în călătoria grâului, să ne întoarcem şi să ne uităm la aceste 12 etape.
Pekala, şimdi -- buğdayın yolculuğunda, 12 aşamalı bu yolculuğa bakalım.Oke, jadi, sekarang, kita -- dalam perjalanan tentang gandum, mari kembali dan lihat 12 tahapan ini.
Pekala, şimdi -- buğdayın yolculuğunda, 12 aşamalı bu yolculuğa bakalım.Oké, laten we nu teruggaan en kijken naar deze 12 stappen.
Pekala, şimdi -- buğdayın yolculuğunda, 12 aşamalı bu yolculuğa bakalım.Ok, nos, most hagyjuk -- a gabona útján, menjük vissza, nézzük meg ezt a 12 lépést.
Pekala, şimdi -- buğdayın yolculuğunda, 12 aşamalı bu yolculuğa bakalım.Ok, nun, lassen Sie uns die Reise des Weizens anschauen und diese 12 Zustände betrachten.
Pekala, şimdi -- buğdayın yolculuğunda, 12 aşamalı bu yolculuğa bakalım.Ok, więc teraz, cofnijmy się i spójrzmy na 12 etapów podróży pszenicy.
Pekala, şimdi -- buğdayın yolculuğunda, 12 aşamalı bu yolculuğa bakalım.Vâng, bây giờ, chúng tôi -- trong hành trình của lúa mỳ, chúng ta hãy cùng quay lại xem 12 công đoạn.
Pekala, şimdi -- buğdayın yolculuğunda, 12 aşamalı bu yolculuğa bakalım.במסעה של החיטה, הבה נחזור ונבחן 12 שלבים אלה
Pekala, şimdi -- buğdayın yolculuğunda, 12 aşamalı bu yolculuğa bakalım.في صناعة الخبز يوجد ما يقارب 12 مرحلة
Pekala, şimdi -- buğdayın yolculuğunda, 12 aşamalı bu yolculuğa bakalım.駆け足で12ステージを紹介した後 もう一度説明します
Polenta(buğday ezmesi).Mamaliga.
Problem bu. Pekala, şimdi -- buğdayın yolculuğunda, 12 aşamalı bu yolculuğa bakalım.Теперь давайте вернёмся, и посмотрим на 12 этапов путешествия пшеницы.
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.Bà ấy đang tuốt lúa, và đống lúa mì ở đằng sau bà ta đã mất một tuần để làm.
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.Búzát szecskázott, és az a rakás búza mögötte majdnem egy hét munkája volt.
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.Elle triait le blé, et cette pile de blé derrière elle lui a pris près d'une semaine.
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.뒤에 있는 밀 더미는 일주일 정도 작업한 겁니다.
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.Le quitaba cáscaras al trigo, y esa cantidad de trigo detrás de ella le había tomado una semana prepararlo.
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.Mlátila obilí a ten kopec obilí za ní jí vzal asi týden života.
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.Plewiła pszenicę, ta sterta za nią kosztowała ją jakiś tydzień pracy
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.Separa grâul de neghină şi adunase mormanul de grâu din spatele ei într-o săptămână.
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.Toglieva la pula dal grano, e questa pila di grano dietro di lei c'è voluta una settimana per farla.
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.Ze was kaf van koren aan het scheiden en die hoop tarwe achter haar had haar ongeveer een week gekost.
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.Θέριζε σιτάρι και αυτός ο σωρός από πίσω της της πήρε μία βδομάδα να γίνει.
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.Она косила пшеницу, и для того, чтобы собрать эту кучу за ней, ей потребовалась неделя.
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.Тя отделяше пшеница, и тази купчина пшеница зад нея й беше отнела около една седмица.
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.ולקח לה כשבוע לעשות את ערימת החיטה מאחוריה.
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.و هذه الكومة من القمح خلفها أخذت منها حوالي أسبوع.
Saman copu ayiriyordu, ve arkasindaki bugday yiginini yapmasi yaklasik bir haftasini almisti.彼女の後ろにある麦の山は 一週間かかって作られたものです 彼女は死ぬまで農家を続けたいようです
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.A Pán povedal: Šimone, Šimone, hľa, satan si vás vyžiadal, aby vás preosial ako pšenicu;
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.Domnul a zis: ,,Simone, Simone, Satana v'a cerut să vă cearnă ca grîul.
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.Hỡi Si-môn, Si-môn, nầy quỉ Sa-tan đã đòi sàng sảy ngươi như lúa mì.
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.Hỡi_Si - môn , Si-môn , nầy quỉ Sa-tan đã đòi sàng_sảy ngươi như lúa_mì .
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.I řekl Pán: Šimone, Šimone, aj, satan vyprosil vás, aby vás tříbil jako pšenici.
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.I rzekł Pan: Szymonie, Szymonie! oto szatan wyprosił was, aby was odwiewał jako pszenicę,
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır."시몬아, 시몬아 보라 사단이 밀 까부르듯 하려고 너희를 청구하였으나"
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.Le Seigneur dit: Simon, Simon, Satan vous a réclamés, pour vous cribler comme le froment.
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.Men Herren sagde: "Simon, Simon! se, Satan begærede eder for at sigte eder som Hvede.
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.Monda pedig az Úr: Simon! Simon! ímé a Sátán kikért titeket, hogy megrostáljon, mint a búzát;
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.Simão, Simão, eis que Satanás vos pediu para vos cirandar como trigo;
‹‹Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.Simone, Simone, ecco satana vi ha cercato per vagliarvi come il grano