Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.Seis dias e meio, isso é certamente uma dose fatal.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.Seis días y medio, eso debería ser una dosis fatal.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.Seks en halv daglige doser - det må da være dødeligt.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.Sen on oltava kuolettava annos.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.Šest a půl dne, to je určitě smrtelná dávka.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.Sex och en halv dag, det är garanterat en dödlig dos.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.Six jours et demi, c'est certainement une dose fatale.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.Zes en een halve dag, dat is zeker een fatale dosis.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.Εξήμισι μέρες, αυτό σίγουρα είναι θανατηφόρος δόση.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.Шест дена и половина, това със сигурност е смъртоносна доза.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.Шесть с половиной дней, это несомненно смертельная доза.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.שישה וחצי ימים, זו בודאי כמות קטלנית.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.ستة أيام ونصف اليوم، وهذا هو بالتأكيد جرعة قاتلة.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.この箱の裏側には こうあります
Altı buçuk yıl sonra yüz seksen araştırmacı180名の研究者の努力の結果 研究所は数々の
Altı buçuk yıl sonra yüz seksen araştırmacı6년 6개월이 지나서 180명의 연구가들이
Altı buçuk yıl sonra yüz seksen araştırmacı6 años y medio más tarde, 180 investigadores
Altı buçuk yıl sonra yüz seksen araştırmacıDupă șase ani și jumătate, 180 de cercetători au dezvoltat câteva proiecte uimitoare în laborator.
Altı buçuk yıl sonra yüz seksen araştırmacıO šest a půl roku později sto osmdesát vědců dělalo úžasné pokroky v laboratoři.
Altı buçuk yıl sonra yüz seksen araştırmacıSześć i pół roku później 180 badaczy dokonuje niesamowitych odkryć w laboratoriach.
Altı buçuk yıl sonra yüz seksen araştırmacıשש שנים וחצי לאחר מכן, מאה ושמונים חוקרים,
Altı buçuk yıl sonra yüz seksen araştırmacıبعد سنتين ونصف، مئة وثمانون باحثا،
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı.Ám a rekorder majdnem két és fél méterre landolt.
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı.Cependant, le recordmen à atteint timidement la longueur de 2.5 mètres.
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.Dog landede rekordholderen
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.Hoewel, de recordhouder bijna 2,5 meter haalde.
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.Hursomhelst, rekordinnehavaren kom över två meter.
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.Jednakże rekordowy dystans robi wrażenie: prawie dwa i pół metra.
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.No entanto, o recordista ficou muito perto da marca dos 2,5 metros, o que é impressionante.
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.No obstante, el poseedor del récord
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.С другой стороны, мужчина, установивший рекорд, почти добил до двух с половиной метров.
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.בכל מקרה השיא שנמדד
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.ولكن حامل الرقم القياسي آنذاك
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı. Çok etkileyici.約2.4m弱の飛距離を記録しました 素晴らしいです
Ama, rekor kıran semen, neredeyse iki buçuk metrelik mesafeye fışkırdı.Носителят на рекорда обаче достигнал близо осем фута (2,35 м.) разстояние.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Ale zistilo sa, že - to je po troch a pol hodinách v fMRI, je to tak, ako keby ste vyšli z kozmickej lode.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Dar au descoperit, după trei ore și jumătate într-un tomograf, ca e ca și cum ai ieși dintr-o navă spațială.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Dit is na 3,5 uur in de MRI-scanner, het is alsof je uit een ruimteschip komt.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Mais ils ont trouvé -- après 3 heures et demies dans un IRM, c'est comme sortir d'un vaisseau spatial.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Mas eles descobriram que — isto é após 3 hora e meia em MRI, é como sair de uma nave espacial.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Men dom har funnit - detta är efter tre och en halv timme i en MRI, det är som att komma ur en rymdfarkost.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Tapi mereka menemukan -- ini setelah 3,5 jam dalam mesin fMRI, seperti keluar dari pesawat angkasa.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Tohle je po 3,5h na funkční magnetické rezonanci, je to jako výstup z kosmické lodi.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.To wyniki 3,5-godziny rezonansu magnetycznego (MRI). Przypomina wychodzenie ze statku kosmicznego.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Але було відкрито ось що -- це після трьох з половиною годин в МРТ, це схоже на вихід з космічного корабля.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Това е след три и половина часа в ЯМР. Все едно излизате от космически кораб.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.אבל הם מצאו ש -- זה אחרי שלוש וחצי שעות של MRI (הדמיית תהודה מגנטית), זה כמו להגיח מספינת חלל.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.それはまるで宇宙船から出てくるみたいでした 例えばバークレーのポールエクマンの研究室など他の研究室でも
Ancak bu ikisinin toplamı yüzde 5 ise, bunların her biri yüzde 2 buçuktur. -Ale pokud tyto dva dohromady jsou 5 %, pak říkají, že každý z nich je 2.5 procenta.
Artı 19 buçuk.우변에도 똑같이 19 와 1/2 을 더합니다
Artı 19 buçuk.Also zuzüglich 19 und 1/2.
Artı 19 buçuk.Assim além de 19 e 1/2.
Artı 19 buçuk.A więc dodać 19 i 1/2
Artı 19 buçuk.Donc plus 19 et 1/2.
Artı 19 buçuk.Entonces sumamos 19 y 1/2.
Artı 19 buçuk.Plus 19 en een 1/2.
Artı 19 buçuk.Plus 19 og 1/2.
Artı 19 buçuk.Szóval hozzáadunk 19 és felet...
Artı 19 buçuk.Takže plus 19 a 1/2.
Artı 19 buçuk.Takže, plus 19 a 1/2.