3 buçuk gibi bir şey?¿Es como 3 1/2 o algo?
3 buçuk gibi bir şey?Je to přibližně 3 1/2?
3 buçuk gibi bir şey?To jest 3 i 1/2 czy coś takiego?
3 buçuk gibi bir şey?انه تقريباً 3 1/2 او شيئ كهذا
6 buçuk yıl önceErrado, outra vez.
6 buçuk yıl önceSei anni e mezzo dopo
6 buçuk yıl önceTaxa de ambuteiaj a fost introdusă
6 buçuk yıl önceМинуло шість з половиною років відтоді, як у Стокгольмі ввели збір за затори.
7 Ağustos 1952'de, cezaevinde altı buçuk sene kaldıktan sonra, Malcolm tahliye edilmişti.Am 7. August 1952 wurde Malcolm nach sechseinhalb Jahren Gefängnis entlassen.
7 Ağustos 1952'de, cezaevinde altı buçuk sene kaldıktan sonra, Malcolm tahliye edilmişti. Bundan bir ay sonra,1952 년 8 월 7 일 감옥에서 6 년 반 년 후에 말 콤 나왔다. 그 한 달 내에 허용 했다
7 Ağustos 1952'de, cezaevinde altı buçuk sene kaldıktan sonra, Malcolm tahliye edilmişti. Bundan bir ay sonra,في أغسطس 7، 1952، بعد ست سنوات ونصف، مالكوم أطلق سراحه. خلال شهر تم قبوله إلى
7 Ağustos 1952'de, cezaevinde altı buçuk sene kaldıktan sonra, Malcolm tahliye edilmişti.Στις 7 Αυγούστου 1952, μετά από εξήμισι χρόνια στην φυλακή, ο Μάλκολμ αποφυλακίστηκε.
8 buçuk öyle değil mi? -원래, 원금 더하기 처음에 붙은 이자가
8 buçuk öyle değil mi? -Αυτό γιατί ήταν το παλαιό αρχικό κεφάλαιο συν τον παλαιό τόκο.
8 buçuk öyle değil mi? -Вие поглеждате това, и казвате:
8 buçuk öyle değil mi? -لأنه عبارة عن المبلغ القديم +
8 buçuk öyle değil mi? -そして、幾らあなたは私から負っているでしょうか。
[Adam kendi dilinde konuşur]: İki buçuk.2ソル50
[Adam kendi dilinde konuşur]: İki buçuk.Deux cinquante.
[Adam kendi dilinde konuşur]: İki buçuk sol.2ソル50
[Adam kendi dilinde konuşur]: İki buçuk sol. [Adam kendi dilinde konuşur]Deux soles cinquante.
[Adam kendi dilinde konuşur]: İki buçuk sol. [Adam kendi dilinde konuşur]Zwei Soles Fünfzig.
[Adam kendi dilinde konuşur]: İki buçuk sol.Due sol e cinquanta.
[Adam kendi dilinde konuşur]: İki buçuk sol.Kaksi solea viisikymmentä.
[Adam kendi dilinde konuşur]: İki buçuk sol.Twee sol en vijftig céntimos.
[Adam kendi dilinde konuşur]: İki buçuk sol.Два с половиной соля.
[Adam kendi dilinde konuşur]: İki buçuk sol.غلام يتحدث لغته الأصلية: نعلين بنصف.
[Adam kendi dilinde konuşur]: İki buçuk.Zwei Fünfzig.
[Adam kendi dilinde konuşur]: İki buçuk.الولد يتحدث لغته الأصلية: اثنان ونصف.
Afiyet olsun. Bunu tam saat on buçukta fýrýna verin. Ţimdi dolapta beklesin, iyice çeksin harcýný.Tout de suite Mademoiselle. bon appétit.
‹‹Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikifç, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşın olacak.A spravíš stôl zo šittímového dreva; dva lakte bude dlhý, lakeť široký a jeden a pol lakťa vysoký.
‹‹Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikifç, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşın olacak.Csinálj asztalt is sittim-fából, két sing hosszút, egy sing széleset, és másfél sing magasat.
‹‹Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikifç, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşın olacak.Du skall ock göra ett bord av akacieträ, två alnar långt, en aln brett och en och en halv aln högt.
‹‹Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikifç, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşın olacak.Fremdeles skal du lave et Bord at Alkacietræ, to Alen langt, en Alen bredt og halvanden Alen højt,
‹‹Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikifç, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşın olacak.Ja tee pöytä akasiapuusta, kahden kyynärän pituinen, kyynärän levyinen ja puolentoista kyynärän korkuinen.
‹‹Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikifç, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşın olacak."너는 조각목으로 상을 만들되 장이 이 규빗, 광이 일 규빗, 고가 일 규빗 반이 되게 하고"
‹‹Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikifç, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşın olacak.Maak dan een tafel van acaciahout, 90 cm lang, 45 cm breed en 68 cm hoog.
‹‹Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikifç, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşın olacak.Naredi tudi mizo iz akacijevega lesa: dva komolca bodi dolga in en komolec široka in poldrugi komolec visoka.
‹‹Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikifç, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşın olacak.Så skal du gjøre et bord av akasietre, to alen langt og én alen bredt og halvannen alen høit.
‹‹Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikifç, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşın olacak.Да направиш трапеза от ситимово дърво, два лакътя дълга, един лакът широка, и лакът и половина висока.
‹‹Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikifç, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşın olacak.И сделай стол из дерева ситтим, длиною в два локтя, шириною в локоть, и вышиною в полтора локтя,
‹‹Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikifç, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşın olacak.ועשית שלחן עצי שטים אמתים ארכו ואמה רחבו ואמה וחצי קמתו׃
‹‹Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikifç, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşın olacak.وتصنع مائدة من خشب السنط طولها ذراعان وعرضها ذراع وارتفاعها ذراع ونصف.
‹‹Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikifç, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşın olacak.要 用 皂 莢 木 作 一 張 桌 子 、 長 二 肘 、 寬 一 肘 、 高 一 肘 半
‹‹Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikifç, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşın olacak.要 用 皂莢木 作 一 張 桌子 、 長二肘 、 寬 一 肘 、 高一肘半
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.De skal gjøre en ark av akasietre, halvtredje alen lang og halvannen alen bred og halvannen alen høi.
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.Du skal lave en Ark af Akacietræ, halvtredje Alen lang, halvanden Alen bred og halvanden Alen høj,
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.És csináljanak egy ládát sittim-fából; harmadfél sing hosszút, másfél sing széleset, és másfél sing magasat.
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun."그들은 조각목으로 궤를 짓되 장이 이 규빗 반, 광이 일 규빗 반, 고가 일 규빗 반이 되게 하고"
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.Zij moeten van acaciahout een ark maken; 113 cm lang, 68 cm breed en 68 cm hoog.
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.ועשו ארון עצי שטים אמתים וחצי ארכו ואמה וחצי רחבו ואמה וחצי קמתו׃
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.فيصنعون تابوتا من خشب السنط طوله ذراعان ونصف وعرضه ذراع ونصف وارتفاعه ذراع ونصف.
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.要 用 皂 莢 木 作 一 櫃 、 長 二 肘 半 、 寬 一 肘 半 、 高 一 肘 半
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.要 用 皂莢木 作 一 櫃 、 長二肘半 、 寬一肘半 、 高一肘半
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.6일하고도 반나절, 이건 분명히 치명적인 분량이네요.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.Hat és fél nap, ami bizonyára egy halálos adag.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.Şase zile și jumătate, asta este în mod cert o doză fatală.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.Sáu ngày rưỡi, đó chắc chắn là một lượng có thể gây tử vong.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.Sechseinhalb Tage, ist sicher eine tödliche Dosis.
Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.Sei giorni e mezzo, una dose certamente fatale.