Ana içeriğe geç
Sözlük

bu kadar ile cümle

bu kadar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Keşke bu kadar sıcak olmasa.I wish it wasn't so hot.
Hepsi bu kadar olduğundan emin misin?Are you sure that's all?
Biz sadece bu kadar yapabiliriz.We can only do so much.
Bu kadar kötü değildin.You weren't that bad.
Bu kadar yeter, değil mi?That's it, isn't it?
Bu kadar soğuğa nasıl dayanabilirsin?How can you endure such cold?
Ülkenin bu kısmında bu kadar çok yağmur yağmaz.It doesn't rain that much in this part of the country.
Neden o bu kadar ani olarak terk etti?Why did she leave so suddenly?
O neden bu kadar aniden terk etti?Why did he leave so suddenly?
Ben bu kadar aptalım!I'm such an idiot!
İnterneti kullanmaya başlayıncaya kadar dünyada bu kadar çok aptal olduğunu bilmiyordum.I hadn't known there were so many idiots in the world until I started using the Internet.
Neden bu kadar sarhoş oluncaya kadar içiyorsun?Why do you drink until you're this drunk?
Kendimi hiç bu kadar sıcak hissetmemiştim.I've never felt so hot.
Önümüzdeki araba neden bu kadar yavaş sürüyor?Why is the car in front of us driving so slowly?
Neden bu kadar öfkeli görünüyorsun?Why do you seem so angry?
Neden bu kadar korkuyorsun?What are you so afraid of?
Bu kadar kötü hissettiğimden beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've felt this bad.
Burada bu kadar çok insan olacağına dair hiçbir fikrim yoktu.I had no idea there'd be this many people here.
Bu kadar çok eğlendiğini görmek harika.It's great to see you're having so much fun.
Şimdiye kadar bu kadar meşgul olduğumu sanmıyorum.I don't think I've ever been this busy.
Tom'un bu kadar sessiz olması normal değil.It's unusual for Tom to be so quiet.
Tom daha önce hiç bu kadar meşgul olmamıştı.Tom had never been so busy before.
Daha önce hiç bu kadar meşgul değildim.I've never been this busy before.
Bu kadar meşgul olacağımı hiç düşünmedim.I never thought I'd be this busy.
Tom'un neden bu kadar aç olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom is so hungry.
Seni hiç bu kadar meşgul görmedim.I've never seen you so busy.
Tom'u hiç bu kadar meşgul görmedim.I've never seen Tom so busy.
Tom'un neden bu kadar meşgul olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom is so busy.
Neden bu kadar gürültülü davranıyorsun?Why are you being so noisy?
O bu kadar basit olabilir mi?Could it be that simple?
Neden bu kadar açsın?Why are you so hungry?
Neden bu kadar eminsin?Why are you so sure?
Tom neden bu kadar meşgul?Why is Tom so busy?
Şimdilik bu kadar.That's it for now.
Nasıl bu kadar aptal olabildim?How could I have been so stupid?
Siz beyler deli misiniz? Bu kadar soğukken neden vantilatörü açıyorsunuz?Are you guys crazy? Turning the fan on when it's this cold?
Tom'a daha çok benzeseydim bu kadar çok sorunum olmazdı.If I'd been more like Tom, I wouldn't have had so many problems.
Keşke bu kadar çok sorunun olmasa.I wish you didn't have so many problems.
Keşke bu kadar çok sorunumuz olmasa.I wish we didn't have so many problems.
Bu kadar sıcak olmayan bir günde gitmeliydik.We should have gone on a day that wasn't so hot.
Hayatım boyunca hiç bu kadar gergin olmamıştım.I've never been that nervous in my entire life.
Ve bu kadar!And that's it!
Neden herkese karşı bu kadar kibarım?Why am I so nice to everyone?
Neden bu kadar uykum geldi?Why am I so sleepy?
Neden bu kadar uykum geldiğini merak ediyorum.I wonder why I'm so sleepy.
Neden bu kadar yorgun olduğumu merak ediyorum.I wonder why I'm so tired.
Tom Mary'nin bu kadar aptal olabileceğine inanamadı.Tom couldn't believe that Mary could be so stupid.
Lütfen bana bu kadar aptal olmadığını söyle.Please tell me you aren't that stupid.
Bir insan nasıl bu kadar aptal olabilir?How could anyone be so stupid?
Tom nasıl bu kadar aptal olabilir?How could Tom be so stupid?
Neden bu kadar aptaldım?Why was I so stupid?
Neden bu kadar erken geldin?Why did you come this early?
Yardımın olmadan bu kadar yol alamazdım.I couldn't have gotten this far without your help.
İşlerin bu kadar kötüye gideceğine dair hiç bir fikrim yoktu.I had no idea things had gotten this bad.
Gerçekten bu kadar saf değilsin, değil mi?You're not really that naive, are you?
Tom bu kadar çok para taşımaması gerektiğini bilmeliydi.Tom should've known better than to carry so much money.
"Ama nasıl bu kadar çabuk büyüdün?" "O bir sır!""But how did you grow so quickly?" "That's a secret!"
Tom Mary'nin Fransızcayı nasıl bu kadar iyi öğrendiğini merak ediyordu.Tom wondered how Mary had learned to speak French so well.
Tom sınavın bu kadar kolay olacağını ummuyordu.Tom didn't expect the test to be so easy.
Bu kadar erken buraya gelmeni beklemiyordum.I didn't expect you to get here this early.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod