Bu kadar öfkeli olma.Don't be so outraged.
Bu kadar olumsuz olma.Don't be so negative.
Bu kadar dramatik olma.Don't be so dramatic.
Çadırını nehre bu kadar yakın kurmayı gerçekten istiyor musun?Do you really want to pitch your tent this close to the river?
Bu kadarı çok fazla!This is outrageous!
Tom'dan neden bu kadar çok nefret ediyorsun?Why do you hate Tom so much?
Ne bu kadar uzun zaman alıyor?What's taking so long?
Bu kadar özel olan ne?What's so special?
Neden bu kadar sinirlisin?What are you so uptight about?
Seni bu kadar erken beklemiyordum.I didn't expect you so soon.
Bu kadar iyi Fransızca konuşabildiğini bilmiyordum.I didn't know that you could speak French so well.
Neden bu kadar endişeli olduğunu bilmiyorum.I don't know why you're so worried.
Seni bu kadar özleyeceğimin hiç farkına varmamıştım.I never realized how much I would miss you.
Seni bu kadar özleyeceğimi hiç tahmin etmemiştim.I never realized how much I would miss you.
Keşke bu kadar güzel bir evde yaşayabilsem.I wish I could live in a house that nice.
Bana bu kadar iyi ödemeye devam ettiğiniz sürece sizin için çalışacağım.I'll work for you as long as you keep paying me this well.
Seni bu kadar çok seveceğimi düşünmedim.I didn't think I was going to like you this much.
Bu kadar ayyuka çıktığımızı fark etmedik.We didn't realize we were being so loud.
Bu gitar onu çaldığımda hiç bu kadar iyi ses çıkarmadı.That guitar never sounded so good when I played it.
Neden bu kadar uzun sürdü?Why did it take so long?
Niye bu kadar uzadı?Why did it take so long?
Bu kadar kısa sürede gelmeni takdir ediyorum.I appreciate your coming on such short notice.
Bu kadar kısa sürede beni gördüğün için seni takdir ediyorum.I appreciate you seeing me on such short notice.
Bu kadar çok şeker yememeye çalışıyorum.I've been trying not to eat so much candy.
Dur! Bu gecelik bu kadar alkol yeter.Stop! That's enough alcohol for tonight.
İşler bu kadar kötü olamaz.Things can't be all that bad.
Ben karımdan bu kadar uzun süre uzakta kalamam.I can't be away from my wife for that long.
Onun bu kadar basit olduğuna inanamıyorum.I can't believe it's that simple.
Bu kadar basit olduğuna inanamıyorum.I can't believe it's that simple.
Tom'un gerçekten bu kadar üzgün olduğuna inanamıyorum.I can't believe Tom is really that upset.
Hiç bu kadar sıkıldığımı hatırlamıyorum.I can't remember ever being so bored.
Neden Tom'un tutumları bu kadar negatif?Why does Tom have such a negative attitude?
Bu kadar çok dost yüzler görmekten mutluyum.I'm happy to see so many friendly faces.
Bu kadar nefret niye?Why all this hate?
Bu kadar aptalca bir şey yaparsan sana gülerler.If you do something that stupid, you'll be laughed at.
Bu kadar aptalca bir şey yaparsan insanlar sana gülerler.People will laugh at you if you do something as stupid as that.
O bu kadar iyi mi?Is he that good?
O bu kadar güzel mi?Is she that good?
Şimdilik bu kadarla bırakalım.Let's leave it at that for now.
Sadece biraz domuz pastırması istiyorum, bu kadar.I just want some bacon, that's all.
Bu kadar zamanı boşa harcamak istemedim.I didn't want to waste so much time.
Arkadaşın olmak istediğim konusunda seni bu kadar emin yapan ne?What makes you so sure I want to be your friend?
Neyin bu kadar komik ne olduğunu bilmek istiyorum.I want to know what's so funny.
Sanırım, Tom bu kadar erken ayrılmak istemedi.I think Tom didn't want to leave so early.
Tom'un geri gelmeyi isteyeceği konusunda seni bu kadar emin yapan nedir?What makes you so sure Tom will want to come back?
Bu kadar aptal olmayı bırak.Stop being such dolts.
Tom neden bu kadar mutlu?Why is Tom so happy?
Seni kim bu kadar mutlu etti?Who made you so happy?
Neden hepiniz bu kadar mutlusunuz?Why are you all so happy?
Seni hiç bu kadar mutlu görmedim.I've never seen you so happy.
Onları hiç bu kadar mutlu görmedim.I've never seen them so happy.
Bu kadar mutlu olmayı hak etmiyorum.I don't deserve to be so happy.
Tom'u hiç bu kadar mutlu görmedim.I have never seen Tom so happy.
Seni bu kadar mutlu görmek harika.It's great to see you so happy.
Yaşamımda kendimi hiç bu kadar mutlu hissetmedim.I've never felt so happy in my life.
Hiç bu kadar mutlu olduğumu sanmıyorum.I don't think I've ever been this happy.
Hiç bu kadar güzel bir şey gördün mü?Have you ever seen anything so beautiful?
Daha önce hiç bu kadar güzel bir müzik dinledin mi?Have you ever heard such beautiful music before?
Mary'nin güzel olduğunu söyledin ama ben Mary'nin bu kadar güzel olacağını düşünmedim.You said Mary was beautiful, but I didn't think she would be this beautiful.
Seni bu kadar meşgul eden ne?What's keeping you so busy?