Ana içeriğe geç
Sözlük

bu kadar ile cümle

bu kadar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ben daha önce hiç bu kadar büyük bir karpuz görmedim.I never seen such a big watermelon before.
Neden insanlar bu kadar çok kavga ediyorlar?Why do you people fight so much?
Niçin bu kadar kızgınsın?Why are you so mad?
Keşke bu kadar çok sigara içmesen.I wish you wouldn't smoke so much.
Hiç bu kadar iyi bir film gördün mü?Have you ever seen a film this good?
Neden bu kadar çok nefret?Why so much hate?
Hepsi bu kadar mı?Is this everything?
Bugünlük bu kadar yeter.It is enough for today.
Nasıl bu kadar iyi çizebiliyorsun? Ben asla onu yapamadım.How do you draw so well? I've never been able to do that.
Çekçeyi bu kadar iyi nerede öğrendin?Where did you learn Czech so well?
Bu kadar savsakladığın yetti artık. Bu gece bitireceksin!You've put this off for far too long. You will finish it tonight!
Neden geleneksel dil dersleri bu kadar sıkıcı?Why are conventional language classes so boring?
Karının bu kadar yaşlı olduğunu düşünmemiştim.I didn't think that your wife was so old.
Bu kadar çok ünlü insanlarla tanışabileceğimi bir an bile asla hayal etmedim.I never for a moment imagined that I'd be able to meet so many famous people.
Eve bu kadar erken gideceğimi asla düşünmedim.I never imagined myself going home so early.
Sizin web sitesini çökertmenin bu kadar kolay olacağını hiç düşünmemiştim.I never thought it'd be this easy to hack into your website.
Sizin web sitenizi heklemenin bu kadar kolay olacağını asla düşünmedim.I never thought it'd be this easy to hack into your website.
Bir piknik masası yapmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.I never thought it'd be this hard to build a picnic table.
Bir piknik masasını kurmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.I never thought it'd be this hard to build a picnic table.
Mutfağı boyamak için bir renk seçmenin bu kadar zor olduğunu asla düşünmemiştim.I never thought it'd be this hard to choose a color to paint the kitchen.
Bir iPad app oluşturmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.I never thought it'd be this hard to create an iPad app.
Keşke bacağım bu kadar çok acımasa.I wish my leg didn't hurt so much.
Gece bu kadar geç saatte burada ne yapıyorsun?What are you doing here so late at night?
Ne tür bir insan bir bisiklete bu kadar para harcamak ister?What kind of person would spend so much money on a bicycle?
Bu kadar büyük bir balina hiç görmedim.I never saw so big a whale.
Bu kadar dar görüşlü olma!Don't be so narrow-minded!
Masa niye bu kadar sallanıyor?Why is the table so wobbly?
Tom'un bu kadar erken gelmesine gerek yoktu.Tom didn't need to come so early.
Tom bu kadar erken kalkmak zorunda değildi.Tom didn't have to get up so early.
Tom bu kadar erken gelmek zorunda değildi.Tom didn't have to come so early.
Tom'un başını bu kadar çok belaya sokması şaşırtıcı.It's amazing how much trouble Tom is able to get into.
Tom'un arabasını yıkamasının bu kadar çok zaman alması şaşırtıcı.It's amazing how much time it takes Tom to wash his car.
Tom'un her hafta bu kadar çok para harcaması şaşırtıcı.It's amazing how much money Tom spends every week.
Tom'un çocuklarına bu kadar az zaman harcaması şaşırtıcı.It's amazing how little time Tom spends with his children.
Keşke Tom gece geç saatlerde bu kadar yüksek sesle şarkı söylemese.I wish Tom wouldn't sing so loudly late at night.
Tom Mary'nin bu kadar çok değişmesine şaşırdı.Tom was surprised that Mary had changed so much.
Tom her zaman neden bu kadar yorgun görünüyor?Why does Tom always look so tired?
Tom Mary'ye bu kadar kısa sürede çıkamayacağını söyledi.Tom told Mary she couldn't quit on such short notice.
Tom Mary'yi hiç bu kadar mutlu görmemişti.Tom had never seen Mary so happy.
Tom Mary'yi bu kadar öfkeli görmemişti.Tom had never seen Mary so furious.
Bu kadar uzağa yürüyebildiği için, o güçlü bacaklara sahip olmalı.Since he was able to walk so far, he must have strong legs.
Hayattan bu kadar çok keyif olmak çok mu yanlış?Is it so wrong to enjoy life this much?
Bu kadar kolay olacağını hiç düşünmemiştim.I never thought it would be so easy.
Kendine bu kadar katı olma.Don't be so hard on yourself.
Kendine karşı bu kadar katı olma.Don't be so hard on yourself.
Bu kadar yüklenme kendine.Don't be so hard on yourself.
Tom bu kadar şaşırmamalı.Tom shouldn't be so surprised.
Tom, bu kadar açgözlü olmamalıdır.Tom shouldn't be so greedy.
Bu kadar saçmalık yeter!Enough of all this talking!
Bu kadar konuşma yeter!Enough of all this talking!
Neden bu kadar çok öğrenmek zorundayız?Why do we have to learn all this much?
Bunun bu kadar sık başıma gelmesini sevmiyorum.I don't like that he comes to me so often.
Onun bana bu kadar sık gelmesinden hoşlanmıyorum.I don't like him coming to me so often.
Bu kadar çok gürültü ile çalışmak mümkün değildir!It's not possible to study with so much noise!
Bu kadar çok sucuk için yeterince ekmek yok.There is not enough bread for so much chorizo.
Bu kadar çok hırsız için yeterince ekmek yok.There is not enough bread for so many thieves.
Neden bu kadar çok kaşınıyorsun? Bitlerin mi var?Why do you itch so much? Could you have lice?
Bu kadar aptal olmayın.Don't be so silly.
Nadiren bu kadar öfkelenirim.I'm rarely this angry.
Bu kadar uzun beklemek istemiyorum.I don't want to wait so long.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod