bu arada ile cümle

bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada ilk ilmi keşfini de gerçekleştirmiş oldu.Draagt desondanks het karakter van een eerste verkenning.
Bu arada Londra Gazetecilik Okulu’nun derslerini uzaktan takip ederek sertifika aldı.In 1994 verkreeg hij een getuigschrift van de Londense School voor Journalistiek.
Bu arada 130.Ja, ik wil 13.
Willow ise bu arada arabayı bulmuştur.Aan het einde vertrekt Lavigne in dezelfde auto.
Bu arada yazı yazmaya da başlamıştı.Daarnaast begon hij te schrijven.
Bu arada bir özel durumdan da söz edilmiştir.Hier wordt weer één bepaalde situatie omschreven.
Bu arada Amerikan edebiyatı derslerini de takip etmiştir.Desondanks wordt het werk nog steeds gelezen tijdens cursussen Amerikaanse literatuur.
Bu arada Frank ile avukatının ilişkiside vardır.Vervolgens gaan hij en Vera weer een geheime verhouding aan.
Bu arada Avrupa’ya geziler yaparak çeşitli başarılar elde etti.Hij maakte verschillende reizen door Europa.
Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir.Felicity wordt zwanger van hun eerste kind.
Bu arada savaş denize taşınıyordu.Dan gaat het leger op weg richting zee.
Bu arada elçiler tebliğe devam ediyordu.Ondertussen werden de prinsgezinden steeds roeriger.
Bu arada HAL onu vazgeçirmeye çalışmaktadır.Maar iemand probeert haar te dwarsbomen...
Bu arada değişik dinler hakkında okumalar yaptı.Daarna volgde hij verschillende kunstcursussen.
Bu arada, Syaoran Sakura’ya aşık olur ve duygularını açıklamanın bir yolunu bulmaya çalışır.Tymczasem Syaoran zakochuje się w Sakurze i próbuje znaleźć drogę jak okazać jej swoje uczucia.
Bu arada, İvan Vladislav Arnavutluk ve Makedonya dağlarındaki mevkilerini pekiştirdi.Tymczasem Iwan Władysław umacniał swoje pozycje w górach albańskich i macedońskich.
Bu arada, WWE'ye geri dönen Shawn Michaels New World Order'a (nWo) katıldı.W międzyczasie, Shawn Michaels powrócił do WWE i dołączył do New World Order (nWo).
Bu arada, Holloway hızla hasta olmaktadır.W międzyczasie, Holloway zaczyna chorować.
Bu arada Cape Canaveral'da fırlatılış sırasında birçok başarısızlık yaşandı.Zanim to jednak nastąpiło, doszło do kilku kłopotliwych porażek na Przylądku Canaveral.
Bu arada iki dergi çıkardı.Wydawano również dwa czasopisma.
Bu arada "Godot'u İzlerken"i yazdı.Czekając na Godota".
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.W tym czasie panowała już wśród przesiedleńców epidemia i wielu z nich zmarło.
Bu arada Umur'u anneannesi (Tomris Oğuzalp) ile dedesinin (Mehmet Akan) evine bırakırlar.Zrzekł się również na rzecz jego rodziców swojego majątku rodzinnego w Bochni.
Bu arada kent içindeki çatışmaların yoğunluğu arttı.W ciągu dnia intensywność walk o miasto wzrosła.
Bu arada Noel'de yaklaşmaktadır.Tymczasem zbliżają się święta Bożego Narodzenia.
Bu arada Hindistan-Pakistan Savaşı başladı.Wybuchła wojna indyjsko-pakistańska.
Bu arada "Solitary Ground" ve "Quietus (Silent Reverie)" teklileri satışa sunuldu.Wydawnictwo było promowane singlami Solitary Ground i Quietus (Silent Reverie).
Bu arada Rory kahva almaya gider ve aniden bir Ağlayan Melek tarafından 1930'lara gönderilir.Po pewnym czasie Rory zostaje wysłany w przeszłość, do roku 1938 przez Płaczące Anioły.
Bu arada 229.229.
Bu arada Eminem Kid Rock'ın Devil Without a Cause albümünde düet yaptı.Eminem pojawił się również gościnnie na albumie Devil Without a Cause Kid Rocka.
Bu arada iki kardeş birkaç kez savaştılar.Jak większość braci, czasami się kłócili.
Bu arada genç padişah: - Şeyhim, der, bir arzunuz varsa söyleyin de yapalım.Po prostu powiedzieliśmy chłopom: róbcie co chcecie – i poszliśmy.
Bu arada, John 221B'den gelen bir sinyal bulur.Tak zmodyfikowany aparat otrzymał oznaczenie D-21B.
Bu arada damada paralar takılır.Tymczasem Łaskiemu kończyły się pieniądze.
Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir.Emma została sama w ciąży z drugim dzieckiem.
İrini bu arada oğluna karşı bir komplo düzenledi.Eric wpada na pomysł, jak pocieszyć syna.
Bu arada Styles ve Tomko, Dünya Takım Şampiyonluğunu Kaz ve Super Eric'e kaybetti.W kwietniu Styles i Tomko utracili tytuły mistrzowskie na rzecz Kaza i Super Erica.
Bu arada Erika Mann BBC'de çalışıyordu ve çok başarılıydı.W tym czasie Chapman starał się także o posadę w rozgłośni radiowej BBC, jednak początkowo nieskutecznie.
Bu arada halk ağır vergilerden şikayetçiydi.Jednocześnie nakładali na mieszkańców wysokie podatki.
Bu arada İngiliz vatandaşlığını da almıştır.W międzyczasie uzyskał brytyjskie obywatelstwo.
Bu arada Jack ve Ben adadan kurtulanları toplamaya çalışırlar.Następnie razem z Jack i innymi próbują uciec z Krematorii.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Również rozwijany zostaje motyw relacji Clarka z Lois Lane.
Bu arada RAF’ın alakası arttığından Britanya Hükümeti iki prototip sipariş etti.Brytyjskie Ministerstwo Lotnictwa (Air Ministry) zamówiło dwa prototypy.
Bu arada çantasını çaldırır.Napina torebkę stawową.
Bu arada Çetin Altan ile tanışırlar.Tymczasem spotykają się z aligatorem ludojadem.
Bu arada eski düzeni yeniden oluşturmaya çalışır.Chce siłą przywrócić dawny "porządek".
Fakat bu arada mucize yaşandı.Miał wówczas zdarzyć się cud.
Bu arada Jack'in ameliyatı başlar.Jack wkracza do akcji.
Bu arada Elisabeth de karting pistinin kantininde çalışmaktadır.Elizabeth z kolei mieszka w hotelowym penthausie.
Bu arada Bette, Tina'dan olan çocuğunu kaçırma kararı alır.Antonio zostaje nawet oskarżony o uprowadzenie dzieci.
Bu arada kadın tarafından fark edilir.Z tą świadomością kona.
Bu arada Stephen'in karısı kocasının derhal salıverilmesini talep eder.Żona Stefania podążyła dobrowolnie za mężem na zesłanie.
Bu arada da oyunculuk dersleri almaya başladı.W międzyczasie rozpoczął pobierać lekcje aktorstwa.
Bu arada karşısına kendisine hayran olan başka bir amatör boksör Tommy Gunn çıkar.Postanawia trenować dobrze zapowiadającego się boksera, Tommy’ego Gunna.
Bu arada Pepsi reklamlarıyla ekranlarda boy gösterdi.Wystąpiła w reklamie Pepsi.
İşgal 8,5 ay sürmüş, bu arada şehir yağma edilmiş, yakılmış, yıkılmıştır.W okresie do 1648 r. miasto było wielokrotnie szturmowane, plądrowane i podpalane.
Bu arada annesi onu evden kovdu.Wyrzucił ją z domu.
Bu arada kuzeydeki eski suyolları da onarılarak genişletildi.Odnowiono także stary port na północy.
Bu arada uyuşturucu ilaçlarla tanışıp, kendi üzerinde denemeler yapar.A jednak chodzicie bocznymi drogami próbując coś znaleźć.
Bu arada İstanbul'daki durum da son derece gergindir.Mimo to sytuacja w Danii nadal była napięta.

İlgili Sayfalar