bu arada ile cümle
bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada sana bir şey söylemek zorundayım.Incidentally, I have to tell you something.
Bu arada ne yapacağım?What do I do in the meantime?
Tom kim bu arada?Who is Tom, anyway?
"Bu arada, gebelik testinde ne oldu?" "Negatif çıktı.""By the way, what happened with that pregnancy test?" "It came out negative."
Bu arada, Tom nerede yaşıyor?By the way, where does Tom live?
Bu arada Tom'un bir Kanadalı olduğunu söylediğini söyleyebilirim.I can tell by the way Tom talks that he's a Canadian.
Bu arada bana Tom diyebilirsin.You can call me Tom, by the way.
Bu arada beni Tom diye çağırabilirsin.You can call me Tom, by the way.
Bu arada, Tom hâlâ seninle çıkmak istiyor.By the way, Tom still wants to go out with you.
Bu arada Doktor ve Donna, General Cobb ile tanışır.Meanwhile, the Doctor and Donna meet with General Cobb.
Garrett bu arada kadınlarla ilgili erkek tıbbi görüşleri için tartışmaya girdi.Around this time, Garrett also entered into discussion with male medical views regarding women.
Bu arada Messaline'de Jenny aniden yaşama döner.Meanwhile, on Messaline, Jenny suddenly revives.
Bu arada, Amber ise Wilson ile bir ilişkiye başlar.Meanwhile, Amber begins a relationship with Wilson.
Bu arada, Maximinus'un da bazı problemleri vardı.Meanwhile, Maximinus was also having problems.
Bu arada Yunanlar, tarihi vatanlarını fethetmeye istekliydi.The Greeks, meanwhile, were eager to conquer their historical homeland.
Bu arada, Şiraz'de insanlar kendi aralarında savaşıyordu.Meanwhile, in Shiraz, people were fighting among themselves.
Bu arada İngiliz hükümeti Beneš'in bir arabulucu talep etmesini istedi.In the meantime, the British government demanded that Beneš request a mediator.
Bu arada, Āzārethes süvarilerinin bir kısmını sol kanadına yeniden yerleştirdi.Meanwhile, however, Āzārethes redeployed some of his cavalry to his left wing.
Bu arada, şehir genelinde, Sam ve Lila Loomis bir saldırgan tarafından bir bıçakla öldürüldü.Meanwhile, across town, Sam and Lila Loomis are murdered by an assailant with a knife.
Bu arada Doyle, kendisini garip bir adrese yönlendiren bir imgelem görür.Meanwhile, Doyle has a vision which leads him to a strange address.
Bu arada, Carlo Ruini'nin Anatomia del Cavallo (At Anatomisi) kitabı 1598 yılında yayınlandı.Meanwhile, Carlo Ruini's book Anatomia del Cavallo, (Anatomy of the Horse) was published in 1598.
Bu arada, Holloway hızla hasta olmaktadır.Meanwhile, Holloway sickens rapidly.
Siemens SX1'in bu arada 176 × 220 oldu.The Siemens SX1 meanwhile had 176×220.
Bu arada, Mary'nin kızkardeşi Lila, kızkardeşinin ortadan kaybolması için Sam'e söyler.Meanwhile, Mary's sister, Lila, tells Sam of her sister's disappearance.
Bu arada, bir başka cephe açılmıştı.Meanwhile, another front had opened.
Bu arada popüler müziğe katkıda bulunmaya devam etti.In the meantime he continued to contribute to popular music.
Bu arada, Magnus Bane gelir ve Alec'i iyileştirir.Meanwhile, Magnus Bane arrives and heals Alec.
Bu arada Martha, bir Hath ile kaynağı askerlerden önce bulmak için kendi yoluna gider.Meanwhile, Martha has been making her own way with one of the Hath to the Source.
Bu arada ZPL II, birçok üreticinin etiket yazıcısılarıyla tümleştirilmiştir.Meanwhile, ZPL II is emulated by many label printers of various producers.
Bu arada da Darla, Büyük Ortaklar'ı aramaya koyulur, amacı onların güçlerine katılmaktır.Meanwhile, Darla has also been looking for the Senior Partners, intending to join in their power.
Bu arada da polisler kasabanın her tarafından ceset izleri bulur.Meanwhile, the police discover a trail of corpses across the city.
Bu arada yayınlar vermeye devam etti ve 1953 yılında Teresa Carreño'nun biyografisini yayınladı.She continued to publish, and in 1953 issued the biography of Teresa Carreño.
Bu arada Berlin'e yerleşti, Rosa isimli kızı doğdu.Moving to Berlin, a daughter was born named Rosa.
Fakat bu arada mucize yaşandı.At this moment, a miracle occurred.
Bu arada Britanya Faşistler Birliği de yasaklandı.The British Union of Fascists was banned.
Bu arada, İvan Vladislav Arnavutluk ve Makedonya dağlarındaki mevkilerini pekiştirdi.Meanwhile, Ivan Vladislav consolidated his positions in the mountains of Albania and Macedonia.
Bu arada Doktor ve Nardole, kalan Lejyonun cesetlerinin kemiksiz olduğunu keşfeder.Meanwhile, the Doctor and Nardole discover the boneless corpses of the remaining Legion.
Bu arada Cavendish Laboratuvarı dünyadaki fizikte önde gelen merkezlerden biriydi.At this time the Cavendish Laboratory was one of the leading centres of physics in the world.
Bu arada daha az sempatik bir Taelon olan Zo'or'la tanıştırıldı.A less sympathetic Taelon named Zo'or is introduced.
Bu arada Svirin iki yıl önce Moskova'ya geri dönmüştü.Svirin, however, had returned to Moscow two years previously.
Bu arada, Marge evlerinin bodrum katında bir sauna keşfeder.Meanwhile, Marge discovers a sauna in the basement.
Bu arada Lisa arkadaşlık kurmakta zorluk çeker ve sınavdan B+ alır.Meanwhile, Lisa is having difficulty making friends, and actually gets a B+ on a test.
Bu arada, Monte 40'tan fazla ülkede mevcuttur.Meanwhile, Monte is available in over 40 Countries.
Bu arada Doktor, Eve ve Ronan, geminin manuel kontrolünü kazanmaya odaklanır.Meanwhile, the Doctor, Eve and Durkas focus on gaining manual control of the ship.
Bu arada Erwin Rommel yedi Tümeni ile 1. Fransız Ordusunu Lille yakınlarında kuşattı.Meanwhile, Erwin Rommel had surrounded five divisions of the French First Army near Lille.
Bu arada Tsubasa, Sanae'nin hamile olduğu haberini alır.Tsubasa learns that Sanae is pregnant.
Horthy'nin oğlu Miklós Horthy, bu arada Sovyet temsilcilerle görüşüyordu.Horthy's son Miklós Horthy, Jr. was meeting with Soviet representatives.
Bu arada Daenerys hamile olduğunu öğrenir.Meanwhile, Daenerys learns she is pregnant.
Bu arada II. Richard İrlanda'dan dönmede gecikti ve ancak 24 Temmuz'da Galler'e çıktı.Meanwhile, Richard was delayed in his return from Ireland and did not land in Wales until 24 July.
Bu arada, artık Bond yok.Meanwhile, no more Bond.
Bu arada, 1538'de Osmanlı İmparatorluğu Moldova'yı istila etti.In the meantime, in 1538, the Ottoman Empire invaded Moldavia.
Bu arada Clary, Jonathan'ın küllerini Lyn gölüne saçar ve Simon için yas tutar.Meanwhile, Clary scatters Jonathan's ashes in Lake Lyn and mourns for Simon.
Bu arada Andromeda'nın mürettebatının bir takım olması birinci sezonun ana konularından biriydi.The unification of Andromeda's crew is a major theme of season one.
Bu arada Sezar Sicilya'dan gelecek ikmal kuvvetlerini bekliyordu.Meanwhile, Caesar expected reinforcements from Sicily.
Bu arada, Genelkurmay Başkanlığı görevini General Alfredo Guzzoni yaptı.In the meantime, his role as Chief of Staff was filled by General Alfredo Guzzoni.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Meanwhile, Clark Kent is struggling because of a recent divorce from Lois Lane.
Bu arada, denetleyici Homer'ın Waverly Hills apartmanında ki evine gelir.Meanwhile, the ominous school inspector visits Homer's Waverly Hills apartment.
Bu arada Perikles kızını bulmak için Tarsus'a geri döner.Meanwhile, Pericles returns to Tarsus for his daughter.
Bu arada, her şirket üretimini atılgan bir şekilde arttırmaktadır.Meanwhile, each firm aggressively increases production.
Pandulf, bu arada eski Bizans müttefikinden koruma aramak için Konstantinopolis'e sığındı.Pandulf, meanwhile, fled to Constantinople, seeking the protection of his old Byzantine allies.