bu arada ile cümle

bu arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada bir hırsızlık çetesi de yaşlı çiftin evini soymaya karar vermiştir.Eine Maklerin versucht, ein altes Haus zu verkaufen.
Bu arada Steen ROH'ta kaldı.Er lebte in Stein am Rhein.
Bu arada sosyal, siyasî ve diplomatik kuruluş ve faaliyetlere de katılmaya başladı.Zudem kamen ihnen militärische, religiöse und soziale Funktionen zu.
Bu arada Lamar, 2012 yılı sonunda HipHopDX tarafından "Yılın MC'si" seçildi.Er wurde später auch zum “MLS Goalkeeper of the Year” gewählt.
Bu arada, bu akşam meşgul müsün?Au fait, serais-tu libre ce soir ?
Bu arada Doktor ve Donna, General Cobb ile tanışır.Pendant ce temps, le Docteur et Donna rencontrent le général Cobb.
Bu arada Râmûzül-Ehàdîs adlı hadis kitabını da okutmaya devam etmiştir.Kitâb al-Ishârât wa-l-tanbîhât, trad.
Bu arada Messaline'de Jenny aniden yaşama döner.Pendant ce temps, sur Messaline, Jenny reprend vie soudainement.
Bu arada Doktor, Osgood ve Kate oraya gelir.Le Docteur, Kate et Osgood arrivent sur place.
Bu arada savaş denize taşınıyordu.Pendant ce temps, la guerre se déroulait sur la mer.
Bu arada T-Bag bir psikiyatriste görünmeye başlamıştır.T-Bag prend l'identité d'un psychiatre.
Bu arada yeni modern elektronik müzik teknolojileri merak sardı ve video kurslarını takip etti.Il s'intéresse aux nouvelles technologies de musique électronique et prend des cours de vidéo.
Bu arada kentler ve tapınakları ateşe verildi.La ville et les temples furent incendiés.
Bu arada, bir kum adamdan kaçmaya çalışan Deep-Ando öldürülür.Pendant ce temps, Deep-Ando est tué alors qu'il tentait d'échapper à un Sandman.
Bu arada Tsubasa, Sanae'nin hamile olduğu haberini alır.Golden-23 nous apprend aussi que Sanae est enceinte.
Bu arada Perry üçüncü dizeyi duyunca, "Bir araba alıyoruz." diye bağırdı.Quand Perry voit la chanson et lit la troisième ligne, elle crie : « Nous t'avons acheté une voiture ! ».
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.Pendant ce temps, à Winterfell, une triste Catelyn Stark veille sur son fils Bran toujours inconscient.
Bu arada çantasını çaldırır.Entretemps la valise disparaît.
Bu arada Azog Ölü Dirilten tarafından Dol Guldur'a çağrılır.Pendant ce temps, Azog est convoqué à Dol Guldur.
Bu arada kılıcımı da çekip aldı.Puis il tirait l'épée.
Bu arada İzmir konservatuvarında tiyatro ve şan bölümünde 2 yıl okudu.Durant cette période il étudie durant deux ans au Conservatoire d’Izmir le théâtre et le chant.
Bu arada Sezar Sicilya'dan gelecek ikmal kuvvetlerini bekliyordu.Entre-temps, César attendit des renforts de Sicile.
İnisiyatifi 30 Ağustos'ta yeniden ele geçirmişlerdi ama bu arada çok az arazi ele geçirdiler.Le 30 août, les Roumains reprennent finalement l'initiative mais gagnent malgré tout très peu de terrain.
Bu arada Britanya'da en büyük liman ve dok projesi olan "Seaforth Doklar" projesi yapılıp bitirildi.Le Seaforth Dock, à l'époque le plus grand projet de dock de Grande-Bretagne, est également construit.
Bu arada iki dergi çıkardı.Il a fondé deux revues.
Fakat bu arada mucize yaşandı.Mais dans ce cas le miracle est arrivé.
Bu arada American Idol yarışmacısı Haley Reinhart'ın davulculuğunu yaptı.Il devient ensuite le batteur de l'ancienne candidate d'American Idol, Haley Reinhart.
Ancak bu arada yayıncı ölür.Entretemps, l'architecte meurt.
Bu arada, Syaoran Sakura’ya aşık olur ve duygularını açıklamanın bir yolunu bulmaya çalışır.Entre-temps, Shaolan est tombé amoureux de Sakura et tente de lui avouer ses sentiments.
Bu arada Martha, bir Hath ile kaynağı askerlerden önce bulmak için kendi yoluna gider.Pendant ce temps, Martha est en route, avec un Hath, vers la Source.
Bu arada Almanlar Stalingrad Savaşı'nın hazırlıklarını da sürdürmektedirler.Pendant ce temps, les Allemands se préparent aussi à la bataille de Stalingrad.
Bu arada Varşova'da bu albümüyle iki ödül aldı.Cet album a reçu un prix à Varsovie.
Bu arada Rourke, 1986'nın başlarında eroin kullandığı gerekçesiyle gruptan atılır.Andy Rourke est licencié du groupe au début de 1986 en raison de sa consommation d'héroïne.
Bu arada eşini yitirdi.Elle a perdu son mari.
Bu arada diğer gitarist de gruptan ayrıldı.Le second guitariste Devo lui quitte le groupe.
Bu arada Lois Lane kuzeni Chloe’nin ölümünü araştırmak üzere Smallville’e gelmiştir.Lois Lane vient à Smallville pour enquêter sur la mort de Chloé.
Bu arada, Bolşevikler de Ermenistan'da iktidarı ele geçirmişlerdi.Le même jour, les bolcheviks prennent le pouvoir à Erevan.
Bu arada tanınmış bir yazar olmuştu.À cette époque, il était un auteur bien établi.
Bu arada 150 bin kadar Macar yurtdışına kaçtı.Avec plus de 150 000 personnes voyageant à l'étranger.
İş yaşamına öğretmen olarak başladı, ancak bu arada gitar çalışmalarını da sürdürdü.Il a poursuivi une carrière d'enseignant, mais a continué à pratiquer la guitare.
Bu arada Şanghay'dan Nanjing'e ilerleyen Japon ordusunun yaptığı katliamların haberleri gelmektedir.De nombreuses atrocités ont été rapportées lorsque l'armée japonaise marchait de Shanghai à Nankin.
Bu arada, telefından GPS sinyalini alan John, izi sürerek Sherlock'u bulur.Pendant ce temps, John a tracé le signal GPS du téléphone de la victime et suivi Sherlock.
Bu arada Gent yaralanır.Finalement, Gunn est blessé.
Bu arada karşılaşılan bütün evler de ateşe verilip yakıldı.Puis leur maison et leur grange furent détruites par le feu.
Bu arada "Godot'u İzlerken"i yazdı.Il en parle dans En attendant Godot.
Bu arada kadın tarafından fark edilir.C'est alors que la femme apparaît.
Bu arada Mikerinos Piramidi'ne büyük zararlar verdi.Il parvint cependant à endommager la pyramide de Mykérinos.
Bu arada Doctor ile karşılaşır.Le docteur le rejoint.
Bu arada dünyada da garip şeyler olmaya başlamıştır.Un jour, néanmoins, il commence à se passer des choses étranges.
Bu arada günün yarısı elektrik vardır diğer yarısında yoktur.La moitié de la ville est privée d’électricité.
Bu arada Nuffield, kendi bu aşamada kendi tasarımı olan A13 üzerinde çalışmaya kadar verdi.Nuffield préféra travailler sur sa propre version de l'A13.
Bu arada ailenin kimliğini değiştirmişlerdir.C'est alors qu'ils décident de changer l'identité du groupe.
Bu arada Jack, Hurley'in hastanesinden çağırılmaktadır.Jack, contacté par le médecin de Hurley, rend visite à celui-ci.
Bu arada Hürmüz Hanım’la evlendi.J'ai épousé ma putain hier.
Bu arada karşılarında Carrie'yi görürler.Pour les articles homonymes, voir Carrie.
Bu arada Andrei'in treni istasyondan ayrılmıştır.Hélas, entre-temps, le train a quitté la gare.
Bu arada yazı yazmaya da başlamıştı.Parallèlement, il a commencé à écrire.
Bu arada aşağı şehirde bir yangın başladı ve hızla yayıldı.Mais un incendie se déclenche et se propage rapidement dans la prison.
Bu arada Pepsi reklamlarıyla ekranlarda boy gösterdi.Dans une publicité pour Pepsi.
Bu arada, Doktor çukurdan aşağı inmeye karar verir.Ce dernier décide alors de se rendre à la caverne.

İlgili Sayfalar