Ana içeriğe geç
Sözlük

bu açıdan ile cümle

bu açıdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hükümet ile görüşmeler sürüyor; bu açıdan bir çıkış yolu bulunacağını umuyorum.Dialogue with the government is ongoing and I hope that we will reach some solution.
Bu açıdan bakıldığında, polisin daha başarılı olduğu söylenebilir.In this regard, the police have been more successful.
Ekonomist, "Bu açıdan daha fazla mali kemer sıkma tedbirleri bekliyorum." dedi."I expect more fiscal tightening in this regard," he said.
Bu açıdan, tek taraflı bir bakışın yararı olmaz."A one-sided view does not help in this regard."
Bu açıdan, doktrini evrenseldir.As such, its doctrine is universal.
Macaristan bu açıdan başarılı bir model sunuyor.Hungary offers a successful model in this regard.
Ve bu açıdan hepimizin birbirinden özür dilemesi gerekmektedir," şeklinde konuştu.And in that sense, we all need to apologise to each other."
Gelenekleri ve folkloru ile meşhur bölgede, özellikle kış mevsimi bu açıdan oldukça zengin geçiyor.In a region known for its customs and folklore, the winter season is especially rich.
Tüm mevsimler içinde bu açıdan en zengin olanı ise kış.Of all seasons, winter is particularly rich in this regard.
Bu açıdan, sağlık alanında belirsiz bir fark var.In this regard, healthcare holds a dubious distinction.
Rauf Mutluay’ın tanımı bu açıdan önemlidir: "...Rauf Mutluay's definition is important in this respect: "...
Bu açıdan DKIM, uçtan uca dijital imzalardan farklıdır.In that respect, DKIM differs from end-to-end digital signatures.
Meziolingual tüberkülün keskinliği bu açıdan bakıldığında dikkate değerdir.The sharpness of the mesiolingual cusp can also be noted from this view.
Bu açıdan organolityum reaktiflerine benzerler.In this aspect, they are similar to organolithium reagents.
Ureki'de plajlar çakıl değil kumla kaplıdır. Bu açıdan Karadeniz'e kıyısı olan çoğu plajdan ayrılır.Unlike many areas on the Black Sea, in Ureki beaches are sandy, rather than covered in pebbles.
Bu açıdan küme teorisine bir alternatif ve tamamlayıcıdır.In this respect it is an alternative and complement to set theory.
Bu açıdan en alt düzeyde, temel seçim birimi hiç değişmedi.In this respect at the lowest level, basic election unit, never changed.
Bu açıdan, "Atalanta", oldukça düşünceye dayalı bir çalışma gerektiren bir kitaptır.[1]In this respect, Atalanta is a book that requires a rather contemplative exercise.[2]
Bakara/152) Bu açıdan nefes alınan her anda sürekli Allah'ı zikretmeyi (anmayı/hatırlamayı) hedeflerler.Wenn beide Versöhnung (iṣlāḥ) wollen, wird Gott es zwischen beiden gelingen lassen."
Bu açıdan Osmanlı döneminde de bölgede pek çok ayaklanma yaşanmıştır.Ebenfalls in seiner Zeit kam es zu einigen Unruhen im Land.
Bu açıdan nehir önemli bir role sahiptir.Dabei spielten die Flüsse eine wichtige Rolle.
Bu açıdan yetenekli ve kurnaz olarak nitelendirilirdi.Dazu soll er tugendhaft und intelligent gewesen sein.
Bu açıdan fındık üretimi daha kolaydır.Die Jagd auf Schwarzwild gestaltete sich in dieser Hinsicht einfacher.
Bu açıdan Avrupa’da da az bulunan örneklerden biridir.Heute ist er einer der wenigen noch vorhandenen Exemplare in Europa.
Ayaklanma bu açıdan başarılı oldu.Der Aufstand erschien zunächst erfolgreich.
Bu açıdan film bir bakıma Charles Chaplin'in 1936 tarihli Asri Zamanlar (Modern Times, 1936) filmini andırır.Der Titel der Zeitschrift ist Charlie Chaplins Kinofilm Modern Times (1936) entlehnt.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.Dabei kam es zu keinen ernsthafteren Kampfhandlungen.
Bu açıdan uygulamalı semantiğin bir karşıt özelliği dile getirilmiş olmaktadır.Und entsprechend ist die Anwendung eines Equalizers hier kontraproduktiv.
Politikacılar olaya bu açıdan bakmıyor.Les politiciens ne voient pas les choses sous cet angle.
Bu açıdan fındık üretimi daha kolaydır.Ensuite, la récolte en foin est plus aisée.
Rahibe Angelica bu açıdan harap olmuştur; hemen vesikayı imzalar ve ağlayarak yere yığılır.Sœur Angélique, bouleversée, signe le document et s’écroule en larmes.
Bu açıdan bakıldığında da Jüpiter bir pulsara benzerlik göstermektedir.À cet égard, Jupiter est similaire à un pulsar.
Bu açıdan bir rekor sahibidir.Il détient un record dans cette ligue.
Çevrenin bu açıdan zarar görmesini engellerler.Les pressions de son entourage pour l'en empêcher n'y font rien.
Bu açıdan dünyanın en iyilerinden biri arasında yer almıştır.Il se fait en conséquence une place parmi les 10 meilleurs du monde.
Bu açıdan katılımcı grupların şartlarını göz önüne almaktadır.Le business model doit donc tenir compte des attentes des parties prenantes.
Bu açıdan da sekülarizmle sıkı bir ilişkisi vardır.Il existe ainsi une forte connotation sexuelle avec celui-ci.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.Au cours de cette approche, aucune confrontation sérieuse n’est signalée.
Bu açıdan yapmış olduğu görevin önemi daha büyüktür.Son travail dans ce domaine fut encore plus important.
Bu açıdan "Amcam", Chaplin'in Asri Zamanlar'ını (Modern Times) andırır.Les Temps modernes est néanmoins devenu un classique du répertoire de Chaplin,.
Bu açıdan dünya çizgileri olayları tanımlamak için bir araçtır.Cependant, les lignes d'univers sont une manière de représenter le cours des événements.
Bu açıdan Avrupa’da da az bulunan örneklerden biridir.Es uno de los pocos de estas características existentes en España.
Rahibe Angelica bu açıdan harap olmuştur; hemen vesikayı imzalar ve ağlayarak yere yığılır.Sor Angélica, desolada, firma el documento y se desmaya, entre lágrimas.
Bu açıdan bir diğer dar görüştür.Nos da, en definitiva, otro punto de vista.
Bu açıdan film bir bakıma Charles Chaplin'in 1936 tarihli Asri Zamanlar (Modern Times, 1936) filmini andırır.En esta cinta también se hace homenaje a la película Tiempos modernos (1936) de Charles Chaplin.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.In questa battaglia non vi furono grandi scontri.
Bu açıdan uygulamalı matematiğe benzer.Questo metodo è simile alle applicazioni della matematica applicata.
Bu açıdan bakıldığında gerçekten yaşamış birisi olup olmadığını bile sorgulayanlar bulunmaktadır.A questo punto c'è solo da domandarsi chi voleva veramente Moro vivo.
Özellikle Zerdüştlük ve Maniheizme bu açıdan yaklaştı.Irritabilità, villania e scontrosità sono spesso presenti in quest'accezione.
Bu açıdan yetenekli ve kurnaz olarak nitelendirilirdi.Lo ricordano come abile e rapido in campo.
Bu açıdan Fluxus, Dada ile yakından ilişkilendirilebilir.Stivali di Pegaso: Permettono a Link di spostarsi più velocemente.
Bu açıdan akla yatkın görünmektedir.La decisione appare cervellotica.
Bu açıdan süfrajet kavramı, günümüzde yaygın olarak kullanılan önyargılı “feminist” kavramını karşılamaktadır.È una osservazione che dà senso al diffuso ‘trend genealogico’ in atto.
Darreh Deh köyü bu açıdan önemli bir bölgedir.Weybourne Camp era parte vitale di questa zona.
Bu açıdan müeyyidesi manevidir.Questa faccenda della colonizzazione è folle, ad ogni modo.
Bu açıdan DKIM, uçtan uca dijital imzalardan farklıdır.Il discorso interno è qualitativamente diverso da quello esterno.
Bu açıdan köy, ova köyleri arasında yer alır.Душа стремится туда, за эти селения.
Bu açıdan günümüz arkeolojisi bu yığma dolguya çok şey borçludur.Сегодняшний облик Касселя во многом обязан именно этому архитектору.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.После этого сражения практически не было серьёзных столкновений.
Bu açıdan akla yatkın görünmektedir.Конечно, со стороны это может показаться безумием.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod