Ana içeriğe geç
Sözlük

bronz ile cümle

bronz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
1972'de bronz madalya kazandı.In 1972 won hij daarbij de bronzen medaille.
2003 yılında bir bronz madalya elde edilmiştir.In 2004 werd maar één bronzen medaille uitgereikt.
Oylamayı ikinci ve üçüncü sırada bitiren futbolcular ise Gümüş Top ve Bronz Top ödüllerini kazanırlar.De voetballers die als tweede en derde eindigen ontvangen een Zilveren en Bronzen Schoen.
Ovett ise bronz madalyaya razı oldu.Zodoende kwam Blackwood alsnog voor de bronzen medaille in aanmerking.
İlk defa 1931'de bronz döküm versiyonu yapıldı.Het beeld is in 1931 voor het eerst in brons gegoten.
En ilginç buluntular üç adet bronz kaptır.De beroemdste hiervan is het kapiteel met drie leeuwen.
Her iki metal, bronz üretimi için gerekliydi.Beide stoffen zijn geschikt voor de productie van struviet.
1993-Dünya Kupası-Bronz madalya.1993 van de Deense metalband Mercyful Fate.
2010 Kış Olimpiyatları'nda 1500 metre yarışında bronz madalya almıştır.Hij won bij de Olympische Winterspelen 2010 de bronzen medaille op de 1500 meter.
Paris'teki 1924 Yaz Olimpiyatları'nda orta sıklette bronz madalya kazandı.Hij won op de Olympische Zomerspelen 1924 in Parijs brons bij de middelgewichten.
Bronz döküm tekniklerini öğrendi.Het bronsgieten heeft ze in de praktijk geleerd.
1969'da ise bronz madalyada kaldı.In 19,99 liep hij naar een bronzen medaille.
Bronz devri.Bronstijd ca.
Bir altın ve bir bronz madalya elde etmiştir. ^Hij won respectievelijk een gouden en een bronzen medaille.
Her seviyede harcanan zamana göre oyuncuya Altın, Gümüş veya Bronz madalya verilir.Naargelang de behaalde missie doelen krijgt de speler een bronzen, zilveren of gouden medaille.
Bronz madalyayı İsviçreli Roger Federer'i yenerek kazandı.In de eindstrijd versloeg hij de Zwitser Roger Federer.
Bu şehirde tamamladığı Toipilas (İyileşme) isimli tablo ile 1889 Paris Dünya Fuarı'nda bronz madalya kazandı.Met dit schilderij behaalde hij tijdens de Wereldtentoonstelling van 1889 in Parijs een bronzen medaille.
Yapılan araştırmalarda bütün bunları ispatlayan bronz bir para bulunmuştur.Bij dit onderzoek werd een belangrijke bronsschat gevonden.
Bu sebeple kazandıkları bronz madalya, İsviçre takımına geçti.Dit had tot gevolg dat de Noorse bronzen medaille bij het teamspringen overging naar Zwitserland.
Böylece, insanlarda bronz cilt, çocuklara kalıtım yoluyla aktarılmaz.Vandaar dat het niet verstandig is om spaarlampen binnen bereik van kinderen op te hangen.
Ancak daha önce yarı finalde kaybettikleri için bu dereceleri, takıma bronz madalya kazandırmıştı.Omdat er maar drie teams deelnamen, was deze prestatie toch voldoende voor de bronzen medaille.
Daisuke Takahashi'nin kazandığı bronz madalya Japonya'nın erkekler kategorisinde kazandığı ilk madalyadır.Daisuke Takahashi veroverde met de bronzen medaille de eerste Japanse medaille in het mannentoernooi.
"Şahbaz'dan bronz"."Het Bronzen Broekventje".
Bronz veya tunç, bakırın önemli bir alaşımı.Bullion of Purl; een fijne spiraal.
2008-Dünya Ligi-Bronz madalya.1998 Uitvinding van gordijn-airbag.
Hepsi Bronze'a giderler.Wszystkie tropy prowadzą do Bruna.
Ancak, bazı insanlar, genotiplerindeki farklılıklar nedeniyle diğerlerine göre daha kolay bronzlaşır.Jednakże pewni ludzie opalają się łatwiej niż inni, co wynika z odmienności w genotypie.
Değerli metaller ve bronzlar, anıtlardan ve hatta Ayasofya'dan bile söküldü.Cenne metale i brąz zostały zabrane z posągów, a nawet ze świątyni Hagia Sophia.
The End of the Bronz Age (İngilizce).The Bronze Age (ang.).
Heykel bronzdan yapılmıştır.Posąg jest wykonany z brązu.
Ovett ise bronz madalyaya razı oldu.Jelena musiała zadowolić się brązem.
IV. Pedro'nun bronz heykeli meydanın ortasındaki uzun sütunun üzerindedir.Pomnik Pedro IV znajduje się na środku placu.
Bronz ve Granitten yapılmıştır.Zbudowane z granitów i granodiorytów.
Bronz madalyayı İsviçreli Roger Federer'i yenerek kazandı.Mecz o tytuł przegrał ze Szwajcarem Rogerem Federerem.
Romalılar para birimi olarak ağırlığı değişen bronz kalıplar kullanırlardı.Bankierzy jednak nadal użyczali pieniędzy koronowanym głowom.
"Şahbaz'dan bronz".Rondo dla Profesora. .
Ödülü kazanan kişi 10 bin dolar, bir diploma ve bronz heykelciğin sahibi olur.Nagrodę wysokości 10 tysięcy dolarów otrzymuje pisarz lub pisarka dowolnej narodowości.
Geç bronz veya erken demir çağına uzanır.Wstępnie datowane na okres epoki brązu i wczesną epokę żelaza.
Takım kata yarışmalarında ise takım arkadaşlarıyla beraber bronz madalyanın sahibi oldu.Podczas zawodów drużynowych zdobył wraz z kolegami złoty medal.
2000 yılında Finlandiya'nın Tampere kentindeki Avrupa Şampiyonası'nda bu defa bronz madalya kazandı.W 2000 roku podczas mistrzostw europy w Tampere zdobył brązowy medal.
Kazananlara bronz bir madalya, sertifika ve para hediye edilmektedir.Laureaci otrzymują srebrny medal, certyfikat oraz pieniądze.
Bu madalyalar üç gümüş ve beş bronz madalyayı kapsamaktadır.Dodatek oferuje również dziesięć brązowych oraz jedno srebrne trofeum.
On cephesi binanın bir hatıra Bronz plaka olduğunu ortaya çıkardı Ekim 26, 2006.Na fasadzie domu, w którym mieszkał 26 października 2006 roku została odsłonięta pamiątkowa płyta z brązu.
Tekvando mücadelelerinde iki bronz madalya verildi.W boksie w każdej z konkurencji przyznawano dwa brązowe medale.
Bronz yılan (restorasyondan önce) .Јагодина), wcześniej Jagodna (serb.
Üçüncülük maçında İtalya'yı mağlup eden üçlü, bronz madalya kazandı. ^ "Elif Altınkaynak". sports-reference.Opoka, Czy wiesz, że we Włoszech rozdano nagrody "Cuore Amico" czyli misyjne Noble? opr.
2003 yılında bir bronz madalya elde edilmiştir.W 2003 zdobyła brązowy medal.
Kış Olimpiyatları'nda iki altın (2006, 2010) ve bir bronz madalya (2002) elde etmiştir.Na mistrzostwach Europy zdobyła dwa złote medale (2006, 2010) oraz jeden brązowy.
Klıkov'un bronz heykelleri Sosyalist Realizm'in kurallarına uymuyordu.Od proletkultu do realizmu socjalistycznego.
Her iki metal, bronz üretimi için gerekliydi.Båda metaller var huvudsakliga ingredienser för att tillverka brons.
2004-Atina Olimpiyat Oyunları-Bronz madalya.Olympiska spelen Bronsmedalj: 2004.
Dördüncü sırayı alan Bruce Biddle (NZL)'ın teste girmemiş olmaması sebebiyle bronz madalya verilmedi.Fjärdeplacerade Bruce Biddle (NZL) fick inte bronset då han också testades positivt.
Günümüzde bu dönemi özetleyen bir bronz heykel Altunizade'de bulunmaktadır.Från denna period finns en enda megalitgrav i Østfold.
Oylamayı ikinci ve üçüncü sırada bitiren futbolcular ise Gümüş Top ve Bronz Top ödüllerini kazanırlar.De spelare som får näst mest och tredje mest antal röster får utmärkelser Silverbollen och Bronsbollen.
Bu mezarlarda, daha sonra benzerleri demirden yapılacak bronz alet ve silahlar bulunmuştur.Under utgrävningarna har man funnit utsmyckade vapen och redskap av brons som järn.
Koçları Larry Brown sayesinde bronz madalya aldılar.Han körde hästen Mara Bourbon.
İlk buluntular içerisinde bronzdan yapılan evcil hayvan motifleri de tespit edilmiştir.Djurs beteenden beror även på deras inre motivation.
Norveçli Therese Johaug ise bronz madalyanın sahibi olmuştur.Guldmedaljör blev Therese Johaug, Norge.
79) 1503 - Agnolo Bronzino, İtalyan ressam (ö.1503 – Agnolo Bronzino, italiensk målare.
Finalde bronz madalya kazandılar.Totalt vann de en bronsmedalj.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod