İlk olarak bronz ve gümüş madeni paralar basılmıştır.Det var framför allt guld och silver som bröts.
Augustus'tan beri ilk defa senatonun kendi bronz sikkelerini bastırmasına izin vermişti.Han gav också senaten rätt att prägla sina egna mynt, för första gången sedan Augustus.
Bir altın ve bir bronz madalya elde etmiştir. ^De erövrade en guldmedalj och en bronsmedalj.
Bronz madalyayı İsviçreli Roger Federer'i yenerek kazandı.У другому колі Долгополов програв швейцарцю Роджеру Федереру.
Quincunx Roma Cumhuriyeti döneminde basılmış bronz bir Antik Roma sikkesidir.Quincunx) бронзова монета, яку карбували у часи Римської республіки.
Geç bronz veya erken demir çağına uzanır.Споруду відносять до часів бронзової або ранньої залізної доби.
En büyük başarıları 1956 Yaz Olimpiyatları'nda bronz madalyanın sahibi olmalarıydı.А найбільшим досягненням Мілева зі збірною стали бронзові медалі на літніх Олімпійських іграх 1956 року.
O da Bronze'a gider.Вирішує залишитись в БРСР.
Bronz alaşım bronz'un rengini almış metalik bir kahverengi renktir.Навершя древка являє собою металевий конус бронзового кольору.
Gümüş madalyayı Kanada, bronz madalyayı Meksika aldı.На Кубку Канади, він здобув срібну медаль.
Tekvando mücadelelerinde iki bronz madalya verildi.Раніше тенісистам вручали дві бронзові медалі.
Bazılarının taşınabilir, üzerinde ateş yakılabilen bronz ocakları vardı.Могли мати декілька приміщень, опалювалися вогнищами.
Celski ayrıca Dünya şampiyonasında 2 altın, 1 gümüş, ve 2 bronz madalya kazanmıştır.Крім того вона виграла на чемпіонатах світу ще 2 срібла і 2 бронзи.
Etiyopya Rio'dan 8 madalya (1 altın, 2 gümüş ve 5 bronz) ile ayrıldı.Також Наталя здобула 8 індивідуальних нагород (дві золоті, п'ять срібних та одну бронзову).
Bronz renk arka plana sahip turnuvalar, üçüncülüğü gösterir.Бронзовий колір фону означає третє місце.
Tom nerede bronzlaştı?Де Том так засмаг?
1875 yılında, William Penn'in devasa bronz heykeline taç takmak için açılan yarışmaya katıldı.V roce 1875 vyhrál soutěž na obrovskou bronzovou sochu Williama Penna, která měla korunovat věž.
Ailesi Chicago'ya yakın olan Bronzeville'de yaşadı.Rodina žila na chicagském předměstí Bronzeville.
Örnek olarak Grek Hoplitleri her bacağı için bronz dizçekler kullanmıştır.Řečtí těžkooděnci (hoplité) nosili bronzové holenice na obou nohách.
Kış uykusuna gireceği zaman rengi bronz-kahverengi olur.S příchodem zimy se listy barví do bronzová.
2007-Dünya Kupası-Bronz madalya.2007 - Bronzová medaile na MS.
Ancak, bazı insanlar, genotiplerindeki farklılıklar nedeniyle diğerlerine göre daha kolay bronzlaşır.Řada jiných by však po biologických zbraních sáhnout právě proto, aby nad jinými vynikla.
Takımı bronz madalya kazandı ancak kendisi dizinden sakatlandı.S týmem získali bronzové medaile, bodově se však neprosadil.
1964 Kış Olimpiyatlarında Kanada'yı temsil etti ve bronz madalya aldı.Kanadu reprezentoval na Zimních olympijských hrách 1968 v Grenoblu, kde získal bronzovou medaili.
Anıt, Kral'ın bronz bir heykelidir.Výjimečný nález představuje bronzová dýka.
O da Bronze'a gider.ZŠ Újezd u Brna .
Elbette olimpiyatlardaki gibi altın - gümüş - bronz sıralaması kastedilmiştir.Kromě toho je stříbrným a bronzovým olympijským medailistou.
Kış Olimpiyatları'nda iki altın (2006, 2010) ve bir bronz madalya (2002) elde etmiştir.Z následujících zimních olympijských her přivezla dvě medaile - zlatou (2002) a stříbrnou (2006).
Silisyum, alüminyum ve kalay bronzda en fazla bulunan elementlerdir.Stříbro, indium a olovo mají ve větším množství podobný účinek.
Model iki renkte mevcuttur - siyah ve bronz.Vyskytuje se ve dvou barevných formách – světlé a tmavé.
Tarihi, Bronz Çağı'na dayanan kent, kabartmalarıyla tarihi bir değer taşımaktadır.Dnešní využití Bratislavského hradu důstojně navazuje na jeho historický odkaz.
Fransa Londra'dan toplam 34 madalyayla (11 altın, 11 gümüş ve 12 bronz) ayrıldı.Celkem bylo uděleno 37 medailí (12 zlatých, 13 stříbrných, 12 bronzových).
Bronz Çağı boyunca bu şekilde meteorik demirden işlenmiş demir ürünlerin kullanımı artmıştır.V tomto období byly bronzové výrobky dražší než výrobky ze železa.
Bronz-Asse’lerin basımları devam etmiştir.Odchyt ibisů-uprchlíků pokračuje.
Demirden, bronzdan ya da bakırdan yapılmış kaplar, önceden kullanılan kil kapların yerini almaya başladı.Kotlíky vyrobené z železa, bronzu nebo mědi se začaly používat místo keramických díky jednoduchosti použití.
Eflak'ta ilk gümüş ve bronz para ise 1365'te darbedilmiştir.Primele monede de argint și bronz au fost bătute în Valahia în 1365.
Ancak, bazı insanlar, genotiplerindeki farklılıklar nedeniyle diğerlerine göre daha kolay bronzlaşır.Cu toate acestea, unii oameni se bronzează mai ușor decât alții, datorită diferențelor dintre genotipuri.
Not: 2000 yılında bronz madalya kazanan Çin takımının madalyası geri alınmıştır.Notă: Echipa chineză din 2000 a fost deposedată de medalia de bronz.
Daha sonra gümüş madalya ve son olarak da bronz madalya sayıları göz önünde bulundurulmaktadır.Apoi se ia în considerare numărul de medalii de argint și apoi numărul de medalii de bronz.
Cins: Henicophaps - Bronz kanat kumruları; 2 tür.Johannes Brahms - Două cvintete de violă, Op.
Ülke Sıralaması Kadınlar sıralaması * = Rusya Unified Takımı ismiyle 1992 bronz madalya kazandı.Clasamentul pe medalii (masculin) * Rusia a câștigat competiția din 1992 sub numele de Echipa Unificată.
Erken Bronz IIIA'da (c.În Epoca Bronzului (c.
Tersine Bronz Çağı kültürü ile belirgin bir devamlılık görülmektedir.Se pare că aparține de cultura Unétice din Epoca de Bronz.
İlk kez iki bronz madaya verildi.Pentru prima dată s-a folosit prăjina de bambus.
2011 Copa América'da Bronz MadalyaFebruarie 2013 Declarația carnavalului din Basel
Bronz devri.Bust din bronz.
Bronz Madalya Altın Madalya Bronz Madalya Altın MadalyaAliaj Alamă Bronz Cupru Denar Metal Monedă
Bronz heykel, parçalar halinde kırıldı.Statuia de bronz a fost spartă în bucăți.
Heykel bronzdan yapılmıştır.A szobor bronzból készült.
Fransa, Almanya'yı 26-25 mağlup ederek bronz madalyayı elde etti.A bronzmérkőzésen Franciaország 26–25-re győzte le Németországot.
Bir altın ve bir bronz madalya elde etmiştir. ^Egy arany- és egy bronzérmet szerzett.
Turnuvada toplam 5 gol atmıştır ve bronz topu kazanmıştır.A tornán 5 gólt szerzett, amivel bronz cipős lett.
Kanada ve Çin'in Final A'dan diskalifiye edilmesiyle birlikte bronz madalyanın sahibi oldu.Hollandia bronzérmet nyert, miután az A-döntőből Kanadát és Kínát kizárták.
Brezilya ise 2. kez bronz madalya kazandı.Brazília szintén két alkalommal nyerte meg a sorozatot.
Hepsi Bronze'a giderler.Mindenki a boxba hajtott.
İlk makas benzeri alet örneklerine Bronz Çağı'nda rastlanır.Az első fémtűk a bronzkorban jelentek meg.
Bronz madalyayı İsviçreli Roger Federer'i yenerek kazandı.A verseny címvédője a svájci Roger Federer.
1952'de Dünya ve 1953'te Avrupa Şampiyonaları'nda bronz madalya aldı.1952-ben a hamari világbajnokságon és az 1953-as Európa-bajnokságon is bronzérmes volt.
Polislerin Bronz Çağında mevcut oldukları iddia edilmiş.A község már a bronzkorszakban létezett.
Ayrıca dünya şampiyonalarında üç kez de bronz madalya kazanmıştır.Emellett az Európa-bajnokságokon háromszor szerzett bronzérmet.