Avrupa Şampiyonasında ise Škantár, toplam 13 madalya (7 altın, 1 gümüş ve 5 bronz) kazandı.До этого на 7 проведенных чемпионатах мира, она завоевала 7 наград (5 золотых, 1 серебряную и 1 бронзовую).
Bu sebeple kazandıkları bronz madalya, İsviçre takımına geçti.Бронзовая медаль перешла к команде Швейцарии.
İkinci ve üçüncü bitiren takımlara sırasıyla gümüş ve bronz madalyalar verilir.Хоккеистам команд, занявших второе и третье места вручались серебряные и бронзовые жетоны.
Geç bronz veya erken demir çağına uzanır.Датируются поздним бронзовым и началом железного века.
Martin Luther lathi üzerinde bronzdan bir latih üstü bulunur.Мартин Симпсон признался, что у Холта было несколько банок пива в сумке.
Uruguay basketbol takımı da kendi tarihlerinde ilk olarak bronz madalya kazandı.СКА Ростов-на-Дону впервые в своей истории выиграл бронзовые медали.
Klıkov'un bronz heykelleri Sosyalist Realizm'in kurallarına uymuyordu.Первые книги Стругацких соответствовали требованиям социалистического реализма.
Bronz Çağı buluntusu bir azizin kemikleri, gerçi, özellik belirten ve daha çok özenilmiş kusursuzdur.Найденные реликвии Бронзового века, впрочем, сильно отличают и более искусны.
Bu yarışlar sonucunda altın, gümüş veya bronz madalya alıp puan kazanılıyor.За их выполнение даются бронзовая, серебряная или золотая медаль, в зависимости от результата.
Brezilya ise 2. kez bronz madalya kazandı.Причём оба раза выигрывали там бронзовые медали.
Dünya Şampiyonası'ndaki ikinci bronz madalyasına ise 2009'da ulaştı.В 2009 году на чемпионате мира завоевала вторую бронзовую медаль.
1997 Araştırma Kitabı, Bronz Heykel Döküm Teknikleri.Ер., 1997 Учебник полифонии.
İsrailliler bronz çağında Kenan olarak ortaya çıkar, ancak Kenan tanrıları arasında başlangıçta Yahveh yoktur.Пророчество может быть лишь в народе Израиля, и даже иудеи-прозелиты к этому неспособны.
İkili buna rağmen bir bronz madalya daha almayı başardı.При этом он сумел во второй раз завоевать бронзовую медаль.
Heykel bronzdan yapılmıştır.التمثال مصنوع بالبرونز.
Romalılar para birimi olarak ağırlığı değişen bronz kalıplar kullanırlardı.واستخدم الرومان سبائك البرونز ذات الأوزان المختلفة كعملة.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Moore'un bronz heykellerinin ölçeği de büyüdü.عقب الحرب العالمية الثانية زاد نطاق تماثيل مور البرونزية .
Daha sonra gümüş madalya ve son olarak da bronz madalya sayıları göz önünde bulundurulmaktadır.كما تُؤخذ بعين الاعتبار بعد ذلك عدد الميداليات الفضية ثم عدد الميداليات البرونزية.
Bu heykelin çeşitli bronz versiyonları bulunur.ويوجد لهذا التمثال العديد من النسخ البرونزية .
Bronz madalya 1998 - 01 !ميدالية برونزية 2008، 01 !
2005 Aralık ayında hırsızlar Henry Moore Vakfı'nın bahçesine girerek bir bronz heykel çaldı.في شهر ديسمبر لعام 2005 دخل اللصوص إلى حديقة وقْف هنري مور وسرقوا تمثالاً برونزياً .
Yarıfinalin iki kaybedeni bronz madalya maçına çıktı.وكانت تُعطى الميدالية البرونزية لكلا الخاسرين في نصف النهائي.
(Bu) sözün doğruluğunu değiştiren ölür” yazılı bronz bir balta başıdır.وتلد منة رضيعا سمّي "يحي" وتموت سليمة ماسكة المولود صائحة "يحي خذ الكتاب بقوّة".
Anıt, Kral'ın bronz bir heykelidir.الصورة المعاصرة لريتشارد هي صورة الملك الفارس.
Bronz devri.معاهدة برن.
Kaidenin üç cephesine bronz madalyon şeklinde yazıtlar monte edilmiştir.ويظهر شعار الجمهورية في منتصف الورقة مكرر 3 مرات.
2005 - Akdeniz Oyunları-Bronz madalya.2005: لبنان - مهرجان ذوق مكايل.
2015-Dünya Ligi-Bronz madalya.بيروت2012 جحيم الراهب.
Değerli metaller ve bronzlar, anıtlardan ve hatta Ayasofya'dan bile söküldü.Metais preciosos e bronze foram retirados de monumentos e até da Santa Sofia.
Sütunun tabanında her biri 3metre uzunluğunda 8 bronz asker vardır.Na base da coluna estão 8 soldados de bronze, cada um com 3 m de altura.
1976 Montreal Olimpiyatları'nda ise 8369 puanla bronz madalya kazandı.Nos Jogos seguintes, Montreal 1976, ficou com a medalha de bronze com 8369 pontos.
Bronz ve Granitten yapılmıştır.É feito de granito e bronze.
Bronz madalyayı, Arjantin'i 96-81 yenen ABD kazandı.A medalha de bronze foi ganha pelos Estados Unidos, que derrotaram a Argentina por 96 a 81.
Bronz yılan (restorasyondan önce) .A serpente de bronze (antes da última restauração).
Taekwondo mücadelelerinde iki bronz madalya verildi.Foram distribuídas duas medalhas de bronze em todas as competições do taekwondo.
Ertesi yıl, 1989 Dünya Şampiyonasında bronz madalya başarısı göstermiştir.No ano seguinte, conquistou uma medalha de bronze no Campeonato Mundial de 1989.
Sütun her biri ince bir bronz halka ile ayrılmış üç fildişi bölümden oluşur.A coluna consiste em três grandes seções de marfim, cada uma separada por um anel de bronze fino.
Şu anki WBC dünya ağır siklet şampiyonu ve 2008 Yaz Olimpiyatları bronz madalya sahibi.Māris Strombergs é o campeão do Mundial UCI BMX e medalhista de ouro nos Jogos Olímpicos de Verão de 2008.
Bronz Çağ döneminde Uruk olarak adlandırılmıştır.O Período se refere à idade do Bronze.
İkisi Bronze'a, Efendi'yi öldürmeye giderler.Ambos então vão procurar o Sr. Lundie.
Hepsi Bronze'a giderler.Os dois ficaram com o bronze.
Aynı hafta sanatçının ellerinin bronz dökümü Wembley Arena'nın "Ün Meydanı"na eklendi.Durante a mesma semana, um elenco de bronze das mãos foi adicionado em Wembley Arena, na Calçada da Fama.
Ödülün kendisi Yunan mitolojisinde müziğin ilham perisi olan Euterpe'nin bronz bir heykelidir.O prémio em si é uma escultura em bronze de Euterpe - a musa grega da música.
Kazananlara bronz bir madalya, sertifika ve para hediye edilmektedir.Os laureados recebem uma medalha de bronze, um certificado e uma quantia em dinheiro.
Bronz devri.Serra em bronze.
Oscar Swahn 1908 Yaz Olimpiyatları'nda atıcılıkta iki altın madalya ve bir adet bronz madalya kazandı.Nos Jogos Olímpicos de Verão de 1908, em Londres, Swahn conquistou duas medalhas de ouro.
En ilginç buluntular üç adet bronz kaptır.Estes são três, de bronze.
Ve Puşkin'in son uzun şiiri Bronz Süvari ile adı duyuruldu.Eles ficaram famosos por Pushkin em seu último longo poema, O Cavaleiro de Bronze.
Bronz madalyaya sahiptir.Possui um Bronzor.
Bazılarının taşınabilir, üzerinde ateş yakılabilen bronz ocakları vardı.Alguns possuíam pequenos fogões móveis de bronze, onde o fogo podia ser aceso para cozinhar.
Bu olaylar sonucunda Bronz Çağı sona ermiş, Demir Çağı başlamıştır.Termina a Idade do Bronze e começa a Idade do Ferro.
Böylece, insanlarda bronz cilt, çocuklara kalıtım yoluyla aktarılmaz.Em termos de insatisfação sexual, os brasileiros não ficam longe.
2007-Dünya Kupası-Bronz madalya.Medalhista de bronze no Mundial de Pequim em 2007.
Bu sikkeler küçük değerlerde idiler ve bronz ve gümüşten oluşmaktaydılar.Era restrito às moedas de baixa denominação de bronze e prata.
Bronz madalya iki Yunan halterci arasında paylaşıldı.As duas medalhas de bronze ficaram com Cabo Verde.
Ayrıca, eski düğmelere Bronz Çağı'nda rastlanmıştır.Encontram-se também vestígios da Idade do Bronze.
Hébrard tarafından başarılı bir şekilde promosyonu yapılan ve sergilenen birçok bronz heykel üretmiştir.Hij produceerde een aantal bronzen beelden die met succes door Hébrard gepromoot en tentoongesteld werden.
(Bu) sözün doğruluğunu değiştiren ölür” yazılı bronz bir balta başıdır.Wil schreef een schrijnend boek (Geluk is een toegift) over het sterven.
Hepsi Bronze'a giderler.Ze behoren allemaal tot het Brabants.
Bronz ve demir'in bu dönem içinde aynı anda kullanılmaya başlandığı görülmektedir.Gedurende deze periode werden brons en ijzer naast elkaar gebruikt.