Ana içeriğe geç
Sözlük

bozulmaya ile cümle

bozulmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.I wystawił je na wieki wieczne; założył im kres, którego nie przestępują.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Ja hän asetti ne olemaan aina ja iankaikkisesti, hän antoi niille lain, josta ne eivät poikkea.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.저가 또 그것들을 영영히 세우시고 폐치 못할 명을 정하셨도다
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.le -a întărit pe veci de veci; le -a dat legi, şi nu le va călca.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Li ha stabiliti per sempre, ha posto una legge che non passa
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Ngài lập cho vững các vật ấy đến đời đời vô cùng; Cũng đã định mạng, sẽ không có ai vi phạm mạng ấy.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Ngài lập cho vững các vật ấy đến đời_đời vô_cùng ; Cũng đã định mạng , sẽ không có ai vi_phạm mạng ấy .
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Och han gav dem deras plats för alltid och för evigt; han gav dem en lag, och ingen överträder den.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.og han satte dem på deres sted for all tid, for evig; han gav en lov som ingen av dem overskrider.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Örök idõre állította fel õket; törvényt szabott és nem tér el attól.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Também ele os estabeleceu para todo sempre; e lhes fixou um limite que nenhum deles ultrapassará.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.και εστερεωσεν αυτα εις τον αιωνα και εις τον αιωνα εθεσε διαταγμα, το οποιον δεν θελει παρελθει.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.И утвърди го от века и до века, Като издаде постановление, което няма да премине.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.поставил их на веки и веки; дал устав, который не прейдет.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.ויעמידם לעד לעולם חק נתן ולא יעבור׃
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.‎وثبتها الى الدهر والابد. وضع لها حدا فلن تتعداه
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.他 將 這 些 立 定 、 直 到 永 永 遠 遠 . 他 定 了 命 、 不 能 廢 去 。 〔 廢 去 或 作 越 過
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.他 將這 些 立定 、 直 到 永永遠遠 . 他 定了命 、 不 能 廢去 。 〔 廢 去 或 作 越過
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.A maquinaria está a deteriorar-se novamente em relação ao que era, está a ir abaixo.
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.Daar verslechtert de machinerie.
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.En donde otra vez la maquinaria se está deteriorando a partir de maquinaria competente, está yendo al sur.
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.Ici encore une fois la machine se détériore. Cette fois d'une machinerie compétente, elle se dégrade.
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.În acest caz, mașinăria se deteriorează de la componentele care merg în jos.
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.Kiedy to nasza maszyneria zaczyna się pogarszać w stosunku do kompetencji, które mieliśmy.
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.이젠, 기제가 훌륭한 상태에서 악화되는 경우입니다. 내려가는 것이지요.
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.Ở đó bộ máy đang thoái hóa từ trạng thái đầy năng lực, nó bắt đầu xuống dốc.
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.Quando la macchina si sta deteriorando, ora da meccanismo efficiente, se ne sta andando.
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.Wo sich der Mechanismus wieder verschlechtert vom kompetenten Mechanismus. Es geht bergab.
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.Где теперь механизм ухудшается от дееспособного механизма, он двигается к нулю.
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.При което съоръженията също се разграждат - от компетентни съоръжения вървят към разпад.
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.Тепер, в цьому випадку, машинерія деградує від дієздатного стану в напрямку погіршення.
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.בזיקנה המנגנונים מתנוונים, ממנגנונים תקינים הם הופכים לפגומים.
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.حيث تكون الآلة معرّضة مرة أخرى للتدهور الآلات المختصة ، موجودة نحو الجنوب.
Bu kez mekanizma, becerikli bir mekanizmadan bozulmaya doğru gidiyor, düşüş gösteriyor.有能な機構は悪化の一途を辿ります 脳内ではノイズが増加していっています
Düzenin hep bozulmaya eğilim gösterdiği şeklindeki ebedi gerçeğin tasviri질서는 쇠하고 만다는 불변의 진리이지요.
Düzenin hep bozulmaya eğilim gösterdiği şeklindeki ebedi gerçeğin tasviriتُصور الحقيقة الأبدية على أنها ستميل إلى أن تضمحل .
Düzenin hep bozulmaya eğilim gösterdiği şeklindeki ebedi gerçeğin tasviri社会衰退の真理です
Her şey bozulmaya başladı.Alles begann abzustürzen.
Her şey bozulmaya başladı.모든 것이 고장나기 시작했죠.
Her şey bozulmaya başladı.Lassanként leállt minden.
Her şey bozulmaya başladı.Mọi thứ bắt đầu đổ vỡ.
Her şey bozulmaya başladı.Natuurlijk verstopte dit alles en alles ging vervolgens stuk.
Her şey bozulmaya başladı.Todo empezó a romperse.
Her şey bozulmaya başladı.Totul a început să cedeze.
Her şey bozulmaya başladı.Tout a commencé à se casser.
Her şey bozulmaya başladı.Tudo começou a desmoronar-se.
Her şey bozulmaya başladı.Tutto ha iniziato a rompersi.
Her şey bozulmaya başladı.Wszystko zaczęło się psuć.
Her şey bozulmaya başladı.Всичко започна да прави грешки.
Her şey bozulmaya başladı.Система рассыпалась.
Her şey bozulmaya başladı.הכל החל להתקלקל.
Her şey bozulmaya başladı.كل شيء بدأ ينهار.
Her şey bozulmaya başladı.興味深いのは 当時のシステム管理者が
Kolay bozulmayacak, dayanıklı yeni şeyler icat edeceğiz ve üreteceğiz.Vom proiecta, inova și face lucruri noi proiectate să nu se uzeze sau să se strice.
laiklik bu kötü politikaların elinde bozulmaya yüz tutmaktaydı.종교와 국가의 분리.
laiklik bu kötü politikaların elinde bozulmaya yüz tutmaktaydı.la relación entre la iglesia y el estado.
laiklik bu kötü politikaların elinde bozulmaya yüz tutmaktaydı.les rapports entre l'Église et l'État.
laiklik bu kötü politikaların elinde bozulmaya yüz tutmaktaydı.היחסים בין הדת למדינה.
laiklik bu kötü politikaların elinde bozulmaya yüz tutmaktaydı.العلاقة بين الكنيسة والدولة.
laiklik bu kötü politikaların elinde bozulmaya yüz tutmaktaydı.さらには信じがたいような
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod