Bozulmamış bir Hint kültürüne sahip.La culture hindoue y est intacte.
Bozulmamış bir Hint kültürüne sahip.Má nedotčenou hinduistickou kulturu.
Bozulmamış bir Hint kültürüne sahip.Má neporušenú hindskú kultúru.
Bozulmamış bir Hint kültürüne sahip.Ở đây, nền văn hóa Hindu vẫn được bảo toàn nguyên vẹn.
Bozulmamış bir Hint kültürüne sahip.Tem uma cultura Hindu intacta.
Bozulmamış bir Hint kültürüne sahip.Με μια ανέπαφη ινδουιστική κουλτούρα.
Bozulmamış bir Hint kültürüne sahip.Здесь существует нетронутая индийская культура.
Bozulmamış bir Hint kültürüne sahip.Има непокътната хинду култура.
Bozulmamış bir Hint kültürüne sahip.وتتميز بثقافة هندوسية بكر.
Bozulmamış bir Hint kültürüne sahip.私達はそこにいたのです
Bozulmamış olduğunu düşünüyoruz ve broşürlerde de bozulmamış saf ve temiz olarak gösteriliyor.Aún pensamos que son prístinas. Los folletos todavía dicen que siguen intactas.
Bozulmamış olduğunu düşünüyoruz ve broşürlerde de bozulmamış saf ve temiz olarak gösteriliyor.Încă o considerăm o zonă pură. Broșurile încă spun că e o zonă neatinsă.
Bozulmamış olduğunu düşünüyoruz ve broşürlerde de bozulmamış saf ve temiz olarak gösteriliyor.Kita masih berpikir tempat ini masih asli. Brosurnya masih mengatakan tempat ini belum terjamah.
Bozulmamış olduğunu düşünüyoruz ve broşürlerde de bozulmamış saf ve temiz olarak gösteriliyor.원시시대 그대로라고 생각하죠. 여행 브로셔들은 지금도 그곳이 원래 그대로라고 말하죠.
Bozulmamış olduğunu düşünüyoruz ve broşürlerde de bozulmamış saf ve temiz olarak gösteriliyor.La pubblicità parla di territorio vergine.
Bozulmamış olduğunu düşünüyoruz ve broşürlerde de bozulmamış saf ve temiz olarak gösteriliyor.Nadal uważamy je za dziewicze miejsce. Broszury wciąż reklamują ją jako miejsce nietknięte.
Bozulmamış olduğunu düşünüyoruz ve broşürlerde de bozulmamış saf ve temiz olarak gösteriliyor.Nous continuons de penser que c'est un endroit vierge. Les brochures disent toujours qu'il est intact.
Bozulmamış olduğunu düşünüyoruz ve broşürlerde de bozulmamış saf ve temiz olarak gösteriliyor.We zien ze nog steeds als ongerept. De brochures vertellen ons dat ze onaangeraakt zijn.
Bozulmamış olduğunu düşünüyoruz ve broşürlerde de bozulmamış saf ve temiz olarak gösteriliyor.Wir denken immer noch, sie seien ursprünglich. Die Broschüren beschreiben sie immer noch als unberührt.
Bozulmamış olduğunu düşünüyoruz ve broşürlerde de bozulmamış saf ve temiz olarak gösteriliyor.Τα φυλλάδια ακόμα τα διαφημίζουν ως άθικτα.
Bozulmamış olduğunu düşünüyoruz ve broşürlerde de bozulmamış saf ve temiz olarak gösteriliyor.Мы считаем, что они нетронуты. Брошюры ещё говорят, что они нетронуты.
Bozulmamış olduğunu düşünüyoruz ve broşürlerde de bozulmamış saf ve temiz olarak gösteriliyor.Още мислим, че е първобитен. Брошурите още казват, че е недокоснат.
Bozulmamış olduğunu düşünüyoruz ve broşürlerde de bozulmamış saf ve temiz olarak gösteriliyor.אנחנו עדיין חושבים שזה מקום בתולי. בפרסומים עדיין כתוב שלא נגעו בו.
Bozulmamış olduğunu düşünüyoruz ve broşürlerde de bozulmamış saf ve temiz olarak gösteriliyor.ولا نزال نعتقد أنها بكر. لاتزال المطوية تقول أنها غير ممسوسة.
Bozulmamış olduğunu düşünüyoruz ve broşürlerde de bozulmamış saf ve temiz olarak gösteriliyor.旅行案内のパンフレットでは いまだにガラパゴスを 「手つかずの地」 と宣伝します これはどういうことでしょうか
Bozulmamış resim kullanAnvänd oförvrängd bild
Bozulmamış resim kullanBrug udeformeret billed
Bozulmamış resim kullanNiet vervormde afbeelding gebruiken
Bozulmamış resim kullanUnverzerrtes Bild verwenden
Bozulmamış resim kullanUsa immagine non deformata
Bozulmamış resim kullanUsar a imagem não- deformada
Bozulmamış resim kullanUsar la imagen sin deformar
Bozulmamış resim kullanUtiliser une image non déformée
Bozulmamış resim kullanUżyj niezdeformowanego obrazu
Bozulmamış resim kullanΧρήση απαραμόρφωτης εικόνας
Bozulmamış resim kullanВикористати недеформоване зображення
Bozulmamış resim kullanИспользовать недеформированное изображение
Bozulmasına şaşmamalı.Nu e de mirare se rupe în jos.[br]
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.a postavil ich navždy, na veky; vydal zákon, a niktoré neprekročí!
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.A utvrdil je na věčné věky, uložil cíle, z nichž by nevykračovaly.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Él los estableció para siempre, por la eternidad; les puso ley que no será quebrantada
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Er hält sie immer und ewiglich; er ordnet sie, daß sie nicht anders gehen dürfen.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.han gav dem deres plads for evigt, han gav en lov, som de ej overtræder!
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Hij heeft alles vastgesteld voor altijd. Hij gaf aan alles een wetmatigheid, die geen ervan overtreedt.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Ia menentukan tempatnya masing-masing, ketetapan-Nya berlaku untuk selama-lamanya
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Il les a affermis pour toujours et à perpétuité; Il a donné des lois, et il ne les violera point.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.in utrdil jih je za vselej in na veke; dal je zapoved, ki je nihče ne prestopi.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.I wystawił je na wieki wieczne; założył im kres, którego nie przestępują.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Ja hän asetti ne olemaan aina ja iankaikkisesti, hän antoi niille lain, josta ne eivät poikkea.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.저가 또 그것들을 영영히 세우시고 폐치 못할 명을 정하셨도다
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.le -a întărit pe veci de veci; le -a dat legi, şi nu le va călca.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Li ha stabiliti per sempre, ha posto una legge che non passa
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Ngài lập cho vững các vật ấy đến đời đời vô cùng; Cũng đã định mạng, sẽ không có ai vi phạm mạng ấy.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Ngài lập cho vững các vật ấy đến đời_đời vô_cùng ; Cũng đã định mạng , sẽ không có ai vi_phạm mạng ấy .
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Och han gav dem deras plats för alltid och för evigt; han gav dem en lag, och ingen överträder den.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.og han satte dem på deres sted for all tid, for evig; han gav en lov som ingen av dem overskrider.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Örök idõre állította fel õket; törvényt szabott és nem tér el attól.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.Também ele os estabeleceu para todo sempre; e lhes fixou um limite que nenhum deles ultrapassará.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.και εστερεωσεν αυτα εις τον αιωνα και εις τον αιωνα εθεσε διαταγμα, το οποιον δεν θελει παρελθει.
Bozulmayacak bir kural koyarak, Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.И утвърди го от века и до века, Като издаде постановление, което няма да премине.