Ana içeriğe geç
Sözlük

bozukluk ile cümle

bozukluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Devamlı alanlarda ise vücut işleyişinde kalıcı bozukluklar olur.Em normais circunstâncias, diríamos que do funcionamento constante de nosso corpo.
Nitekim Amerikan Psikoloji Derneği ancak 1975 yılında eşcinselliği ruhsal bir bozukluk olarak tanımlamıştır.Em 1975, a Associação Americana de Psicologia adotou o mesmo procedimento.
Sebastian ona replicantlarda çabuk yaşlanmaya neden olan bir genetik bozukluk olduğunu açıklar.Rodney cria uma maneira de exterminar os replicadores de uma vez por todas.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).De grootste problemen zijn doofheid (bij 14%) en cognitieve stoornissen (in 10%).
1980'de kendisine Bipolar bozukluk teşhisi konmuştu.In 1980 verscheen zijn Orbanistisch Manifest.
Kalp ritim bozukluklarına sebep olabilir.Het kan een verlaagde hartslag veroorzaken.
Yegorov onun uzmanlık bozuklukları olmak ile, tıp alanında doktora derecesi almıştır denge duygusu.Jegorov behaalde later zijn doctoraat in de geneeskunde, met als specialiteit evenwichtsgevoel.
Sinüs taşikardisi, kalbin dakikada 100'den çok atmasıyla nitelendirilen bir bozukluktur.Een tachycardie is een hartritme waarbij het hart klopt met een frequentie van meer dan 100 slagen per minuut.
Tıpta; yara iyileştirmede ve göz bozukluklarını tedavide kullanılır.Ze wassen hem en verzorgen zijn schouderwond.
Donohue sendromu (diğer adıyla Leprechaunizm) aşırı derecede nadir ve şiddetli bir genetik bozukluktur.Het syndroom van Donohue of leprechaunisme is een zeer zeldzame en ernstige genetische aandoening.
Bipolar Bozukluk bazı kişilerde mevsimsel bir dalgalanma gösterir.Het verschijnen van lammetjes in de weide is voor veel mensen een teken dat het lente is.
Obsesyon Obsesif kompulsif bozuklukObsessieve-compulsieve stoornis Obsessieve-compulsieve persoonlijkheidsstoornis
Bağışıklık sistemindeki bozukluklar hastalıklara neden olabilir.Zaburzenia w systemie odpornościowym mogą wywoływać choroby.
Hastalıkla ilişkili genetik bozukluklar 1997 yılında gösterilebilmiştir.Relacje genetyczne zostały opisane w 2001 roku.
Bütün bu bozuklukların şeriate aykırı hareketlerin sonucu olduğunu söyler.Bartek: To całe zamieszanie jest winą parowozów!
Bazen şuur bozuklukları ve havale görülebilir.Czasami mogą być podługowate i całobrzegie.
Özne-yüklem uyumsuzluğu, dil bilgisiaçısından bozukluklara neden olur.Niekompletne poznanie własnego języka sprawia kłopoty podczas nauki języków obcych.
Düşünce bozuklukları Psikiyatrinin temel problemlerinden biridir.Wyparcie jest jednym z podstawowych pojęć psychoanalizy.
"Yeme Bozukluklarında Beslenme".Nie wchłania się z przewodu pokarmowego.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).De huvudsakliga problemen är dövhet (hos 14 %) och kognitiv nedsättning (hos 10 %).
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Om ingen behandling sker uppkommer fysiska vanställningar i 10 % av fallen.
Bu bozukluk çoğunlukla üçüncü trimestre’de meydana gelir ve zamanla daha da kötüleşir.Ofta är smärtan värst på tredje dagen för att därefter vända.
Öncül devirde büyük askeri başarılar ve büyük ekonomik bozukluklar görüldü.Perioden före hade dominerats av stora militära konflikter och ekonomiska framgångar.
Alkoliklerde ruhi bozukluklara da rastlanır.Snedtrippar går även att uppleva av alkohol.
1958 yılında, dış ödemeler dengesindeki bozukluk alınan dış borçları ödenemez hale getirmişti.I augusti 1982 meddelade Mexiko att man inte längre kunde betala räntorna på sin utlandsskuld.
Ancak, spesifik bozukluk bilinmemektedir.Något specifikt motmedel är inte känt.
En sık rastlanan dissosiyatif bozukluktur.Det första och vanligaste är det frivilliga försvinnandet.
Bazı antiepileptik ilaçlar ve antipsikotikler de bipolar bozukluk tedavisi için kullanılmaktadır.De två senare är antiepileptika som också är effektiva för bipolär sjukdom.
Bazen şuur bozuklukları ve havale görülebilir.Ibland kan slemmiga flytningar ses.
Kitabın Üçüncü cildi anksiyete bozukluklarını içerir, dördüncü cilt ise duygudurum bozukluklarını kapsar.Polisen hittar till slut tre av det första offrets avklippta fingrar, men var finns det fjärde fingret?
2008'in ilk dokuz ayı boyunca neredeyse 7.000 kişi bozukluktan dolayı öldü.En mer realistisk bedömning är att 8 000 dog under de första veckorna efter katastrofen.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).Основними проблемами є приглухуватість (у 14 %) та когнітивні розлади (у 10 %)..
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Якщо лікування не проводити, у 10 % випадків наслідком є фізична деформація тіла хворого.
Şizofreni Kişilik bozukluğu DSM IV tanı kriterleri DSM IV Ruhsal BozukluklarМКХ Список хвороб DSM IV DSM V Список причин смерті
Bipolar Bozukluk bazı kişilerde mevsimsel bir dalgalanma gösterir.На веломарафонах люди мають можливість познайомитися з однодумцями.
Nötropeni, konjenital (kalıtsal bozukluk) olabileceği gibi çeşitli sebeplerden de ortaya çıkabilir.Це може прояснити деякі випадки самопожертви заради групи (альтруїзм).
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).Hlavními problémy jsou hluchota (ve 14 % případů) a poruchy kognitivních funkcí (v 10 % případů).
Puberfoni genel olarak erkeklerde görülen bir ses bozukluktur.Puberphonie je nemocí hlasu, která postihuje zejména muže.
En sık rastlanan dissosiyatif bozukluktur.Často je jediným řešením osobní bankrot.
Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, Beşinci Baskı.Matriční záznam o narození a křtu Die Presse, 5.
Bu nedenle bu bozukluklar hakkında genel bir yargıya ulaşmakta güçlükler yaşanmaktadır.Není tedy divu, že u nich dochází k pořádným průšvihům.
Disleksi, en sık rastlanan öğrenme bozukluklarından biridir.Dyspraxie patří mezi specifické poruchy učení.
Bu yeni dal konuşma terapisi alanında, konuşma bozukluklarını tedavi etmek için kullanılmaya başlanmıştır.V epizodě Takoví jsme se narodili, začíná s léčbou své obsedantně kompulzivní poruchy.
Bu bozukluk çoğunlukla üçüncü trimestre’de meydana gelir ve zamanla daha da kötüleşir.Tulburarea apare în general în al treilea trimestru al sarcinii și se înrăutățește cu timpul.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).Problemele principale sunt reprezentate de surditate (14%) și tulburare cognitivă (10%).
Disleksi, en sık rastlanan öğrenme bozukluklarından biridir.Dislexia este cea mai frecventă tulburare de învățare.
Obsesyon Obsesif kompulsif bozuklukFobie Tulburare obsesiv-compulsivă
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Fără tratament, malformațiile fizice apar în 10% din cazuri.
Dolayısıyla bağışıklık sistemi bozuklukları ile otizm arasındaki ilişki net değildir ve tartışma konusudur.Cu toate acestea, relația dintre nivelul de expunere la radiații și efectul acesteia este încă discutabilă.
Aripiprazol öncelikle şizofreni veya bipolar bozukluk tedavisinde kullanılır.Quetiapina este utilizată în principal pentru a trata schizofrenia sau tulburarea bipolară.
Panik atakla panik bozukluk aynı değildir.Efectele unui atac de panică variază.
Dünün ahlak bozuklukları yarının adetleridir.Viciile de ieri sunt obiceiurile de mâine.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).A fő panaszok a siketség (14%) és az értelmi fogyatékosság (10%).
Günümüzde yaklaşık 4.000 genetik bozukluk bilinmekte ve her gün yenisi ortaya çıkarılmaktadır.Napjainkban kb. 4000 genetikai betegséget ismerünk, de folyamatosan fedeznek fel újakat.
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Kezelés nélkül az esetek 10%-ában testi deformációk alakulhatnak ki.
Nitekim hastalıklar, yaralanmalar ve genetik bozukluklar vücut simetrisini bozabilir.Ugyanis betegségek, sérülések, genetikai rendellenességek általában rontják a test szimmetriáját.
Amaç bir neden'in bozukluk mu ya da problem mi olduğunu belirler.Felmerül a kérdés, ez az ok már abszolút-e vagy esetleges?
Bazı hastalarda sindirim bozukluklarına neden olmuştur.Néhány betegnél gyomorpanaszokat, hányást okozott a szer.
Habsburg Hanedanı'nda kalıtsal bir bozukluk vardı.Tragédiák a Habsburg-házban.
Daha az bağırsak bozuklukları olmasına yardım eder.Kevesebb napelemmel működött volna.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod