Bana bu on dolarlık banknot için biraz bozukluk verebilir misin?Could you give me some change for this ten dollar bill?
Daktilomda bir bozukluk var.Something is wrong with my typewriter.
Solcu komünizm, infantil bir bozukluktur.Left-wing communism is an infantile disorder.
O psikiyatrist yeme bozuklukları konusunda uzmanlaşmış.That psychiatrist specialized in eating disorders.
İşlevsel bir bozukluk bulduk.We found an anomaly.
Dünün ahlak bozuklukları yarının adetleridir.Yesterday's vices are tomorrow's customs.
Onda bipolar bozukluk var.She's bipolar.
Görme bozukluklarının hayal gücünü geliştirme gibi bazı iyi tarafları da vardır.Poor eyesight has some advantages, for example - it develops imagination.
Tom'un herhangi bir ruhsal bozukluk öyküsü yoktur.Tom has no history of any mental disorder.
Tom'a bipolar bozukluk tanısı konuldu.Tom has been diagnosed with bipolar disorder.
Bir psikiyatrik bozukluk için tedavi oldum.I've been treated for a psychiatric disorder.
Tom'un konuşmasının biraz bozuklukları vardı.Tom's speech was slightly slurred.
Tom bozuklukları saydı.Tom counted the coins.
Prader-Willi, aşırı yemek ve öğrenme zorlukları ile ilişkili bir gelişimsel bozukluktur.Prader–Willi is a developmental disorder associated with over-eating and learning difficulties.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).The main problems are deafness (in 14%) and cognitive impairment (in 10%).
Tüberoz skleroz (TSK): TSK genetik bir bozukluktur.Tuberous sclerosis (TSC): TSC is a genetic disorder.
Endokrin bozuklukların çoğu yaşam boyu bakım gerektiren kronik hastalıklardır.Most endocrine disorders are chronic diseases that need lifelong care.
Majör depresif bozukluk, sıkça işsizlik ve yoksulluk ile ilişkilendirilmektedir.Depression is often associated with unemployment and poverty.
1998 yılında, kendisine Bipolar bozukluk tanısı konuldu.In 1998, he was diagnosed with bipolar disorder.
Bu tür hafif dissosiyatif bozukluklar genellikle beraberinde paranormal düşünceyi de getirir.Such subclinical dissociation is usually associated with paranormal thinking.
Genetik bozuklukların araştırması genelde aile çalışmaları ile yapılır.Studies of genetic disorders are often performed by means of family-based studies.
Aşırı el yıkama, yaygın obsesif-kompulsif bozukluk (OKB) belirtisi olarak görülmektedir.Excessive hand washing is commonly seen as a symptom of obsessive-compulsive disorder (OCD).
"Çocukluk Kötü Muamele Erken Yetişkinlik döneminde Kişilik Bozuklukları için Riskini Artırır"."Childhood Maltreatment Increases Risk for Personality Disorders During Early Adulthood".
1980'de kendisine Bipolar bozukluk teşhisi konmuştu.He had been diagnosed with bipolar disorder in 1980.
Aleksitimi ile birliktelik gösteren pek çok psikiyatrik bozukluk vardır.There are many more psychiatric disorders that overlap with alexithymia.
"Ben eşcinselliğin biyolojik bir bozukluk, bir hastalık olduğuna inanıyorum."I believe homosexuality is a biological disorder and this disease needs treatment."
Ancak, spesifik bozukluk bilinmemektedir.However, the specific defects are not known.
Bipolar bozukluk çalışmalarındaki yanlış tanı sıklıkla major depresyon olduğu ortaya çıkmıştır.Studies have found that bipolar disorder has often been misdiagnosed as major depression.
Majör depresif bozukluk, DSM-IV-TR'de mizaç bozuklukları altında sınıflandırılır.Dysthymic disorder was a subsection in the DSM-IV-TR under mood disorders.
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Without treatment, physical deformities occur in 10% of cases.
Aripiprazol öncelikle şizofreni veya bipolar bozukluk tedavisinde kullanılır.Aripiprazole is primarily used for the treatment of schizophrenia or bipolar disorder.
En çok, özellikle çocuklarda görülen ruhsal bozukluklar ile ilgili çalışmaları ile tanınır.He is most well known for his work with mental disorders, especially those in children.
Bütün bu bozuklukların şeriate aykırı hareketlerin sonucu olduğunu söyler.He told that all of these disorders were the result of acting against Sharia.
Bozukluk genetik yatkınlığa bağlı olabilir.The deficiency may be genetic.
Endokrin hastalıkları endokrin sisteme ait bozukluklarıdır.Endocrine diseases are disorders of the endocrine system.
Bipolar bozukluk veya majör depresif bozukluk bağlamında ortaya çıkabilir.It can occur in the context of bipolar disorder or major depressive disorder.
Nitekim hastalıklar, yaralanmalar ve genetik bozukluklar vücut simetrisini bozabilir.Diseases, injuries, and genetic disorders may impair the body's symmetry and the tail.
DSM-IV-TR kişilik bozukluklarının tanı ve tedavisi El Kitabı.Handbook of diagnosis and treatment of DSM-IV-TR personality disorders.
Bazı zamanlarda anormal davranışlarla bozukluk gösterebilir.Over time they may experience renal failure.
Bu bozuklukların bazılarıysa kalıtsaldır ve otozomal çekinik ya da X'e bağlı olarak taşınmaktadır.Many of these disorders are hereditary and are autosomal recessive or X-linked.
Bu bozukluk iki şekilde bulunabilir: agorafobili ya da agorafobisiz.There are two types, one with and one without agoraphobia.
Süreç doğru çalışmadığı zaman örgütsel bozukluklar başlar.During the experiment the equipment begins malfunctioning.
Bazı hastalarda sindirim bozukluklarına neden olmuştur.Some patients are affected with a seizure disorder.
Bundan dolayı da semantik bozukluklar, yanlış anlamalar ya da anlaşmazlıklar ortaya çıkmaktadır.Thus the confusion, falacies, misunderstandings, desillusions.
Komik sinir krizi ve bipolar bozukluk geçirdi.The comic suffered from nervous breakdowns and bipolar disorder.
Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, Beşinci Baskı.Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorder, Fifth Edition.
Performans, yeme bozukluklarını "daha çekici" bir şekilde işleyebileceği konusunda şikayetler aldı.The performance received complaints about "glamorizing" eating disorders.
İnsanlarda da amigdalanın pek çok ruhsal bozuklukla ilişkisi saptanmıştır.The two men established very close spiritual relationship.
Karşılaşılan bozuklukların çoğu üzerine kurulmuş birleşik bir teori daha yararlı olabilir.A combined theory based on multiple deficits may prove to be more useful.
Hemen hemen her zaman kız çocuklarda görülür, bozukluk olan erkek fetüsler nadiren doğar.Furthermore, in rare cases, some girls are born without hymens.
Obsesif kompulsif bozukluk ^Obsessive Compulsive Disorder.
Bunun ardından kendisine bipolar bozukluk teşhisi kondu.Following this he was diagnosed with bipolar disorder.
İnsanda sindirim sistemi bozukluklarına yol açar.Instead, the device causes a disruption in service.
Bozukluk tipik olarak diğer anksiyete bozukluklarından kaynaklanır ve bunlarla ilişkilidir.The disorder typically develops from and is associated with other anxiety disorders.
Bu özellik, lazer uyarmalı bozukluklara karşı düşük meyilliliği garanti eder.This property ensures a low tendency for laser-induced breakdown.
Günümüzde yaklaşık 4.000 genetik bozukluk bilinmekte ve her gün yenisi ortaya çıkarılmaktadır.There are over 6,000 named and unnamed minerals, and about 100 are discovered each year.
Bazı bozukluklar?Some impairment?
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.So what we're looking at is general social disfunction related to inequality.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.It's a disorder that begins much prior to the time that the child is born.
Bu ülkede bazı zihinsel bozukluklar oldukça sık teşhis ediliyor.And you know, this is a country that over-diagnoses certain mental disorders hugely.