Ana içeriğe geç
Sözlük

bozuk ile cümle

bozuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Vakaların üçte ikisinde aile içinde migren vardır ve nadiren tek gen bozukluğuna bağlı olarak meydana gelir.Migrän är ärftligt i cirka två tredjedelar av fallen, och beror då sällan på en enda genetisk defekt.
Şimdi ruhsal dengeleri bozuk olduğu için Neville, büyükannesi Augusta Longbottom ile yaşamaktadır.Därför bor Neville hos sin farmor Augusta Longbottom.
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Om ingen behandling sker uppkommer fysiska vanställningar i 10 % av fallen.
Bu bozukluk çoğunlukla üçüncü trimestre’de meydana gelir ve zamanla daha da kötüleşir.Ofta är smärtan värst på tredje dagen för att därefter vända.
Bozuk para atılabilir.En REIT kan börsnoteras.
Öncül devirde büyük askeri başarılar ve büyük ekonomik bozukluklar görüldü.Perioden före hade dominerats av stora militära konflikter och ekonomiska framgångar.
2012'de Anladım Bozukluğu isimli kitabını yayınladı.År 2014 gav hon ut boken Texter under eget namn.
"Sosyal anksiyete bozukluğu farmakoterapi: ne kanıt bize?".Stubbehandling med pergamentsvamp mot rotröta: vad har vi lärt oss?.
Bu yaralar peniste sızıntıya ve ereksiyon bozukluğuna sebep olur.Det är dessa som gör att penis blir hård när man får erektion.
Ulaşım yolları tümüyle bozuk bir haldeydi.Handelsvägar blev osäkra.
İspanyolca bu tür arazilerin adı tierra baldía ("bozuk arazi") veya cárcava şeklindedir.Spansktalande kallar den tierra baldía ("öde land") och cárcava.
Risk faktörleri arasında yoksulluk, beslenme bozukluğu, ormanların tahribi ve şehirleşme sayılabilir.Riskfaktorer innefattar bland annat: fattigdom, näringsbrist, skogsskövling och urbanisering.
Euro banknot ve bozuk paraları Avrupa Birliği üyesi ülkeler'de kullanılmaya başlandı.Eurosedlar och -mynt introduceras i de flesta EU-länderna.
Bozuk Düzen, Güner Sümer'in iki perdelik oyunu.Falun mellan två jubileer.
Heykeller, bozuk paralar, mutfak eşyaları ve mücevher gibi antik eserler yaygın olarak görülmektedir.Statyer, mynt, husgeråd och smycken hittas ofta.
Alkoliklerde ruhi bozukluklara da rastlanır.Snedtrippar går även att uppleva av alkohol.
Halüsinasyon Psikoz Şizofreni Şizotipal kişilik bozukluğuPsykomotorisk agitation Psykomotorisk hämning Kataton schizofreni
1958 yılında, dış ödemeler dengesindeki bozukluk alınan dış borçları ödenemez hale getirmişti.I augusti 1982 meddelade Mexiko att man inte längre kunde betala räntorna på sin utlandsskuld.
Ancak, spesifik bozukluk bilinmemektedir.Något specifikt motmedel är inte känt.
En sık rastlanan dissosiyatif bozukluktur.Det första och vanligaste är det frivilliga försvinnandet.
Bazı antiepileptik ilaçlar ve antipsikotikler de bipolar bozukluk tedavisi için kullanılmaktadır.De två senare är antiepileptika som också är effektiva för bipolär sjukdom.
Bazen şuur bozuklukları ve havale görülebilir.Ibland kan slemmiga flytningar ses.
Kitabın Üçüncü cildi anksiyete bozukluklarını içerir, dördüncü cilt ise duygudurum bozukluklarını kapsar.Polisen hittar till slut tre av det första offrets avklippta fingrar, men var finns det fjärde fingret?
2008'in ilk dokuz ayı boyunca neredeyse 7.000 kişi bozukluktan dolayı öldü.En mer realistisk bedömning är att 8 000 dog under de första veckorna efter katastrofen.
Kemiklerde (özellikle de burun kemikleri) şekil bozukluğu oluşabilir.Кості (особливо кості носа) можуть деформуватися.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).Основними проблемами є приглухуватість (у 14 %) та когнітивні розлади (у 10 %)..
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Якщо лікування не проводити, у 10 % випадків наслідком є фізична деформація тіла хворого.
Çekinik bozukluğun oluşması için her iki ebeveynin de çekinik geni taşıması gerekir.Для того щоб успадкувати його, обоє батьків мають бути носіями пошкодженого гену.
Şizofreni Kişilik bozukluğu DSM IV tanı kriterleri DSM IV Ruhsal BozukluklarМКХ Список хвороб DSM IV DSM V Список причин смерті
Korkaklık ihtiyat bozukluğu olarak değerlendirilebilir.Розбіжність може розцінюватися як хабарництво.
Bozuk para atılabilir.Могли класти гроші.
Ofisindeki bozuk bir saati tamir etmiştir.На вежі встановлено невеликий годинник.
Bipolar Bozukluk bazı kişilerde mevsimsel bir dalgalanma gösterir.На веломарафонах люди мають можливість познайомитися з однодумцями.
Daha sonrasında Bipolar bozukluğu tanısı konulmuştur.Найпізніше додаються бульбарні розлади.
Fruktoz emilim bozukluğu olan kişiler ise, öğün başına 25 gr'dan daha az fruktozu emebilirler.Максимально можлива продуктивність екосистеми, мабуть, не може перевищувати 25 г/м² в день.
Nötropeni, konjenital (kalıtsal bozukluk) olabileceği gibi çeşitli sebeplerden de ortaya çıkabilir.Це може прояснити деякі випадки самопожертви заради групи (альтруїзм).
Bu sırada akli dengesi bozuk gencin katili görmüş olduğunu fark ederler ve onunla konuşmaya çalışırlar.Спочатку здивований, що ворон говорить молодий чоловік намагається спілкуватися з ним.
Gözleri bozuk olduğu için gözlüğe ihtiyaç duyar.Очі прикривали окулярами.
Bu bir anlatım bozukluğu değildir.Я не думаю, що це якийсь прокол.
Benim buzdolabım bozuk.У мене не працює холодильник.
Bu domuz eti biraz bozuk.Ця свинина якась дивна.
O bir bozuk para yuttu.Вона проковтнула монету.
O bir bozuk para yuttu.Він проковтнув монету.
Post-travmatik stres bozukluğum var.У мене посттравматичний стресовий розлад.
Köye ulaşımı sağlayan yol toprak köy yolu (kısmen bozuk) niteliğindedir.Územím obce Pěčín kdysi procházela kupecká stezka (pěšina).
ABD'ye döndükten hemen sonra Zahara susuzluk ve beslenme bozukluğu sebebiyle hastaneye yatırıldı.Krátce po příletu do USA byla Zahara hospitalizována kvůli dehydrataci a podvýživě.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).Hlavními problémy jsou hluchota (ve 14 % případů) a poruchy kognitivních funkcí (v 10 % případů).
Morali bozuktur çünkü ilk aşkını özleyeceğini biliyordur.Je rozrušená, protože ví, že opustí svou lásku.
Puberfoni genel olarak erkeklerde görülen bir ses bozukluktur.Puberphonie je nemocí hlasu, která postihuje zejména muže.
Akü neden bozuk?Proč se klepou řízky.
Ergenlik yıllarında beslenme bozukluğu yaşadı, anoreksiya nevroza tanısı aldı.Měl vyložený odpor k jídlu a dá se říci, že trpěl mentální anorexií.
Meyve uçlarında şekil bozukluğu görülür.Na plodech hrušní se vyskytují deformace.
Kolezyum'un resmi de İtalya'da basılan 5 sent/euro bozuk parasının arkasına basılmıştır.Koloseum je také znázorněno na italské verzi pěticentové mince.
En sık rastlanan dissosiyatif bozukluktur.Často je jediným řešením osobní bankrot.
Çekingen kişilik bozukluğu, s.Vědomí nešťastné – podle G.
İyileşmesi sırasında, aynı zamanda bir böbrek bozukluğu saptandı.Při pádu také utrpěl frakturu ruky.
Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, Beşinci Baskı.Matriční záznam o narození a křtu Die Presse, 5.
Bu nedenle bu bozukluklar hakkında genel bir yargıya ulaşmakta güçlükler yaşanmaktadır.Není tedy divu, že u nich dochází k pořádným průšvihům.
Bozuk para ya da elektronik bileti araca binerken hazır bulundurmak.Řidič mívá k dispozici bločkové jízdenky nebo přístroj, pomocí kterého jízdenku vytiskne.
Somatizasyon bozukluğu Fiziksel ve bedensel semptonları içeren psikyatrik bir durumdur.Transsexualita je stav nesouladu mezi psychickým a tělesným pohlavím.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod