Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.이에 은총이라 하는 막대기를 취하여 잘랐으니 이는 모든 백성과 세운 언약을 폐하려 하였음이라
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.Presi il bastone chiamato Benevolenza e lo spezzai: ruppi così l'alleanza da me stabilita con tutti i popoli
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.Protož vzav hůl svou utěšení, posekal jsem ji, zrušiv smlouvu svou, kterouž jsem učinil se vším tím lidem.
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.И като взех тоягата си Благост пресякох я, за да унищожа завета, който бях направил с всичките племена.
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.ואקח את מקלי את נעם ואגדע אתו להפיר את בריתי אשר כרתי את כל העמים׃
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.فاخذت عصاي نعمة وقصفتها لانقض عهدي الذي قطعته مع كل الاسباط.
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.我 折 斷 那 稱 為 榮 美 的 杖 、 表 明 我 廢 棄 與 萬 民 所 立 的 約
Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.我 折斷 那 稱為榮 美 的 杖 、 表明 我 廢棄與 萬民 所立 的 約
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Apoi Mi-am rupt la doilea toiag ...Legămînt,... ca să rup frăţia dintre Iuda şi Israel.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Därefter bröt jag sönder min andra stav, Endräkt, till att upplösa broderskapet mellan Juda och Israel.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Então quebrei a minha segunda vara União, para romper a irmandade entre Judá e Israel.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.jd eltörém a másik pálczámat [is,] az egyességet, hogy felbontsam a testvérséget Júda között és Izráel között.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.내가 또 연락이라 하는 둘째 막대기를 잘랐으니 이는 유다와 이스라엘 형제의 의를 끊으려 함이었느니라
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Nato sem zlomil drugo palico svojo, Združenje, da razdružim bratovščino med Judo in Izraelom.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Poi feci a pezzi il secondo bastone chiamato Unione per rompere così la fratellanza fra Giuda e Israele
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Potem porąbałem laskę moję drugą Związujących, wzruszywszy braterstwo między Judą i między Izraelem.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Potom posekal jsem hůl svou druhou svazujících, zrušiv bratrství mezi Judou a mezi Izraelem.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Potom som posekal svoju druhú palicu, Choblím, aby som zrušil bratstvo medzi Júdom a Izraelom.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Puis je brisai ma seconde houlette Union, pour rompre la fraternité entre Juda et Israël.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Rồi ta chặt gậy thứ hai của ta, gọi là Dây buộc, đặng dứt tình anh em giữa Giu-đa và Y-sơ-ra-ên.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Rồi ta chặt gậy thứ_hai của ta , gọi_là Dây buộc , đặng dứt tình anh_em giữa Giu-đa và Y-sơ-ra-ên .
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Så brøt jeg i stykker min andre stav bånd for å gjøre brorskapet mellem Juda og Israel til intet.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Så sønderbrød jeg den anden Hyrdestav "Bånd" for at bryde Broderskabet imellem Juda og Jerusalem.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Sitten minä katkaisin toisen sauvani, Yhteyden, purkaakseni veljeyden Juudan ja Israelin väliltä.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Und ich zerbrach meinen andern Stab, Eintracht, daß ich aufhöbe die Bruderschaft zwischen Juda und Israel.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Y quebré luego mi segundo cayado Vínculo para romper la fraternidad entre Judá e Israel
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Και κατεκοψα την αλλην μου ραβδον, τους Δεσμους, δια να ακυρωσω την αδελφοτητα μεταξυ Ιουδα και Ισραηλ.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.И переломил Я другой жезл Мой – „узы", чтобы расторгнуть братство между Иудою и Израилем.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Тогава пресякох и другата си тояга, Връзки, за да прекратя братството между Юда и Израиля.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.ואגדע את מקלי השני את החבלים להפר את האחוה בין יהודה ובין ישראל׃
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.ثم قصفت عصاي الاخرى حبالا لانقض الإخاء بين يهوذا واسرائيل
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.我 又 折 斷 稱 為 聯 索 的 那 根 杖 、 表 明 我 廢 棄 猶 大 與 以 色 列 弟 兄 的 情 誼
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.我 又 折斷稱為聯 索 的 那 根 杖 、 表明 我 廢棄猶 大 與以色列 弟兄 的 情誼
Trafik kurallarını bozmaktan para cezası verilebilir.El incumplimiento de las normas de circulación puede conllevar multas.
Trafik kurallarını bozmaktan para cezası verilebilir.Le non-respect de celui-ci peut entraîner des amendes.
Trafik kurallarını bozmaktan para cezası verilebilir.Liikennesääntöjen rikkomisesta voi saada sakkoja.
Trafik kurallarını bozmaktan para cezası verilebilir.Om man bryter mot trafikreglerna kan man få böter.
Trafik kurallarını bozmaktan para cezası verilebilir.За нарушение правил дорожного движения вы можете быть оштрафованы.
Trafik kurallarını bozmaktan para cezası verilebilir.من الممكن الحصول على غرامة في حالة كسر نظم وقواعد السير.
Ve bir kere bir düzen oluşturuldu mu, düzeni bozmak zorlaşır .このパターンはなかなか変えられません。 なぜなら割り当てられた場所の外に導くホルモンが
Ve son müdahelemiz, blokları hizalarını bozmak ve onları bir kabuk ile tutmaktı.그리고 이것이 마지막 작업이었습니다. 이 덩어리들이 모두 중심에서 어긋나 있기에 거기에 표피를 붙여 잡아주는 것이었습니다.
Ve son müdahelemiz, blokları hizalarını bozmak ve onları bir kabuk ile tutmaktı.А это последняя операция, она соединила все блоки, потому что они были разбросаны, и скрепила их обшивкой.
Ve son müdahelemiz, blokları hizalarını bozmak ve onları bir kabuk ile tutmaktı.Врешті-решт, нам залишилося взяти ці нестандартні блоки і скріпити їх зовнішнім покриттям.
Ve son müdahelemiz, blokları hizalarını bozmak ve onları bir kabuk ile tutmaktı.אז זו היתה הפעולה האחרונה, שהיתה לקחת את הבלוקים האלה כשהם הם נדחפו מהתקן, ולהחזיק בהם עם מעטה.
Ve son müdahelemiz, blokları hizalarını bozmak ve onları bir kabuk ile tutmaktı.وكانت هذه هي العملية النهائية , والذى تم باخذ هذة الكتل كما كانت تدفع مقابل كل حالة جيدة والتمسك بهم مع الجلد