bozkır ile cümle
bozkır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Aşağıdan yukarıya yaratılır. bozkırlar böyle oluşur, bizonlar ve çimler arasındaki ilişki.Jest tworzona oddolnie. W ten sposób powstawały prerie, ze związku traw z bizonami.
Aşağıdan yukarıya yaratılır. bozkırlar böyle oluşur, bizonlar ve çimler arasındaki ilişki.Je tvořena zespodu Takto vznikly prérie, ze vztahu mezi bizony a trávami.
Aşağıdan yukarıya yaratılır. bozkırlar böyle oluşur, bizonlar ve çimler arasındaki ilişki.밑바닥에서부터 만들어지지요. 이것이 초원이 만들어지는 방식입니다. 들소와 풀들 간의 관계에서 말이지요.
Aşağıdan yukarıya yaratılır. bozkırlar böyle oluşur, bizonlar ve çimler arasındaki ilişki.Nó được tạo từ dưới lên Đây là cách các đồng cỏ được tạo ra mối quan hệ giữa bò rừng và cỏ
Aşağıdan yukarıya yaratılır. bozkırlar böyle oluşur, bizonlar ve çimler arasındaki ilişki.Se creeaza de jos in sus. Si asa au fost create preeriile, si relatia dintre bizoni si ierburi.
Aşağıdan yukarıya yaratılır. bozkırlar böyle oluşur, bizonlar ve çimler arasındaki ilişki.Si crea dal basso verso l'alto. È così che sono nate le praterie, dalla relazione tra erba e bisonti.
Aşağıdan yukarıya yaratılır. bozkırlar böyle oluşur, bizonlar ve çimler arasındaki ilişki.Έτσι φτιάχτηκαν τα λιβάδια, από τη σχέση ανάμεσα στο βίσωνα και το γρασίδι.
Aşağıdan yukarıya yaratılır. bozkırlar böyle oluşur, bizonlar ve çimler arasındaki ilişki.Она создаётся снизу вверх. Это то, как возникли прерии взаимодействие бизонов и трав.
Aşağıdan yukarıya yaratılır. bozkırlar böyle oluşur, bizonlar ve çimler arasındaki ilişki.Създава се от отдолу нагоре. Така са възникнали прериите, връзката между бизоните и тревата.
Aşağıdan yukarıya yaratılır. bozkırlar böyle oluşur, bizonlar ve çimler arasındaki ilişki.היא נוצרת מלמטה-למעלה. כך הערבות נבנו. היחסים בין הביזונים והעשב.
Aşağıdan yukarıya yaratılır. bozkırlar böyle oluşur, bizonlar ve çimler arasındaki ilişki.يتكون من الأسفل إلى الأعلى هذا هو كيف تكونت البراري العلاقة بين الثور والعشب
Aşağıdan yukarıya yaratılır. bozkırlar böyle oluşur, bizonlar ve çimler arasındaki ilişki.大草原もこういう風に 野牛と草の関係で作られたのです これを理解して気付いたことは -
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Ðồng vắng và đất khô hạn sẽ vui vẻ; nơi sa mạc sẽ mừng rỡ, và trổ hoa như bông hường.
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Ðồng vắng và đất khô_hạn sẽ vui_vẻ ; nơi sa_mạc sẽ mừng_rỡ , và trổ hoa như bông hường .
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Erämaa ja hietikko iloitsee, aromaa riemuitsee ja kukoistaa kuin lilja.
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.광야와 메마른 땅이 기뻐하며 사막이 백합화 같이 피어 즐거워하며
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Le désert et le pays aride se réjouiront; La solitude s`égaiera, et fleurira comme un narcisse;
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.O deserto e a terra sedenta se regozijarão; e o ermo exultará e florescerá;
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Öknen och ödemarken skola glädja sig, och hedmarken skall fröjdas och blomstra såsom en lilja.
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Ørkenen og det tørre land skal glede sig, og den øde mark skal juble og blomstre som en lilje.
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Ørken og hede skal fryde sig, Ødemark juble og blomstre;
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Padang gurun dan tanah kering akan bergembira, bunga-bunga bermekaran di padang belantara
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Pustia şi ţara fără apă se vor bucura; pustietatea se va veseli, şi va înflori ca trandafirul;
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Se alegrarán el desierto y el sequedal. Se regocijará el Arabá y florecerá como la rosa
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Si rallegrino il deserto e la terra arida, esulti e fiorisca la steppa
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.vend a puszta és a kietlen [hely,] örül a pusztaság és virul mint õszike.
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Veselila se bosta puščava in samotni kraj, in radovala se bo pustinja in cvela kakor roža.
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Veseliti se budou z toho poušť a pustina, plésati, pravím, bude poušť, a zkvetne jako růže.
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Veseliť sa bude z toho púšť a vyschlá pustina, plesať bude step a zkvitne jako voňavá ruža jasná,
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Weselić się z tego będzie pustynia i miejsce leśne, a rozraduje się i zakwitnie jako róża.
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Zelfs de wildernis en de woestijn zullen in die dagen blij zijn; de woestijn zal wemelen van de bloemen.
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Η ερημος και η ανυδρος θελουσιν ευφρανθη δι' αυτα, και η ερημια θελει αγαλλιασθη και ανθησει ως ροδον.
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Возвеселится пустыня и сухая земля, и возрадуетсястрана необитаемая и расцветет как нарцисс;
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.Пустото и безводното място ще се развеселят, И пустинята ще се възрадва и ще цъфне като крем.
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.יששום מדבר וציה ותגל ערבה ותפרח כחבצלת׃
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.تفرح البرية والارض اليابسة ويبتهج القفر ويزهر كالنرجس.
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.曠 野 和 乾 旱 之 地 、 必 然 歡 喜 . 沙 漠 也 必 快 樂 . 又 像 玫 瑰 開 花
Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.曠野 和 乾旱 之 地 、 必然 歡喜 . 沙漠 也 必 快樂 . 又 像 玫瑰 開花
Eğer böyle birşey olursa, tüm ekonomik sistemimiz perişan olur ve tekrardan bozkırlara dönmek zorunda kalırız.Ponieważ gdyby tak zrobił, nasz cały system finansowy by się rozpadł i znowu byśmy zaczęli żyć z rolnictwa.
Eğer böyle birşey olursa, tüm ekonomik sistemimiz perişan olur ve tekrardan bozkırlara dönmek zorunda kalırız.Γιατί αν συνέβαινε αυτό, ολόκληρο το οικονομικό σύστημα θα κατέρρεε και θα ζούσαμε όλοι πάλι από την γη.
Eğer böyle birşey olursa, tüm ekonomik sistemimiz perişan olur ve tekrardan bozkırlara dönmek zorunda kalırız.そうしたら人間は再び自給自足の生活になるでしょう。 とりあえず、問題に戻りましょう。
Mil puanları puanları Wade, diz, Haziran ayında bozkırlarının ziyaret git마일리지 점수에 대한 점수에 대해서는 웨이드 때 무릎, 6 월 초원을 방문 이동
Mil puanları puanları Wade, diz, Haziran ayında bozkırlarının ziyaret gitלכו לבקר Prairies בחודש יוני, כאשר במשך עשרות על עשרות רבות של קילומטרים לך להשתכשך הברך
Mil puanları puanları Wade, diz, Haziran ayında bozkırlarının ziyaret gitانتقل زيارة البراري في يونيو حزيران عندما لعشرات الأميال على عشرات كنت واد الركبة
Mil puanları puanları Wade, diz, Haziran ayında bozkırlarının ziyaret gitタイガー - ユリの間で深い - 望むoneの魅力とは何か - ?水 - ドロップはありません
Size garanti ederim ki, bozkırda iki ceset olacaktır.제가 단언하건데, 초원에는 사체 두 구가 생기게 될 것입니다.
Size garanti ederim ki, bozkırda iki ceset olacaktır.les aseguro que al final tendremos dos cadáveres en la savana.
Size garanti ederim ki, bozkırda iki ceset olacaktır.Tôi cá rằng sẽ có hai xác chết ở Savannah
Size garanti ederim ki, bozkırda iki ceset olacaktır.אני מבטיח לכם שתהיינה שתי גוויות בסוואנה.
Size garanti ederim ki, bozkırda iki ceset olacaktır.ساضمن لك وفاتكما انتم الاثنين ..
Size garanti ederim ki, bozkırda iki ceset olacaktır.狩猟は集団でする必要があります
Ve Orta Asya'ya ulaştıklarında bozkıra süper bir anayola ulaştılar.Als sie nach Zentralasien kamen, erreichten sie etwas, das man Schnellstraße der Steppe nennen kann.
Ve Orta Asya'ya ulaştıklarında bozkıra süper bir anayola ulaştılar.E arrivati in Asia Centrale, raggiunsero quella che era una vera superstrada della steppa.
Ve Orta Asya'ya ulaştıklarında bozkıra süper bir anayola ulaştılar.En aangekomen in Centraal-Azië hadden ze wat je de steppe-supersnelweg zou kunnen noemen, bereikt.
Ve Orta Asya'ya ulaştıklarında bozkıra süper bir anayola ulaştılar.Et quand ils sont arrivés en Asie centrale, ils ont atteint ce qu'on pourrait qualifier d'autoroute de steppe.
Ve Orta Asya'ya ulaştıklarında bozkıra süper bir anayola ulaştılar.Gdy dotarli do Azji Środkowej, natrafili na autostradę, którą tworzył step.
Ve Orta Asya'ya ulaştıklarında bozkıra süper bir anayola ulaştılar.그리고 그들은 중앙아시아에 도착했습니다. 그들은 스텝지어진 커다란 공공도로에 도착했습니다.
Ve Orta Asya'ya ulaştıklarında bozkıra süper bir anayola ulaştılar.Şi când au ajuns în Asia Centrală, au dat practic peste o super-autostradă de stepă.
Ve Orta Asya'ya ulaştıklarında bozkıra süper bir anayola ulaştılar.Y cuando llegaron al Asia Central, llegaron a lo que era una súper carretera en la estepa.
Ve Orta Asya'ya ulaştıklarında bozkıra süper bir anayola ulaştılar.Когато достигат централна Азия, те достигали до нещо, което било напрактика магистрала на степите.