Ana içeriğe geç
Sözlük

bozdu ile cümle

bozdu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.많은 목자가 내 포도원을 훼파하며 내 분깃을 유린하여 나의 낙토로 황무지를 만들었도다
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.Mnohí pastieri zkazili moju vinicu, pošliapali môj podiel, obrátili môj vzácny podiel na hroznú púšť.
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.Mnozí pastýři zkazí vinici mou, pošlapají podíl můj, podíl mně velmi milý obrátí v poušť nejhroznější,
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.Wiele pasterzy popsuje winnicę moję, podepczą dział mój; dział mój bardzo miły obrócą w pustynię srogą.
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.Много овчари развалиха лозето Ми, Потъпкаха Моя дял, Обърнаха любимия Ми дял в непроходима пустиня.
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.רעים רבים שחתו כרמי בססו את חלקתי נתנו את חלקת חמדתי למדבר שממה׃
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.رعاة كثيرون افسدوا كرمي داسوا نصيبي جعلوا نصيبي المشتهى برية خربة.
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.許 多 牧 人 毀 壞 我 的 葡 萄 園 、 踐 踏 我 的 分 、 使 我 美 好 的 分 變 為 荒 涼 的 曠 野
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.許多 牧人 毀壞 我 的 葡萄園 、 踐踏 我 的 分 、 使我 美好 的 分變為 荒涼 的 曠野
Piyasa bizim için çok şey yapabilir, ama piyasa okyanusta bozduğumuz doğal ortamı onaramaz.A piac sokat tehet értünk, de nem képes helyrehozni az óceánok természetes rendjét, amit tönkretettünk.
Piyasa bizim için çok şey yapabilir, ama piyasa okyanusta bozduğumuz doğal ortamı onaramaz.시장 시스템이 우리를 위해 많은 것을 할 수 있지만 우리가 망가뜨린 바다 속의 생태계를 고쳐내진 못합니다.
Piyasa bizim için çok şey yapabilir, ama piyasa okyanusta bozduğumuz doğal ortamı onaramaz.Markkinavoimat pystyvät paljoon, mutta rikkomaamme merten luonnollista tilaa ne eivät korjaa.
Piyasa bizim için çok şey yapabilir, ama piyasa okyanusta bozduğumuz doğal ortamı onaramaz.Marknaden kan lösa en massa problem, men den kan inte reparera de naturliga systemen i havet som vi förstört.
Piyasa bizim için çok şey yapabilir, ama piyasa okyanusta bozduğumuz doğal ortamı onaramaz.O mercado pode fazer muito por nós, mas não pode repor o sistema natural dos oceanos que nós estragámos.
Piyasa bizim için çok şey yapabilir, ama piyasa okyanusta bozduğumuz doğal ortamı onaramaz.Piaţa poate face mult pentru noi, dar nu poate repara sistemul natural din ocean pe care l-am stricat.
Piyasa bizim için çok şey yapabilir, ama piyasa okyanusta bozduğumuz doğal ortamı onaramaz.Rynek może zrobić dla nas naprawdę wiele, ale nie naprawi ekosystemu oceanów, który zniszczyliśmy.
Piyasa bizim için çok şey yapabilir, ama piyasa okyanusta bozduğumuz doğal ortamı onaramaz.Trh pre nás dokáže urobiť veľa, ale nedokáže opraviť prirodzený systém oceánu, ktorý sme zničili.
Piyasa bizim için çok şey yapabilir, ama piyasa okyanusta bozduğumuz doğal ortamı onaramaz.Trh pro nás dokáže udělat hodně, neumí však opravit přírodní systém v oceánech, jež jsme narušili.
Piyasa bizim için çok şey yapabilir, ama piyasa okyanusta bozduğumuz doğal ortamı onaramaz.Влада могла б зробити дещо для нас, але навіть вона вже не зможе відновити екосистему, яку ми вже зіпсували.
Piyasa bizim için çok şey yapabilir, ama piyasa okyanusta bozduğumuz doğal ortamı onaramaz.Пазарът може да направи много за нас, но не може да оправи океанската еко-система, която сме разрушили.
Piyasa bizim için çok şey yapabilir, ama piyasa okyanusta bozduğumuz doğal ortamı onaramaz.השוק יכול אמנם לעשות הרבה למעננו, אך אין בכוחו לתקן את המערכת הימית הטבעית שקלקלנו.
Piyasa bizim için çok şey yapabilir, ama piyasa okyanusta bozduğumuz doğal ortamı onaramaz.يمكن للسوق فعل المزيد من أجلنا لكنه لا يستطيع إصلاح النظام الطبيعي للمحيط الذي قمنا بكسره
Piyasa bizim için çok şey yapabilir, ama piyasa okyanusta bozduğumuz doğal ortamı onaramaz.既に破壊してしまった海の自然体系を修復することはできません "王様の馬と家来みんなでも"
Rutinini bozduğunu fark ederek endişelenen Birtukan, Assefa'yı durmadan aradı.Inquiète de cette interruption soudaine de ses habitudes, Mme Birtukan l'a appelé sans relâche.
Rutinini bozduğunu fark ederek endişelenen Birtukan, Assefa'yı durmadan aradı.Обеспокоенная нарушением обычного режима, Биртукан без устали пыталась связаться с Ассефой.
Rutinini bozduğunu fark ederek endişelenen Birtukan, Assefa'yı durmadan aradı.اتصلت بيرتوكان بالسيد أسيفا دون توقف، حيث أنها كانت تشعر بالقلق إزاء الانقطاع في روتينه.
Sadece birincisini bozdur.Chỉ là lần này thôi nhé.
Sadece birincisini bozdur.Elég az elsőt.
Sadece birincisini bozdur.Fais le juste cette fois.
Sadece birincisini bozdur.I żeby to bylo ostatni raz
Sadece birincisini bozdur.Sahkan yang pertama saja
Sadece birincisini bozdur.Solo el primero.
Sadece birincisini bozdur.Solo el primero.
Sadece birincisini bozdur.Solo il primo.
Sadece birincisini bozdur.الاول فقط
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.Abbiamo diviso tutte le singole note della parte cantata così come i fonemi del canto.
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.A dal minden egyes hangját és fonémáját szétbontottuk.
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.Chúng tôi phân tích chúng thành những nốt riêng lẻ trong âm nhạc cũng như âm thanh lời khi hát
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.Dividimos todas las notas y también los fonemas en el canto.
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.Kami pecah menjadi individu not not lagu dan juga fonem dalam nyanyiannya.
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.우리는 이 노래에서 모든 각각의 음표뿐 아니라, 음운을 노래에서 분리해 보았습니다.
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.L-am împărțit în note individuale ale cântecului și în fonemele cântecului.
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.Nós decomposémos tudo em notas individuais na canção assim como nos fonemas na canção.
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.Nous avons décomposé toutes les notes et les phonèmes dans la chanson.
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.Rozbiliśmy ją na indywidualne nuty w śpiewie, jak i fonemy w śpiewie.
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.Rozdělili jsme všechny jednotlivé noty v písni a také všechny hlásky.
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.We brachen alles in einzelne Töne herunter beim Singen und beim Phänomen des Singens.
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.We splitsten zowel alle individuele noten in het gezang als alle fonemen in het gezang.
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.Χωρίσαμε το κομμάτι σε μεμονωμένες νότες και φωνήματα στο τραγούδι.
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.Ми розбили її на окремі ноти і фонеми у співі.
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.Разбихме всички индивидуални ноти в пеенето, а така също фонемите в него.
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.פיצלנו אותו לתווים בודדים בשירה כמו גם בהגייה שבשירה
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.لقد قسمنا كل نغمة على حدا في الغناء وكذلك في الصوتيات في الغناء.
Şarkıdaki tek tek notaların tamamının yanı sıra şarkıdaki ses birimlerini de bozduk.音符をすべて分解しました ♫デイジー デイジー♫
Toddy bana onun J-Cub ile kafayı bozduğunu söyledi.Toddy hast mir erzählt das er Besessen war von J-Cub.
Toddy bana onun J-Cub ile kafayı bozduğunu söyledi.Toddy m'a dit qu'il était obsédé par J-Cub.
Toddy bana onun J-Cub ile kafayı bozduğunu söyledi.Toddy mi ha detto che era ossessionato da J-Cub.
Toddy bana onun J-Cub ile kafayı bozduğunu söyledi.Ο Τόντυ μου είπε ότι είχε εμμονή με τον Τζέι-Καμπ.
Toddy bana onun J-Cub ile kafayı bozduğunu söyledi.Тодди сказал мне, что он был без ума от Джейкоба.
Toddy bana onun J-Cub ile kafayı bozduğunu söyledi.電話やメールしまくってたらしいし
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod