Ana içeriğe geç
Sözlük

bozdu ile cümle

bozdu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
1907'nin sonuna doğru Lenin 500 rublelik banknotları ülke dışında bozdurmaya karar verdi.到了1907年年末,列宁决定在国外兑换剩下的500卢布纸币。
Her halükarda, bu son olay tüm planı bozdu.可是,一个未曾预料到的变故使全盘计划土崩瓦解。
Bu arada, Konfederasyon kuvvetleri, güneydeki Albay Sigel komutasındaki Birlik hatlarını bozdu.한편, 남군은 스켁스 브랜치의 남쪽에서 시겔 대령의 부대를 패주시켰다.
Ocak 1908'de birkaç kişi para bozdurmaya çalışırken tutuklandı.בינואר 1908 נעצרו מספר אנשים כשניסו לפדות את השטרות.
Ancak aynı yılın Ekim ayında Askerî Yargıtay mahkûmiyet kararlarını esastan bozdu.בדצמבר באותה שנה אישר אלוף פיקוד המרכז את ההחלטה.
Ancak aynı yılın Ekim ayında Askerî Yargıtay mahkûmiyet kararlarını esastan bozdu.Същата година през декември е осъден задочно от Плевенския военнополеви съд на смърт.
Ancak Teutberga Dazlak Karl’a sığındı ve Papa I. Nikolas kilise meclisinin kararını bozdu.No, supruga mu je pobjegla kod Karla Ćelavog, a onda je papa Nikola I. još poništio odluku crkvenog sinoda.
Bu uyuşmazlık anlaşmayı bozdu.Toto súdne rozhodnutie však túto dohodu narušilo.
Bu konuşması ile Japon imparatorlarının geleneksel konuşmama âdetini bozdu.Z njim naj bi ozdravil prebavne motnje takratnega japonskega cesarja Imperiorja.
2005 yılında Yargıtay, dosyada evrak eksiklikleri olduğu gerekçesiyle kararı usul yönünden bozdu.2009. aastal mõistis kohus ta kuriteokoosseisu puudumise tõttu õigeks.
Yargıtay kararı tekrar bozdu.Kohtuniku otsus jõustus kohe.
Açık uçlu yatırım fonlarında, pek çok sayıda küçük yatırımcı sürekli olarak fon alır veya bozdurur.Když vám někdo řekne ETF, je to kombinace obou. Ale co to dělá je, že to omezuje interakce.
Açık uçlu yatırım fonlarında, pek çok sayıda küçük yatırımcı sürekli olarak fon alır veya bozdurur.その組み合わせは、その取引に限られます。 通常のオープンエンド 型信託投資では 個々 の投資家が
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.Aber ich verstehe auch nicht wie es die Magie zerstört.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.Ale na druhou stranu nerozumím, jak to ničí kouzlo.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.Dar în același timp nu înţeleg cum distruge magia.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.De akkor sem értem, hogy hogy teszi tönkre a varázslatot.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.하지만 저는 또 어떻게 이런것들이 마법을 망친다는지 이해할 수가 없어요.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.Maar ik begrijp ook niet hoe wetenschap de magie verpest.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.Mais je ne comprends pas en quoi cela brise la magie.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.Ma non capisco nemmeno come rovini la magia.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.Mas também não compreendo como é que isto acaba com a magia.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.Namun saya juga tidak paham bagaimana hal itu dapat menghancurkan keajaiban.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.Nhưng tôi không hiểu là làm sao nó làm mất đi sự huyền bí.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.Nie rozumiem jednak, w jaki sposób niszczy to magię.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.Pero no entiendo, por qué eso arruina la magia.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.Μα επίσης δεν καταλαβαίνω πώς χαλάει τη μαγεία.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.Але я, між тим, не розумію, як те що я роблю може руйнувати магію.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.Но също не съм наясно, как това разваля магията.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.Но я так же не понимаю, каким образом всё это разрушает волшебство.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.אבל אני לא מבין איך זה הורס את הקסם.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.لكنني كذلك لا أفهم كيف يفسد ذلك السحر.
Ama anlamadığım, sihiri nasıl bozduğu.魔法を台無しにするのかはわかりません 私が思うに 科学で壊される魔法は
Ama annem o çeki bozdurmamıza hiç izin vermedi.57歳だけど まだ小切手を持っている
Ama annem o çeki bozdurmamıza hiç izin vermedi.엄만 절대 그 수표를 현금으로 바꿔주지 않았어요.
Ama annem o çeki bozdurmamıza hiç izin vermedi.אבל אמא שלי מעולם לא הרשתה לנו לפדות אותו.
Ama annem o çeki bozdurmamıza hiç izin vermedi.ولكن والدتنا لم تسمح لنا بصرفه
Aslında bu haritayı egzersizle bozduk.Abbiamo di fatto distorto mappa con l'esecuzione dell'esercizio.
Aslında bu haritayı egzersizle bozduk.Eigenlijk hebben we de kaart door de oefening vervormd.
Aslında bu haritayı egzersizle bozduk.En realidad hemos distorsionado el map, para el ejercicio.
Aslında bu haritayı egzersizle bozduk.우리는 훈련을 통해 실제로 변형된 지도를 얻었습니다.
Aslında bu haritayı egzersizle bozduk.Nous avons en fait déformé la carte, par cet exercice.
Aslında bu haritayı egzersizle bozduk.Prin exercițiu, am ajuns de fapt să deformăm harta.
Aslında bu haritayı egzersizle bozduk.To zasługa naszych ćwiczeń.
Aslında bu haritayı egzersizle bozduk. Ve bu pembeyle gösteriliyor.Chúng tôi làm biến dạng bản đồ này bằng cách tác động và thấy nó ở vùng màu hồng.
Aslında bu haritayı egzersizle bozduk. Ve bu pembeyle gösteriliyor.Nós distorcemos o mapa com o exercício e isso está indicado em rosa.
Aslında bu haritayı egzersizle bozduk.Wir haben die Karte durch diese Übung tatsächlich verzerrt.
Aslında bu haritayı egzersizle bozduk.В действительности мы исказили карту как упражнение.
Aslında bu haritayı egzersizle bozduk.Всъщност сме изкривили картата чрез упражнението.
Aslında bu haritayı egzersizle bozduk.Ми, насправді, змінили карту вправами.
Aslında bu haritayı egzersizle bozduk.למעשה עיוותנו את המפה, באמצעות התרגיל.
Aslında bu haritayı egzersizle bozduk.لقد قمنا بتغيير شكل الخريطة بفعل التّمارين.
Aslında bu haritayı egzersizle bozduk.その部分がピンク色で示されています 指先に対応している領域が拡大しています
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.(73:7) предали огню святилище Твое; совсем осквернили жилище имени Твоего;
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Au pus foc sfîntului Tău locaş; au dărîmat şi au pîngărit locuinţa Numelui Tău.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Chúng nó đã lấy lửa đốt nơi thánh Chúa, Làm cho chỗ danh Chúa ở ra phàm đến đất.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Chúng_nó đã lấy lửa đốt nơi thánh Chúa , Làm cho chỗ danh Chúa ở ra phàm đến đất .
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.De har satt ild på din helligdom; like til grunnen har de vanhelliget ditt navns bolig.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.De hava satt eld på din helgedom och oskärat ända till grunden ditt namns boning.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Hanno dato alle fiamme il tuo santuario, hanno profanato e demolito la dimora del tuo nome
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod