Ana içeriğe geç
Sözlük

bozdu ile cümle

bozdu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Han prendido fuego a tu santuario; han profanado el tabernáculo de tu nombre, echándolo a tierra
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.He pistivät sinun pyhäkkösi tuleen, he häväisivät, panivat maan tasalle sinun nimesi asumuksen.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Ils ont mis le feu à ton sanctuaire; Ils ont abattu, profané la demeure de ton nom.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.주의 성소를 불사르며 주의 이름이 계신 곳을 더럽혀 땅에 엎었나이다
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Lançaram fogo ao teu santuário; profanaram, derrubando-a até o chão, a morada do teu nome.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Mereka membakar Rumah-Mu sampai musnah; dan menajiskan tempat Engkau disembah
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.På din Helligdom satte de Ild, de skændede og nedrev dit Navns Bolig.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Podpálili tvoju svätyňu; zrútiac ho na zem poškvrnili príbytok tvojho mena.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Sie verbrennen dein Heiligtum; sie entweihen und werfen zu Boden die Wohnung deines Namens.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Szent helyedet lángba borították; neved hajlékát földig megfertõztették.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Uvrhli oheň do svatyně tvé, na zem zřítivše, poškvrnili příbytku jména tvého.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Założyli ogieó w świątnicy twojej, a obaliwszy na ziemię, splugawili przybytek imienia twego.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Zažgali so svetišče tvoje, do tal so oskrunili prebivališče tvojega imena.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Zij hebben de tempel in brand gestoken en Uw woning helemaal platgebrand; nu is het geen heilige plaats meer.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Κατεκαυσαν εν πυρι το αγιαστηριον σου εως εδαφους εβεβηλωσαν το κατοικητηριον του ονοματος σου.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Предадоха на огън светилището Ти; Оскверниха обиталището на името Ти като го повалиха на земята.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.שלחו באש מקדשך לארץ חללו משכן שמך׃
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.‎اطلقوا النار في مقدسك. دنسوا للارض مسكن اسمك‎.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.他 們 用 火 焚 燒 你 的 聖 所 、 褻 瀆 你 名 的 居 所 、 拆 毀 到 地
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.他 們用 火焚 燒 你 的 聖所 、 褻瀆 你 名 的 居所 、 拆毀 到 地
Benim fonumu bozdurmam diğer yatırımcıları etkilemedi. .Nemění to, co se děje všem ostatním.
Benim fonumu bozdurmam diğer yatırımcıları etkilemedi. .他の人に影響しません。 $1,620 で割った値の価値が
Bir anlamda, ülkemizin başkentine bir çek bozdurmak için geldik.De certo modo, nós viemos para a capital da nossa nação para descontar um cheque.
Bir anlamda, ülkemizin başkentine bir çek bozdurmak için geldik.En quelque sorte, nous venons à la capitale de notre nation pour demander le paiement d'un chèque.
Bir anlamda, ülkemizin başkentine bir çek bozdurmak için geldik.In gewissem Sinne, sind wir hier her gekommen, um in der Hauptstadt unseres Landes einen Scheck einzulösen.
Bir anlamda, ülkemizin başkentine bir çek bozdurmak için geldik.In un certo senso, siamo venuti nella capitale della nostra nazione, per cambiare un assegno.
Bir anlamda, ülkemizin başkentine bir çek bozdurmak için geldik.어떤 의미에선, 우리의 수도에서 오늘 수표를 현금으로 바꾸러 왔습니다.
Bir anlamda, ülkemizin başkentine bir çek bozdurmak için geldik.Κατά μία έννοια, ήρθαμε στην πρωτεύουσα του έθνους μας για να εξαργυρώσουμε μία επιταγή.
Bir kadın bob olmuştu bozdu mor san fernando içine konuştuk vadi여자는 밥이었다 전복 보라색 ​​산 페르난도로 이야기 골짜기
Bir kadın bob olmuştu bozdu mor san fernando içine konuştuk vadiהתהפכה אישה הייתה בוב דבר אל סן פרננדו הסגולה עמק
Bir kadın bob olmuştu bozdu mor san fernando içine konuştuk vadiانقلبت امرأة قد كان بوب تحدث في سان فرناندو الأرجواني واد
Bir kadın bob olmuştu bozdu mor san fernando içine konuştuk vadi谷 絵に描いた絵のビープ音をポップ 蛇行モハベに反抗
Bir şeyi mi bozdun?Co sis zlomil?
Bir şeyi mi bozdun?Eltört valamije?
Bir şeyi mi bozdun?Heb je iets gebroken ?
Bir şeyi mi bozdun? Her türden şeyler.У Вас что-нибудь разбилось?
Bir şeyi mi bozdun?¿Se ha roto algo?
Bir şeyi mi bozdun?Sie haben sich was gebrochen.
Bir şeyi mi bozdun?Ţi-ai rupt ceva ?
Bir şeyi mi bozdun?Έσπασες τίποτα ;
Bir şeyi mi bozdun?Счупили ли сте си нещо?
Bir sonraki, lütfen. Düzenimi bozdu, adi herif.다음 화면 부탁합니다. 저 사람(앨고어)이 제 강의 흐름을 깼습니다. 몹쓸 자식(웃음)
Bir sonraki, lütfen. Düzenimi bozdu, adi herif.Người tiếp theo, ông phá vỡ mô hình của tôi, đồ đáng chết.
Bir sonraki, lütfen. Düzenimi bozdu, adi herif.הבא, בבקשה. הוא שבר את התבנית שלי, הבן-זונה הזה.
Bir sonraki, lütfen. Düzenimi bozdu, adi herif.الشريحة التالية من فضلك. شتت ذهنى ذلك الوغد .
Bir sonraki, lütfen. Düzenimi bozdu, adi herif.(笑)
Bozduğumuz şeyi tekrar yapabiliriz.Et nous pouvons construire ce que nous avons cassé.
- Bozdur onları.- Alá kell írni. - Jó
- Bozdur onları.- Baik - Sahkan ini
- Bozdur onları.- Dobrze - Przekaż je
- Bozdur onları.- Firmalos.
- Bozdur onları.- Firmalos.
- Bozdur onları.- Girali.
- Bozdur onları.- Okay. - Em sẽ ứng tiền trước.
- Bozdur onları.- Paie le.
- Bozdur onları.- حسناً - وقعى عليهم
Brian'ın omuzları düştü. Yaptığı atı bozdu ve çöpe attı.Brian zvesil plecia, z koňa opäť spravil guču hliny a odhodil ju naspäť do koša.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.Asta chiar mă enervează, trebuie să recunosc .
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.Celle-là m'énerve un peu, je dois le reconnaître.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.COnfesso che questo argomento mi infastidisce.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod