Ana içeriğe geç
Sözlük

boz ile cümle

boz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O cebinden bir bozuk para çıkardı.He pulled a coin out of his pocket.
Bu seyahat çeklerini bozabilir misin?Can you change these travelers checks?
Televizyon bozuk.The television is broken.
Ağzımı bozacağım ama.Pardon my French.
Aktinyum-227, uranyum-235'in bir bozunma ürünüdür.Actinium-227 is a decay product of uranium-235.
Biraz bozuk para ayırabilir misin?Can you spare some change?
O bozuk.It's broken.
Moralimi bozuyorsun.You're depressing me.
Kız kardeşim çok sinir bozucu.My sister is so annoying.
Tom konsantrasyonunu bozmadı.Tom kept focused.
Tom morali bozuk görünüyor.Tom looks bummed.
Bir şey bozuk mu?Is anything broken?
Sadece sinir bozucu.It's just annoying.
O belli ki bozuk.It's obviously broken.
Bu çok sinir bozucu.It's very frustrating.
Şimdi moralim bozuk.Now I'm depressed.
Bulaşık makinesi bozuk.The dishwasher's broken.
O adamın bozuk bir ağzı var.That man has a foul mouth.
Haber onun çok moralini bozdu.The news depressed him very much.
On pezoluk banknotu benim için bozabilir misiniz?Can you change a ten-peso bill for me?
O bozuk Fransızca konuşur.He speaks broken French.
Kapının gıcırdaması sinirimi bozuyor.The squeaking of the door gets on my nerves.
Bu tüm planlarımı bozar.This spoils all my plans.
Eğlencemizi bozma.Don't ruin our fun.
Bu vezneden çekini bozdurabilirsin.You can cash your check at this window.
Bu vezneden çekinizi bozdurabilirsiniz.You can cash your check at this window.
O bozulacak.It's going to break.
Sen yasayı bozmadın.You didn't break the law.
O makinede bir şey bozulmuş olmalı.Something on that machine must be broken.
Buraya gelirken arabam bozuldu.My car broke down on the way here.
Büyük kalabalıkların önünde konuştuğum zaman asabım bozulur.I get nervous when I speak in front of large crowds.
Arabam bozulduğu için buraya yürümek zorunda kaldım.I had to walk here because my car broke down.
Bozuk bir fermuarım var.I have a broken zipper.
Benim yeme bozukluğum var.I have an eating disorder.
Son zamanlarda moralim bozuk.I've been feeling depressed recently.
Hiçbir şeyin bozuk olmadığını umuyorum.I hope nothing's been broken.
Bunun gerçekten bozuk olduğunu sanmıyorum.I don't think it's really broken.
Bunun ne kadar sinir bozucu olması gerektiğini biliyorum.I know how frustrating this must be.
Otobüs için bozuk paraya ihtiyacım var.I need change for the bus.
Ruhsal sinir bozuntum vardı.I had a mental breakdown.
Onun horlaması anlaşmayı bozdu.His snoring was a deal breaker.
Arabanın bozuk bir kuyruk lambası var.Your car has a broken taillight.
Yazın yumurtalar çok çabuk bozulur.In the summer, eggs go bad quickly.
Bir oyunbozan diğer insanların eğlencesini bozan bir kişidir.A spoilsport is a person who ruins other people's fun.
Sadece bir yıllık zamandan sonra araba bozuldu.The car broke after only a year's time.
Tereyağı bozuldu.The butter went bad.
Binalar selden sonra hâlâ bozulmamıştı.The buildings were still intact after the flood.
Tom bugün bozuk ruh halinde.Tom is in a foul mood today.
Onda bipolar bozukluk var.She's bipolar.
Makyajım bozuldu.My makeup was ruined.
Şu parayı bozabilir misiniz?Do you have change for this bill?
Son günlerde Tom'un sağlığı çok bozuldu.Tom's health has declined a lot recently.
Onun arabası eyaletler arası yolda bozuldu.Her car broke down on the interstate.
Bu sabah işe giderken Tom'un arabası bozuldu.Tom's car broke down on his way to work this morning.
Tom cebinden biraz bozuk para çıkardı.Tom took some coins out of his pocket.
Bu sütün bozulup bozulmadığını merak ediyorum.I wonder if this milk is still good.
Sinirim bozuldu.I'm a nervous wreck.
Benim moralim bozuk.I'm in a bad mood.
Arabam bozulduğu için oraya yürümek zorunda kaldım.I had to walk there because my car broke down.
Gazlı pilav pişireceğini bozdum bu yüzden onun yerine indüksiyonlu pilav pişirici aldım.I broke my gas-powered rice cooker so I got an induction rice cooker instead.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod