Ana içeriğe geç
Sözlük

boyuna ile cümle

boyuna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Konveksiyon sıcak şarabı soğuk boyuna kadar çekerek soğuk şarabı şişenin dibine batırır.Convection causes cool wine to sink within the bottle drawing warm wine up to the cold neck.
Samotherium'un anatomisi, zürafa benzeri bir boyuna geçiş göstermiş gibi görünüyor.The anatomy of Samotherium appears to have shown a transition to a giraffe-like neck.
Boyuna (kaideden uca uzanan) damarların hepsi trake taşır.Sie befallen alle Pflanzenteile, außer die Wurzeln.
Kayı boyuna ait olduğu söylenmektedir.Zu ihnen gehört der Felsen Tua.
Boyuna düşünüyorsunuz, soğuktan donmuş, aç ve müthiş yorgun.Sie sind lederig, strohfarben und deutlich geadert und bewimpert.
Çünkü hoparlörler belirli bir dalga boyuna kadar sınırlandırılmıştır.Das Gewindebohren ist auf einen bestimmten Durchmesser je Werkzeug beschränkt.
Yoğurulan hamur kalın yufka halinde açılır ve iki parmak kalınlığında boyuna kesilir.Das Ei ist rundlich und an beiden Enden abgeplattet.
Dokuzlu (Bişanlı) oymağı, Osmanlı arşiv vesikalarına göre Avşar boyuna mensuptu.Die etwa neun abwärts zeigenden, sichelförmigen Laubblätter bilden Rosetten.
Gövdeleri dik, kuvvetli, sert ve boyuna olukludur.Die Buchstaben L, M und P stehen für leggero (leicht), medio (mittel) und pesante (schwer).
Korunmak için aynalı UV korumalı güneş gözlüğü veya boyuna takılan bir yansıma perdesi kullanılır.Zum Schutz des Auges werden Sonnenbrillen mit UV-Schutz beziehungsweise spezielle Schutzbrillen verwendet.
Oğuzlar'ın Avşar boyuna mensuptur.Das Erbteil jedes Sohnes wurde festgelegt.
Bu masayı herhangi bir çocuğun boyuna göre ayarlayabilirsiniz.Vous pouvez ajuster ce bureau à la taille de n'importe quel enfant.
Boyuna (kaideden uca uzanan) damarların hepsi trake taşır.Ils obtiennent tous des Alpenbecher (en fait des gobelets).
Kırmızı görünür ışığın en uzun dalga boyuna sahip rengidir.Le rouge est la couleur des rayonnements de longueur d'onde la plus longue du spectre visible.
Oğuzlar'ın Avşar boyuna dahildir.Les rêves d'enfants en font partie.
Giberellinlerin esas etkisi, bitkilerin boyuna büyümesini sağlamaktır.L'action des pollinisateurs augmente considérablement la capacité des plantes à constituer leurs fruits.
Çünkü hoparlörler belirli bir dalga boyuna kadar sınırlandırılmıştır.Tous les fluides sont visqueux jusqu'à un certain degré.
Kısa dalga boyuna sahip ışık yüksek enerjiye sahiptir.La lumière avec une faible longueur d'onde est composée de photons d'énergie élevée.
Bunların arasında da zamanla boyuna depresyonlar oluşur.Elles sont séparées entre elles par des dépressions.
Taşıyıcı frekansı L1 sinyali için 19 cm'lik bir dalga boyuna tekabül eder.Esta frecuencia corresponde a una longitud de onda de 19 cm para la señal L1.
Hızlı büyüyen P. clarkii 50 g.'dan fazla bir ağırlığa ve 5,5–12 cm boyuna ulaşabilmektedir.P. clarkii crece rápidamente y es capaz de alcanzar pesos de más de 50 g, y tamaños de 12 cm de longitud.
Oğuzlar'ın Avşar boyuna dahildir.Él mata a nuestros hijos desde las sombras.
Görece kuğular arasında en uzun boyuna sahiptir.Tiene uno de los saltos más largos entre los félidos.
Boyuna (kaideden uca uzanan) damarların hepsi trake taşır.Las vainas de hojas caducas en su totalidad (dejando una faja).
Imagawa ailesinin istinat boyu idi ve sonra Mikawa vilayetinde Matsudaira boyuna geçti.Era un clan de la familia Imagawa, y luego cambió al clan Matsudaira de la Provincia de Mikawa.
Eşeysiz üremede, genellikle hücre boyuna ikiye bölünür.La vejiga natatoria esta usualmente dividida en dos cámaras.
Karalılar, Oğuzların Avşar boyuna mensuptur.Son muy demandadas como nascotas para los niños.
Işık saçılması, dağılan ışığın dalga boyuna bağlıdır.Es fácil determinar la intensidad de esta luz dispersada.
Havadaki ses dalgaları boyuna basınç dalgalarıdır.Las ondas de sonido en el aire son ondas de presión longitudinales.
Hız dalganın boyuna bağlıdır, genişlik ise dalganın derinliğine bağlıdır.La velocità dipende dalle dimensioni dell'onda e la sua larghezza dipende dalla profondità dell'acqua.
Karalılar, Oğuzların Avşar boyuna mensuptur.Detti anche Incappucciati, figli della Morte.
Ceritler, Avşar boyuna mensuptur.I sospetti ricadono su un senzatetto.
Oradan boyuna, yüze ve bazen de tüm vücuda yayılır.Ali e coda sono piumate, e talvolta lo è tutto il corpo.
Enine boyuna değerlendirdim.Я подробно рассмотрел.
Kursak (ingluvies): çok zayıf halka ve boyuna kaslarla donatılmıştır.Равными пусть будут, кто силен и слаб!
Oğuzlarin Salur boyuna aittirler.От последних они прячут своих дочерей.
Beyaz kenar çizgileri olan mavi bir şeritte boyuna takılır.Голубой круг окаймляется орнаментом из белых (серебряных) лучей.
Aşağıtekke köyü, Oğuzların Avşar boyuna mensuptur.Широко презираем в своём обществе, как сын предателя.
Kontrbas (veya sadece Bas): Yaylı çalgılar arasında en büyük olanıdır (Boyu bir insan boyuna ulaşır).Рядом с Нитью находится один из самых больших ближайших войдов — войд Тельца.
Kursak (ingluvies): çok zayıf halka ve boyuna kaslarla donatılmıştır.وأعطى الشاعر صوتًا للجميع - كبيرًا أو صغيرًا ، غنيًا أو فقيرًا.
Boyuna düşünüyorsunuz, soğuktan donmuş, aç ve müthiş yorgun.حدوث مجاعة شديدة يكفي المؤمنين وقتها التكبير والتسبيح والتحميد.
Kontrbas (veya sadece Bas): Yaylı çalgılar arasında en büyük olanıdır (Boyu bir insan boyuna ulaşır).والسنقر أكبر من الشاهين (والذي يعد طريدة للسنقر)، ويختلف السنقر في شكله عن حوام السهول كذلك.
Oldukça uzun boyuna rağmen çok da yapılı olmaması, sert gözükmemesi akıllarda soru isareti bırakmıstı.على الرغم من فترة طويلة جدا، وذيله غير قادر على الإمساك بشئ.
Köy halkının çoğu Avşar boyuna mensuptur.أغلب سكان القرية تقريبا أصبحوا عبيدا.
Tosunoğlu ailesi Eymür boyuna mensuptur.أحفاده ما زالوا يقطنون الموصل.
Not: Karalılar, Avşar boyuna mensuptur.دـ: الأذينات : سكناهم محافظة الكامل وإهالا.
Çoğalmaları genellikle eşeysiz ve boyuna bölünerek gerçekleşir.التقدم في كثير من الأحيان، ومقسمة على أساس الحرفية.
Bir diğer ifadeyle , boyuna profili boyunca basamak ve çanaklar görülür.ولهذ نجد أنه توجد لكل عصر فهارس وخرائط فلكية يُدون فيها الجديد .
Köy tarihi Oğuzların Afşar boyuna dayanır.O seu lugar de nascença divide historiadores.
Imagawa ailesinin istinat boyu idi ve sonra Mikawa vilayetinde Matsudaira boyuna geçti.Era vassalo dos Imagawa, e depois passou para o lado do Clã Matsudaira da Província de Mikawa.
Kısa dalga boyuna sahip ışık yüksek enerjiye sahiptir.Luz de comprimento de onda pequeno consiste de fótons de alta energia.
Boyuna göre dış şutlarının etkili olması pozisyonuna göre rakiplerine avantaj sağlamaktadır.Acreditam que a vantagem que você tem sobre seu inimigo é sua agilidade.
Çoğalmaları genellikle eşeysiz ve boyuna bölünerek gerçekleşir.Os impostos são, frequentemente, divididos em diretos e indiretos.
Bu tonlar cabaça, yani kullanılan kabağın boyuna göre belirlenir.É comum levar cebolas, dependendo da região onde é feita.
Oğuzlar'ın Avşar boyuna mensuptur.Hoe de opvang van haar kinderen geregeld is.
Oğuzlar'ın Avşar boyuna dahildir.Zij staan in dezelfde volgorde als hun zonen.
Ön kanatlarda belirgin bir boyuna damar yoktur.Er is geen centrale vlek op de vleugels zichtbaar.
Boyuna ve enine olmak üzere iki tiptir.Nad przednawiem oraz nad nawą wznoszą się dwie wieże.
Bu sülale Oğuzların Üçok kolunun Yüreğir boyuna mensuptur.Te dwie rzeczy tak bardzo obciążają ramię Mojego Syna.
Oğuzlar'ın Avşar boyuna mensuptur.Potomkami ich są obecnie Czuwasze.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
boyuna ile cümle - Sayfa 2 - boyuna kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App