boynuz ile cümle

boynuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.ثم بوق الملاك السادس فسمعت صوتا واحدا من اربعة قرون مذبح الذهب الذي امام الله
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.第 六 位 天 使 吹 號 、 我 就 聽 見 有 聲 音 、 從 神 面 前 金 壇 的 四 角 出 來
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.第六 位 天使 吹號 、 我 就 聽見 有 聲音 、 從神 面前 金壇 的 四 角 出來
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."Amy, anh nghĩ em chính là chú kỳ lân đẹp đẽ đó."
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."Amy, cred că asta înseamnă că eşti unicorn."
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."Amy, credo che voglia dire che sei un unicorno."
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."Amy, dit betekent dat je een eenhoorn bent."
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."Amy, eso quiere decir que eres un unicornio".
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."Amy, ez azt jelenti, hogy te egy unikornis vagy!"
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."Amy, ich glaube, das bedeutet, dass du ein Einhorn bist."
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."Amy, ini bukti kamu ini ternyata seekor unicorn."
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."Amy, jag tror det betyder att du är en enhörning."
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."Amy, jeg tror du er en enhjørning."
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."Amy, myslím si, že to znamená, že jsi jednorožec."
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."Amy, myslím, že to znamená, že si jednorožec."
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor." (Kahkahalar)Amy, je crois que ça veut dire que tu es une licorne. " (Rires)
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."에이미, 내 생각에 니가 유니콘이 된것 같아."
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor.""Nenhum ser humano aterra de gatas assim.
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."To znaczy, że jesteś jednorożcem."
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."Έιμι, νομίζω αυτό σημαίνει πως είσαι μονόκερος."
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."Ейми, мисля, че това означава, че ти си еднорога."
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."Емі, виходить, ти єдиноріг".
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."Эми, ты, наверное, единорог!"
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."איימי, אני חושב שזה אומר שאת חד קרן."
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor.""إيمي".أعتقد أن هذا يعني أنك حيوان خرافي"
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor."(笑)
Başlığı arkaya doğru devam ediyor, burada boynuzları, bir güneş kursunu ve iki büyük tüy görüyoruz.Fryzura rozciąga się w górę. Widzimy tam rogi, tarczę słoneczną i dwa pióra.
Başlığı arkaya doğru devam ediyor, burada boynuzları, bir güneş kursunu ve iki büyük tüy görüyoruz.Su tocado se extiende hacia arriba donde vemos cuernos, un disco solar y dos plumas.
Başlığı arkaya doğru devam ediyor, burada boynuzları, bir güneş kursunu ve iki büyük tüy görüyoruz.V horní části vidíme rohy, sluneční kotouč a ptačí pera.
Başlığı arkaya doğru devam ediyor, burada boynuzları, bir güneş kursunu ve iki büyük tüy görüyoruz.- В верхней части короны мы видим рога, солнечный диск и два длинных пера.
Başlığı arkaya doğru devam ediyor, burada boynuzları, bir güneş kursunu ve iki büyük tüy görüyoruz.Її головний убір простягається вгору, де наявні роги, сонячний диск і дві пір'їни.
Başlığı arkaya doğru devam ediyor, burada boynuzları, bir güneş kursunu ve iki büyük tüy görüyoruz.Украшението се разширява нагоре, където виждаме рога, слънчев диск и пера.
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.A hľadiac videl som, že ten roh viedol vojnu so svätými a premáhal ich,
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Am văzut deasemenea cum cornul acesta a făcut război sfinţilor, şi i -a biruit,
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.det hornet som jag ock hade sett; föra krig mot de heliga och bliva dem övermäktigt,
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Enquanto eu olhava, eis que o mesmo chifre fazia guerra contra os santos, e prevalecia contra eles,
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Io intanto stavo guardando e quel corno muoveva guerra ai santi e li vinceva
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.I przypatrywałem się, a oto róg ten walczył z świętymi, i przemagał ich;
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Jeg havde skuet, hvorledes dette Horn førte Krig mod de hellige og overvandt dem,
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Jeg så hvorledes dette horn førte krig mot de hellige og fikk overhånd over dem,
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Je vis cette corne faire la guerre aux saints, et l`emporter sur eux,
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Ketika aku memperhatikannya, tanduk itu berperang melawan umat Allah dan mengalahkan mereka
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.내가 본즉 이 뿔이 성도들로 더불어 싸워 이기었더니
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Látám, hogy ez a szarv hadakozék a szentek ellen, és legyõzé õket.
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.se sarvi, jonka minä näin sotivan pyhiä vastaan ja voittavan heidät,
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Ta nhìn xem , cái sừng đó tranh chiến cùng các thánh , và thắng trận ,
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Ta nhìn xem, cái sừng đó tranh chiến cùng các thánh, và thắng trận,
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Und ich sah das Horn streiten wider die Heiligen, und es behielt den Sieg wider sie,
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Viděl jsem, an roh ten válku vedl s svatými, a přemáhal je,
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Videl sem, kako se je tisti rog vojskoval s svetimi in jih premagoval,
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Want ik had gezien dat deze hoorn vocht tegen de heiligen en van hen won,
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Yo veía que este cuerno hacía guerra contra los santos y los vencía
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Εθεωρουν, και το κερας εκεινο εκαμνε πολεμον μετα των αγιων και υπερισχυε κατ' αυτων
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Гледах същия рог като воюваше със светиите и превъзмогваше против тях,
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.Я видел, как этот рог вел брань со святыми и превозмогал их,
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.חזה הוית וקרנא דכן עבדה קרב עם קדישין ויכלה להון׃
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.وكنت انظر واذا هذا القرن يحارب القديسين فغلبهم
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.我 觀 看 、 見 這 角 與 聖 民 爭 戰 、 勝 了 他 們
Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.我 觀看 、 見這 角 與聖 民 爭戰 、 勝 了 他們
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Bobo a épousé Amy la licorne.

İlgili Sayfalar