boynuz ile cümle

boynuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Her yıl dökülen boynuzları genellikle üç uçlu olup lir şeklinde bükülür ve 75 cm'ye kadar uzayabilir.Рогата се сменят ежегодно, обикновено се разклоняват в три лировидни рога и достигат дължина до 75 cm.
Japon Bodur Boynuz sığırı, Japonya'daki tüm sığırların yüzde birinden azını oluşturur.В югоизточната част на САЩ, бичата акула представлява по-малко от 1% от улова на промишления риболов.
Erkeklerin her bir boynuz dalında üç tane uç vardır.Всеки рог на мъжките елени е с три разклонения.
Ayrıca bu dönemde sığın boynuzlarının da oyularak işlendiği gözlenmiştir.Към този период се отнася и нарисуваният от него портрет на Прянишников.
Sanılanın aksine Vikingler başlarına boynuzlu ya da kanatlı kasklar takmamışlardır.Поради същата причина, жените не докосвали игли, куки или конци.
İsimlendirilen ilk örnek, 1887 baharında Denver, Colorado yakınlarında bulunan boynuzlardı.Triceratopsovi ostaci prvi put su otkriveni pokraj Denvera, Colorado, 1887. godine.
Mahallenin ilk adı Kara Boynuzlar mahallesidir.Adresa župe je u Crnićima.
Boynuzları alından dik olarak çıkar.Čak i oštri očnjaci odskaču od nje.
Evrim açısından boynuzlugiller çok genç bir familyadır.Razvojno gledano, goveda su vrlo mlada skupina.
Boynuzdan yapılan tezene ile çalınmaktadır.Tezenenin bugünkü adı penadır.Ždral iz obiteljskog grba je u svezi s današnjim imenom Daruvara.
Bir tek boynuzlu atdır.Jeden výdych koňa.
Dişilerin boynuzu yoktur.Kosticovce nemajú zuby.
Şeytan boynuzları (İngilizce: Devil horns) Heavy Metal müzik dinleyenlerin yaptıkları işarettir.Horror metal je termín označujúci heavy metalovú hudbu s hororovými témami.
Geleneksel olarak boynuzdan yapılan navlar günümüzde ahşaptır.V súčasnosti sú sochy nahých postáv bežné.
Başında ise iki tane çok uzun ve sivri boynuzdan oluşan bir börk (başlık) taşır.Sestavljata jo dva (ravninska) n-kotna mnogokotnika.
Güney Amerika ve Avustralya'da da hiçbir zaman yabani boynuzlugiller yaşamamıştır.V južni Ameriki in Avstraliji srakoperjev ni.
Boynuz kap hemen dolar.Za druge pomene glej Dolar.
Dişilerin boynuzu yoktur.Želve nimajo zob.
Asası, Alıç ağacından yapılmıştır, özü tek boynuzlu at kılıdır.Narejen je s postopkom izgubljenega voska in je iz enega kosa.
Dişilerin boynuzları erkeklerinkinden biraz daha kısa olur.Psi imajo krajšo življenjsko dobo od ljudi.
Boynuzlu ve kuyrukludur.Čardačine in Glavočor.
Bu boynuz büyük olasılıkla onu daha büyük etobur dinozorlardan korumaya yarıyordu.Verjetno je bil ceratozaver premajhen, da bi se kosal z najbolj znanimi dinozavri tistega časa.
Budaklı boynuzları vardır.Turi lankstų kaklą.
Güney Amerika ve Avustralya'da da hiçbir zaman yabani boynuzlugiller yaşamamıştır.Visoje Šiaurės Amerikoje nėra kito tokio pat siauro ir stačiasienio kanjono.
Yanan yünde ise boynuz kokusu karakteristiktir.Purustatud leht on tärpentini lõhnaga.
Şehir Altın Boynuz'un ucunda Çin ve Kuzey Kore sınırları yakınlarında yer almaktadır.Linn asub Jaapani mere rannikul, Hiina ja Põhja-Korea piiri lähedal Kuldsarve lahe kallastel.
Günümüzde evcil boynuzlugiller dünyanın her ülkesinde bulunmaktadır.Tänapäeval leiab iiri hundikoeri kõikides riikides.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.A Adoniáš bojac sa Šalamúna vstal a odišiel a chytil sa rohov oltára.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Aber Adonia fürchtete sich vor Salomo und machte sich auf, ging hin und faßte die Hörner des Altars.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Adonia, che temeva Salomone, alzatosi andò ad aggrapparsi ai corni dell'altare
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Adonia s'a temut de Solomon; s'a sculat şi el, a plecat, şi s'a apucat de coarnele altarului.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Adonias, porém, temeu a Salomão e, levantando-se, foi apegar-se �s pontas do altar.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Adoniáš také boje se Šalomouna, vstav, odšel a chytil se rohů oltáře.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Adonija eut peur de Salomon; il se leva aussi, s`en alla, et saisit les cornes de l`autel.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Adonija pa, boječ se Salomona, vstane in odide ter se oprime oltarjevih rogov.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Adonijasz także, bojąc się Salomona, wstał, i poszedł, a uchwycił się rogów ołtarza.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Adonja var redd Salomo; han stod op og gikk avsted og grep fatt i alterets horn.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.De Adónia félt Salamontól, és felkészülve elfutott, és megragadta az oltárnak szarvait.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.아도니야도 솔로몬을 두려워하여 일어나 가서 제단 뿔을 잡으니
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Men Adonia fruktade så för Salomo, att han stod upp och gick bort och fattade i hornen på altaret.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.men Adonija frygtede for Salomo og ilede hen og greb fat om Alterets Horn.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Mutta Adonia pelkäsi Salomoa, nousi, meni ja tarttui alttarin sarviin.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Pero Adonías, temiendo a Salomón, se levantó y fue a asirse de los cuernos del altar
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.А Адония, понеже се уплаши от Соломона, стана и отиде да се хване за роговете на олтара.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Адония же, боясь Соломона, встал и пошел и ухватился за роги жертвенника.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.ואדניהו ירא מפני שלמה ויקם וילך ויחזק בקרנות המזבח׃
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.وخاف ادونيا من قبل سليمان وقام وانطلق وتمسك بقرون المذبح.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.亞 多 尼 雅 懼 怕 所 羅 門 、 就 起 來 、 去 抓 住 祭 壇 的 角
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.亞多 尼雅 懼怕 所羅門 、 就 起來 、 去 抓住 祭壇 的 角
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.A šiesty anjel zatrúbil, a počul som jeden hlas zo štyroch rohov zlatého oltára, ktorý stál pred Bohom,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.Il sesto angelo suonò la tromba. Allora udii una voce dai lati dell'altare d'oro che si trova dinanzi a Dio
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.In šesti angel zatrobi, in slišal sem eden glas iz četverih rogov oltarja zlatega pred Bogom,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.여섯째 천사가 나팔을 불매 내가 들으니 하나님 앞 금단 네 뿔에서 한 음성이 나서
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.Og den sjette Engel basunede, og jeg hørte en Røst fra de fire Horn på Guldalteret, som står for Guds Åsyn,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.Og den sjette engel blåste, og jeg hørte en røst fra de fire horn på det gull-alter som stod for Gud,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.Und der sechste Engel posaunte: und ich hörte eine Stimme aus den vier Ecken des goldenen Altars vor Gott,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.И държеше в ръката си разгъната книжка; и като положи дясната си нога на морето, а лявата на земята,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.І шестий ангел затрубив, і я почув один голос з чотирьох рогів золотої жертівнї, що перед Богом,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.Шестой Ангел вострубил, и я услышал один голос от четырех рогов золотого жертвенника, стоящего пред Богом,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.והמלאך הששי תקע בשופר ואשמע קול אחד מארבע קרנות מזבח הזהב אשר לפני אלהים׃

İlgili Sayfalar