Hırvat Cumhuriyetçi Köylü Partisi - meclisi 1920 seçimlerinden beri boykot etmiştir.Επανεξελέγη βουλευτής με το Αγροτικόν Εργατικόν Κόμμα στις εκλογές του 1932.
Sünniler seçimi boykot etti.Η αντιπολίτευση προτίμησε να μποϊκοτάρει τις εκλογές.
Birçok parti örgütü seçim çalışmalarını boykot etti.Πηγές: Αρκετά κόμματα επέλεξαν να μποϊκοτάρουν τις εκλογές.
Sünniler seçimi boykot etti.Oppositionen i landet boykottede valget.
1984 - Sovyetler Birliği, Los Angeles Olimpiyat Oyunları'nı boykot edeceğini açıkladı.1984 - Sovjetunionen meddeler sit boykot af OL af frygt for de russiske sportsfolks sikkerhed.
Muhalifler boykot etti.Om de har provokeret fans.
Boykot 382 gün sürdü ve durum o kadar gerginleşti ki King'in evi bombalandı.Boikotten varte i 385 dager, og situasjonen ble så spent og anstrengt at Kings hus ble bombet.
Sırp azınlığın 11 temsilcisi ise bağımsızlığı boykot etti.De elleve parlamentarikerne som representerte etniske minoriteter, boikottet avstemningen.
Aktivizm Sivil itaatsizlik Açlık grevi Grev Boykot Lobicilik PropagandaSivil ulydighet Boikott Hacking Politisk aktivisme Lobbyisme Propaganda Demonstrasjon Studentopprør
Sünniler seçimi boykot etti.Opposisjonen boikottet valget.
Parti, 2005 ve 2010 parlamento seçimleri için boykot etti.Han stilte til valg for partiet i 2009 og 2013.
Boykot uygulamayan Moritanya, 1999'da İsrail'le diplomatik ilişkiler kurdu.Mauritania, yang tidak pernah melakukan pemboikotan, menjalin hubungan diplomatik dengan Israel pada 1999.
Bununla birlikte öğrenciler Pekin'deki üniversitelerde boykot çağrısında bulundular.Oleh karena itu para pelajar mengadakan sebuah mogok di universitas di Beijing.
İsveç şarkıcıların yarışmayı boykot etmesi nedeniyle yarışmadan çekilmiş, fakat yarışmayı yayınlamıştır.Swedia tidak berpartisipasi karena boikot oleh penyanyi, namun mereka menyiarkannya.
Kendisini Famiglia Domani olarak adlandıran özel bir Katolik derneği, erotizm nedeniyle turneyi boykot etti.Asosiasi Katolik bernama Famiglia Domani juga memboikot tur tersebut karena menampilkan sensualitas.
Bu nedenle Arjantin ve Uruguay 1938 Dünya Kupası'nı boykot ederek turnuvaya katılmadı.Akibatnya, Argentina dan Uruguay memboikot Piala Dunia FIFA 1938.
Sırp azınlığın 11 temsilcisi ise bağımsızlığı boykot etti.Seluruh 11 perwakilan minoritas Serbia memboikot pemprosesan tersebut.
Sovyetler Birliği, Los Angeles'ta yapılacak 1984 Yaz Olimpiyatları'nı boykot edeceğini açıkladı.1984 - Uni Soviet mengumumkan akan memboikot Olimpiade musim panas 1984 di Los Angeles, California.
Turnuvaya ayrıca önceki üç Dünya Kupası'nı boykot eden ve 1930 şampiyonu Uruguay da geri döndü.Turnamen 1950 juga kembali diikuti oleh Uruguay yang memboikot dua Piala Dunia sebelumnya.
Sanatın boykot edilmesi mantıklı değil.Namun semangatnya sebagai seniman tidak luntur.
DP tepki olarak ara ve yerel seçimleri boykot etti.PN memboikot parlemen dan protes terorganisir.
MK seçimleri boykot etti.Golkar Tolak Pemilu Diliburkan.
Bu nedenle Arjantin ve Uruguay 1938 Dünya Kupası'nı boykot ederek turnuvaya katılmadı.Do đó, cả Argentina và Uruguay đều tẩy chay Giải vô địch bóng đá thế giới 1938.
PNP 1983 yılında seçimleri boykot etti.PNP tẩy chay các cuộc bầu cử được gọi là vào năm 1983.
Dini gruplar, reklamları yasaklatmak için çabaladı Pepsi ürünlerini boykot etti.Các Giáo hội đưa ra mong muốn hủy bỏ đoạn quảng cáo và tẩy chay sản phẩm của Pepsi.
Bunun sonucunda Hindistan siyasi partileri, komisyonu boykot etmiştir.Kết quả của việc này là sự tẩy chay hội đồng của các đảng Ấn Độ.
Sanatın boykot edilmesi mantıklı değil.Khai thác gỗ không hợp lý.
Birçok parti örgütü seçim çalışmalarını boykot etti.しかし、多くの党派は選挙をボイコットした。
Muhalifler boykot etti.野党はボイコットした。
MK seçimleri boykot etti.NGSSは選に漏れた。
Birkaç farklı ülkeden Yahudi atletler, bireysel olarak Berlin 1936 Yaz Olimpiyatlarını boykot etti.数个国家的犹太裔运动员选择抵制1936年的柏林奥运会。
Amerika’da Amerikan Yahudi Kongresi ve Yahudi İş Komitesi bu boykotu destekledi.在美国,美国犹太裔代表大会(英语:American Jewish Congress)和犹太劳工委员会(英语:Jewish Labor Committee)(JLC)对抵制行动予以支持。
Arap Yüksek Komitesi bu buluşmayı boykot etti.民建聯顏尊廉宣布本屆不參選。
Çoğu protestolarla 2001 seçimlerini boykot etti .在2001年縣長選舉,泛藍分裂。
PRD sonraki seçimleri boykot etti.特朗普随后在大选中获胜。
Diğer büyük uluslararası boykotlarla birlikte 200 den fazla kişinin öldüğü bildirildi.빅 푸트 추장을 포함하여 200명 이상의 사람들이 살해되었다.
Sanatın boykot edilmesi mantıklı değil.하지만 예술계에서 실패해도 영광이네.
MBR 200 bu seçimleri boykot etme çağrısı yapmıştır.이에 주요 야당 대표들은 대통령 선거를 보이콧하기로 결정을 내렸다.
Kuzey kesiminde sayım boykot edilmiştir.북쪽을 기준으로 승강장 번호가 부여되었다.
Bunun üzerine Navalnıy seçimlerin boykot edilmesini istedi.בהתאם לכך בוטלו בחירות הבזק.
Bunun sonucunda Hindistan siyasi partileri, komisyonu boykot etmiştir.התוצאה הייתה שהמפלגות ההודיות החרימו את הוועדה.
Buna rağmen, boykot iki ay boyunca aralıksız devam etti.בעקבות כך נעדר דה גוזמן במשך כחודשיים.
Sünniler seçimi boykot etti.Опозицията бойкотира изборите.
Bu nedenle Arjantin ve Uruguay 1938 Dünya Kupası'nı boykot ederek turnuvaya katılmadı.По тази причина Аржентина и Уругвай бойкотират това първенство.
Sovyetler Birliği, Los Angeles'ta yapılacak 1984 Yaz Olimpiyatları'nı boykot edeceğini açıkladı.1984 г. – СССР обявява, че ще бойкотира Летни олимпийски игри 1984 в Лос Анджелис.
Aktivizm Sivil itaatsizlik Açlık grevi Grev Boykot Lobicilik PropagandaНасилие Ненасилие Ахимса Пропагандиране Протестиране Демонстриране Стачкуване Разобличаване
Dini gruplar, reklamları yasaklatmak için çabaladı Pepsi ürünlerini boykot etti.Vjerske skupine su zaprijetile bojkotom Pepsi proizvoda i tražili su zabranu emitiranja videa.
22 ülke oyunları boykot etmiştir.Sudjelovalo je 180 boksača iz 25 država.
Bunun sonucunda Hindistan siyasi partileri, komisyonu boykot etmiştir.Zbog toga su HSS i oporbene političke stranke bojkotirale izbore.
Sünniler seçimi boykot etti.Ostatné strany bojkotovali hlasovanie.
1984 Los Angeles Olimpiyatları'na Bulgaristan'ın da Sovyet'lerle boykota katılması nedeniyle katılamadı.Olympiády v roku 1984 v Los Angeles sa nemohol zúčastniť kvôli bojkotu socialistickými štátmi.
İran gerekçe belirtmeden turnuvayı boykot etti.Družstvo Iránu sa odhlásilo z turnaja až po vyžrebovaní skupín.
Sanatın boykot edilmesi mantıklı değil.Na umetno inteligenco ni odporna niti umetnost.
Ancak Küba'nın boykotu sebebiyle 1988 Yaz Olimpiyatları'na katılamadı.V letih 1984 in 1988 pa zaradi bojkota Kube ni mogel nastopiti.
MBR 200 bu seçimleri boykot etme çağrısı yapmıştır.Ta listina je hotela razveljaviti volitve protipapeža.
Muhalifler boykot etti.Legionarji so molče umirali.
Aktivizm Sivil itaatsizlik Açlık grevi Grev Boykot Lobicilik PropagandaBoikotas Demonstracija Kraftizmas Lobizmas Pilietinis nepaklusnumas Streikas Tiesioginis veiksmas Haktyvistai
Bosnalı Sırpların çoğunun boykot ettiği bu referandum bağımsızlığın kabul edilmesiyle sonuçlandı.Dauguma Bosnijos serbų referendumą boikotavo, todėl dauguma balsų buvo už nepriklausomybę.
Tütün malları gibi mallara boykot düzenlediler.Iš medžio drožė tabako rūkymo vamzdžius.
Rektörle yapılan görüşmenin ardından boykot sona ermiştir.Pasibaigus karūnavimo iškilmėms kuopa buvo išformuota.