Ana içeriğe geç
Sözlük

boykot ile cümle

boykot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
56
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tutuklamalar karşı, Almanya da, Litvanya tarımsal ürünlerini boykot edeceğini açıkladı.Kaip atsaką į šį areštą, nacių valdžia paskelbė boikotą visam lietuvių agrikultūros importui į Vokietiją.
Bununla birlikte öğrenciler Pekin'deki üniversitelerde boykot çağrısında bulundular.Būtent todėl tarptautiniai atlikėjai festivalio metu dirba su mokiniais iš Beigango.
Sünniler seçimi boykot etti.Rinkimus boikotavo komunistinės partijos.
1998, 2005 ve 2010 yılında yeniden seçilmiş bir seçimde muhalefet tarafından boykot edildi.1998., 2005. ja 2010. aastal valiti ta ametisse tagasi.
1984 - Sovyetler Birliği, Los Angeles Olimpiyat Oyunları'nı boykot edeceğini açıkladı.8. mai – Nõukogude Liit teatas, et boikoteerib 1984. aasta olümpiamänge Los Angeleses.
Osetler, Gürcistan parlamento seçimlerini boykot ettiler ve kendi seçimlerini düzenlediler.Demokraatlik Partei vaidlustas valimistulemused ja boikoteeris parlamenti.
Afrikaans dilini zalimciliğe aracı olduğu için boykot ettiler. bildiğiniz gibi onlara her şeyi아프리칸스어를 보이콧했죠. 일종의 탄압이었으니까요. 아시다시피 그들은 모든 것을
Afrikaans dilini zalimciliğe aracı olduğu için boykot ettiler. bildiğiniz gibi onlara her şeyil'Afrikaans in quanto strumento dell'oppressore.
Afrikaans dilini zalimciliğe aracı olduğu için boykot ettiler. bildiğiniz gibi onlara her şeyiאת שפת האפריקאנס שראו בה באמצעי התקשורת של הצד המדכא, כי, אתם יודעים, הם פשוט אמרו
Afrikaans dilini zalimciliğe aracı olduğu için boykot ettiler. bildiğiniz gibi onlara her şeyiاللغة الأفريقية بإعتبارها وسيلة من الظالم، وكما تعلمون، وكانوا كأنهم قيل لهم بالفعل
Afrikaans dilini zalimciliğe aracı olduğu için boykot ettiler. bildiğiniz gibi onlara her şeyi彼らはなんでもアフリカーンス語で 行わなければいけないと言われました
Birçok seçmen siyasi hoşnutsuzluğunu seçimleri boykot ederek gösterdi.Muchas personas expresaron su desacuerdo político boicoteando las elecciones .
Birçok seçmen siyasi hoşnutsuzluğunu seçimleri boykot ederek gösterdi."Toz" oznacza nonsens.
Birçok seçmen siyasi hoşnutsuzluğunu seçimleri boykot ederek gösterdi.الكثيرون عبروا عن معارضتهم عن طريق مقاطعة الانتخابات .
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.Alla muttrade, och så bojkottade de honom.
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.És így tovább. Addig addig morgolódtak, amíg végül ki nem közösítették.
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.Estavam todos a resmungar e por isso boicotaram-no.
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.Ils râlaient tous et ils l'ont boycotté.
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.볼멘소리를 늘어 놓으며 부처님을 친견하지도 않고
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.Mereka semua bergunjing dan memboikotnya.
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.Sie alle murrten und so boykottierten sie ihn.
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.Stavano tutti a brontolare, e lo boicottavano.
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.Tất cả họ đều lầm bầm, và rồi họ tẩy chay Ngài.
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.Todos se estaban quejando así que lo boicotearon.
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.Toţi bombăneau, drept urmare, l-au boicotat.
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.Všichni mrmlali a také bojkotovali jeho příchod.
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.Все они возроптали и все они бойкотировали его.
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.Всички мърморели и го бойкотирали.
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.Всі вони бурчали, тобто вони його бойкотували.
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.ועוד... כולם היו זועפים, ולכן החרימו אותו
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.وهلم جرا. كانوا جميعا يتذمرون ولذا قاطعوه .
Hepsi aynı fikirdeydi ve sonuç olarak onu boykot ettiler.話を聞きに行こうとしません。
Hiçbir dünya çapında boykot var도 전 세계 보이콧이 없습니다
Hiçbir dünya çapında boykot varבדרך כלל בסופו של דבר כמו המבורגרים מזון מהיר אין חרם ברחבי העולם
Hiçbir dünya çapında boykot varلا توجد مقاطعة في جميع أنحاء العالم
Hiçbir dünya çapında boykot varすべてのファストフード店の
Johnnie Carr, Montgomery otobüs boykotunun düzenleyicisydi -- harika bir siyahi kadın --Johnnie Carr, die den Montgomery-Busboykott organisiert hatte
Johnnie Carr, Montgomery otobüs boykotunun düzenleyicisydi -- harika bir siyahi kadın --운동을 조직했던 아프리카계 미국인인 조니 카 여사와 백인인 버지니아 더 여사와 시간을 보냈는데 그녀는
Johnnie Carr, Montgomery otobüs boykotunun düzenleyicisydi -- harika bir siyahi kadın --ג'וני קאר שהיתה המארגנת של חרם האוטובוסים במונטגומרי -- אשה אפרו-אמריקאית מדהימה --
Johnnie Carr, Montgomery otobüs boykotunun düzenleyicisydi -- harika bir siyahi kadın --جوني كار والتي كانت منظمة حركة مقاطعة باص مونتغمري -- كن نساءٍ مدهشاتٍ من أصولٍ أفريقية --
Johnnie Carr, Montgomery otobüs boykotunun düzenleyicisydi -- harika bir siyahi kadın --ジョニー・カー氏と 白人でキング牧師の弁護士をした クリフォード・ダーを夫とする
Normalde bu olay boykot edilir öyle değil mi?¿Con un palo? ¿Y por qué no con una zanahoria?
Normalde bu olay boykot edilir öyle değil mi?전통적으로 소비자들이 하는 일은 보이코트이겠죠?
Normalde bu olay boykot edilir öyle değil mi?L'action traditionnelle serait le boycott, pas vrai ?
Normalde bu olay boykot edilir öyle değil mi?L'approccio tradizionale sarebbe il boicotaggio giusto?
Normalde bu olay boykot edilir öyle değil mi?Reactia traditionala ar fi boicotul, corect?
Normalde bu olay boykot edilir öyle değil mi?Traditionell wäre ein Boykott, richtig?
Normalde bu olay boykot edilir öyle değil mi?Tradycyjna metoda polega na bojkocie złych sklepów, prawda?
Normalde bu olay boykot edilir öyle değil mi?Η παραδοσιακή πρακτική είναι το μποϋκοτάζ.
Normalde bu olay boykot edilir öyle değil mi?Традиционно мы привыкли к бойкотам, так?
Normalde bu olay boykot edilir öyle değil mi?Традиционното нещо би бил бойкотът, нали?
Normalde bu olay boykot edilir öyle değil mi?המעשה המסורתי יהיה להטיל חרם, נכון?
Normalde bu olay boykot edilir öyle değil mi?الشئ الطبيعي هو مقاطعة المنتج، صحيح؟
Normalde bu olay boykot edilir öyle değil mi?でも 企業が食いつく 餌のニンジンは?
Sonra, Shell firmasının Nijerya'da yaptığı istismarlara karşı bir boykota katılmıştım.Ho anche fatto parte di un gruppo di boicottaggio contro la Shell per i crimini in Nigeria.
Sonra, Shell firmasının Nijerya'da yaptığı istismarlara karşı bir boykota katılmıştım.También participé en una, como se llama, un boicot sobre - contra Shell por sus abusos en Nigeria. - Ya.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod