deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı,punaisia oinaannahkoja, sireeninnahkoja, akasiapuuta,
deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı,rdeče barvane ovnove kože in jazbečeve kože [Ali: tjulenje kože.] in akacijev les;
deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı,rödfärgade vädurskinn, tahasskinn, akacieträ,
deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı,rødfarvede Væderskind, Tahasjskind, Akacietræ,
deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı,rötliche Widderfelle, Dachsfelle, Akazienholz,
deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı,Též kůže skopcové na červeno barvené, a kůže jezevčí, a dříví setim,
deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı,και δερματα κριων κοκκινοβαφη και δερματα θωων και ξυλον σιττιμ,
deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı,и кожи бараньи красные, и кожи синие, и дерева ситтим,
deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı,червено боядисани овнешки кожи и язовски* кожи, ситимово дърво+,
deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı,וערת אילם מאדמים וערת תחשים ועצי שטים׃
deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı,وجلود كباش محمّرة وجلود تخس وخشب سنط
deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı,染 紅 的 公 羊 皮 、 海 狗 皮 、 皂 莢 木
deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı,染紅 的 公羊皮 、 海狗皮 、 皂莢木
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı.Dia menggunakan botol kecil, gelas yang berwarna,
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı.음영처리가 된 아주 작은 유리병을 사용하고
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı. Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.Er benutzt winzige Flaschen aus getöntem Glas, er füllt das Olivenöl mit einem Edelgas ab.
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı. Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.Foloseste sticle minuscule, sticla este închisă la culoare, şi sigilieaza uleiul cu un gaz inert.
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı. Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.Han bruger bittesmå flasker, glasset er tonet, i toppen af flasken med olivenolie putter han en inaktiv gas.
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı. Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.Hij gebruikt kleine flesjes, het glas is gekleurd, hij vult de olijfolie af met een inert gas.
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı. Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.Kis palackokat használ, színezett üveggel, és az olajat közömbös gázzal zárja le.
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı. Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.Ông ta dùng loại chai thủy tinh nhỏ có màu ông bơm một loại khí trơ vào đó.
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı. Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.Používá malé lahvičky, sklo je zabarveno, do lahví dodává ochranný plyn.
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı. Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.Uporablja majhne stekleničke, steklo je obarvano, na olivno olje doda inertni plin.
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı. Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.Usa botellas minúsculas, con el cristal tintado... ...y cierra las boettala con gas inerte
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı. Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.Usa garrafas pequenas, o vidro é pintado, e sela a garrafa de azeite com um gás inerte.
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı. Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.Używa buteleczek z ciemnego szkła, na wierzch oliwy dając nieszkodliwy gaz.
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı. Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.Използва мънички шишенца от оцветено стъкло, покрива зехтина с инертен газ.
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı.הוא משתמש בבקבוקים קטנטנים, הזכוכית צבעונית,
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı.وهو يستخدم قنينات صغيرة جدا ، زجاجها معتم
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı.不活性ガスを充填させています
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.A fekete kéz az apáé, a kék és a piros kezek a fiaiéi.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.As mãos tingidas de negro são do pai, enquanto que as azuis e as vermelhas são dos seus filhos.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.Črno obarvane roke so očetove, medtem ko so modre in rdeče roke sinov.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.De geverfde zwarte handen zijn van de vader, terwijl de blauwe en rode handen van zijn zonen zijn.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.De sort farvede hænder er faderen, mens de blå og røde er hans sønner.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.Die schwarz gefärbten Hände sind der Vater und die blauen und roten sind seine Söhne.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.Đôi tay nhuộm đen là người cha, những bàn tay xanh và đỏ là con trai ông ấy.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.검은 염색이 된 손이 아버지구요, 푸른 색과 붉은 색 손은 아들들입니다.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.Las manos teñidas de negro son del padre, las teñidas de azul y de rojo, de sus hijos.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.Le mani nere dipinte sono del padre, mentre quelle rosse e blu sono dei figli.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.Les mains teintes en noir sont celles du père, tandis que les bleues et rouges sont celles de ses fils.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.Tatăl are mâinile vopsite în negru, pe când copiii lui au mâinile albastre și roșii.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.Ty obarvené černé ruce patří otci, zatímco modré a červené jeho synům.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.Ufarbowane na czarno ręce należą do ojca, a niebieskie i czerwone do synów.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.Τα βαμμένα μαύρια χέρια είναι ο πατέρας, ενώ τα μπλε και τα κόκκινα χέρια είναι οι γιοι του.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.Избелелите черни ръце са бащата, белите, сините и червените ръце са синовете му.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.Пофарбовані у чорне руки - батькові, а сині та червоні руки - його синів.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.Чёрной краской окрашены руки отца, а синей и красной — руки его сыновей.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.הידיים הצבועות בשחור הן האב, ואילו הידיים הכחולות והאדומות הן בניו.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.اليدان المصبوغتان بالأسود هي الأب، بينما الأيدي المصبوغة بالأزرق و الأحمر هي الأبناء.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.青と赤の手が息子たちです 彼らは大きな樽で染料をかき混ぜ
Siyahın çekilmiş boyalı mürekkeplere olan yüzdesi.Prosentandel av svart som skal trekkes ut av farget blekk.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.A jego mama pokazała nam wzorzysty koszyk zrobiony z wysuszonej rafi przez brata Fidiego.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.A jeho matka nám ukázala krásně vzorovaný košík, vyrobený z barvené rafie, který dělal jeho bratr.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.A mãe dele mostrou-nos um cesto com um padrão lindo, feito de ráfia seca, que o irmão dele tinha feito.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.Anyám mutatott egy gyönyörű mintázatú, festett raffia kosarat, amit Fide bátyja készített.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.En zijn moeder liet ons een mand met prachtige patronen zien, van gekleurd raffia, die zijn broer had gemaakt.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.E sua madre ci mostrò un cestino con bellissime decorazioni, in rafia colorata, fatto da suo fratello.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.Iar mama lui ne-a arătat un coş cu modele frumoase, făcut din rafie pictată, de fratele său.
Ve annesi bize, kardeşinin boyalı palmiye lifinden yaptığı, çok güzel desenli bir sepet gösterdi.피데의 엄마는 예쁜 문양의 바구니를 보여주었습니다, 그의 형이 만든 야자나무로 물든인 바구니였죠.