Ayakkabı boyamız bitmiş.Papa, il n'y a plus de cirage.
A yani Anyanın verandayı boyaması için gereken süre... Küçük a ile yazdım.A는 Anya의 작업 시간인데
A yani Anyanın verandayı boyaması için gereken süre... Küçük a ile yazdım.Значи А, броят на часовете, нужни на Аня, за да боядиса верандата (това тук трябваше да си остане главно А)
A yani Anyanın verandayı boyaması için gereken süre... Küçük a ile yazdım.اذاً A، اي عدد الساعات التي تتطلبها آنيا لتدهن سطح السفينة
Aynı şeyleri onun için de yaptıktan sonra sıra boyaya geliyor.Así, luego de hacer lo mismo tuve que pintarlo.
Aynı şeyleri onun için de yaptıktan sonra sıra boyaya geliyor.Donc, après avoir fait la même chose, ensuite je dois le peindre.
Aynı şeyleri onun için de yaptıktan sonra sıra boyaya geliyor.Dupa ce am facut acelasi lucru, apoi trebuie sa-l pictez.
Aynı şeyleri onun için de yaptıktan sonra sıra boyaya geliyor.Então depois de fazer a mesma coisa, tenho que o pintar.
Aynı şeyleri onun için de yaptıktan sonra sıra boyaya geliyor.그래서 같은 방식으로 다 만든 후에 색을 입혀야 했지요.
Aynı şeyleri onun için de yaptıktan sonra sıra boyaya geliyor.Nachdem ich also das Gleiche gemacht habe, muss ich es anmalen.
Aynı şeyleri onun için de yaptıktan sonra sıra boyaya geliyor.Nadat ik hetzelfde heb gedaan moet ik het schilderen.
Aynı şeyleri onun için de yaptıktan sonra sıra boyaya geliyor.Nên khi tôi làm những thứ như vậy, tôi phải sơn nó.
Aynı şeyleri onun için de yaptıktan sonra sıra boyaya geliyor.Quindi, dopo averlo riprodotto, devo pitturarlo.
Aynı şeyleri onun için de yaptıktan sonra sıra boyaya geliyor.Więc robię jeszcze raz to wszystko, i muszę jeszcze to teraz pomalować.?
Aynı şeyleri onun için de yaptıktan sonra sıra boyaya geliyor.И след като съм направил същото нещо, трябва после и да го боядисам.
Aynı şeyleri onun için de yaptıktan sonra sıra boyaya geliyor.Итак, после того, как я проделал все ещё раз, мне надо всё раскрасить.
Aynı şeyleri onun için de yaptıktan sonra sıra boyaya geliyor.ואחרי שאני מסיים, אני צריך לצבוע.
Aynı şeyleri onun için de yaptıktan sonra sıra boyaya geliyor.وبعد فعل الشيء نفسه علي طلاؤه.
Aynı şeyleri onun için de yaptıktan sonra sıra boyaya geliyor.色を塗るんだ 彼らを彫ってから
Aynı zamanda üzerini boyayıp, çok hızlı bir şekilde delik açabilirsiniz.También se le puede aplicar una tintura y hacer los agujeros, es muy rápido.
Aynı zamanda üzerini boyayıp, çok hızlı bir şekilde delik açabilirsiniz.Можете также быстро покрасить и пробить в нём отверстия.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Anche questa si trova sulla tavolozza emozionale che usiamo per dipingere.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Deze noten liggen allemaal binnen dit emotionele palet dat we 'schilderen'.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.이것도 우리가 그리는 다양한 감정들의 색들에 자연스럽게 들어 맞죠.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Lihat, semuanya terletak di dalam palet emosioanl umum yang sedang kita gambar.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.One wszystkie leżą wewnątrz tej szerokiej emocjonalnej palety, którą się posługujemy.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Sehen Sie, alles liegt genau im Rahmen dieser grundlegenden, emotionalen Palette, die wir malten.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Thấy không, tất cả vẫn đều nằm bên trong một bảng màu âm cảm xúc chung mà chúng tôi đang vẽ lên.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Toate astea se armonizează cu gama emoțională generală pe care o pictăm.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Veem, elas cabem bem dentro desta grande paleta emotiva que estivemos a pintar.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Vidíte, tieto všetky pasujú do emocionálnej palety, ktorú sme maľovali.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Vidíte, všechny leží přímo uvnitř této obecné emocionální palety, kterou malujeme.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Vous voyez, elles se trouvent toutes dans cette palette émotionnelle générale avec laquelle nous peignions.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Бачите, усі вони належать цій загальній емоційній гамі, яку ми малюємо.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Видите, и она звучит органично в этой общей палитре, которую мы создали.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.Виждате ли, всичко това лежи вътре в тази обща емоционална палитра, която рисувахме.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.רואים, כל הצלילים הללו מתאימים לאותו מצע רגשי שאנו צובעים.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.ترون كل هذا الضوء يوجد تماما داخل هذه اللوحة العاطفية التي كنا نرسم.
Bakın, bunların hepsi boyadığımız bu genel duygusal paletin içinde yatıyor.全ての音が正しいものなのです ところが「ファ#」をならしてみると・・・
Balasubramaniam, heykelciliğin, boyamanın ve yerleştirme sanatının dönüm noktasında bulunuyor.Hij doet wonderen met glasvezel.
Balasubramaniam, heykelciliğin, boyamanın ve yerleştirme sanatının dönüm noktasında bulunuyor.그는 조각, 회화, 설치미술이 만나는 곳에서 유리섬유로 놀라운 작업을 합니다.
Balasubramaniam, heykelciliğin, boyamanın ve yerleştirme sanatının dönüm noktasında bulunuyor.עומד בצומת הדרכים של פיסול, ציור ומיצבים, עושה פלאים עם פיברגלאס.
Balasubramaniam, heykelciliğin, boyamanın ve yerleştirme sanatının dönüm noktasında bulunuyor.والذي يمثل فنه نقطة تقاطع ما بين النحت والرسم والتركيب, والذي كان مبدعاً في مجال الألياف الزجاجية.
Balasubramaniam, heykelciliğin, boyamanın ve yerleştirme sanatının dönüm noktasında bulunuyor.グラスファイバーですばらしい作品を創造します バラ自身のちほどTEDで講演を行うので
Batılı herhangi birinin buna inandığına bahse girerim. "Göz boyama.Et je vous parie que quasiment personne en Occident ne l'a crû. " C'est de la poudre aux yeux.
B de Bill'in verandayı kaç saatte boyadığı olsun. . .B는 Bill이 현관을 칠하는 데 걸리는 시간입니다
B de Bill'in verandayı kaç saatte boyadığı olsun. . .Нека B е броят на часовете, нужни на Бил, за да боядиса верандата -
B de Bill'in verandayı kaç saatte boyadığı olsun. . .دعونا نعرف B على انه عدد الساعات التي لزمت بيل ليدهن سطح السفينة ليدهن سطح السفينة
Bebek figürüne de bakalım, bebeği saran kumaş ustaca ve itinayla boyanmış.A spójrz jaki świetlisty materiał spowija Marię-dziecko
Bebek figürüne de bakalım, bebeği saran kumaş ustaca ve itinayla boyanmış.É só um belo acabamento dado pelo artista bem à direita de Cristo pode-se ver uma figura levemente inclinada
Beni bekleyin! Hey, saçını boyamanı kim söyledi? Ne dehşet verici bir saç şekli!Được, chúng ta sẽ còn gặp lại nhau.
Beni bekleyin! Hey, saçını boyamanı kim söyledi? Ne dehşet verici bir saç şekli!Imbécile !
"Ben onu küçük bir anlamda vurmak için çalışın ve ona bu çıkmak isteyen boya gör."Chciałbym spróbować wbić sensu do niego i go zamknąć ten gry na malarstwo.
"Ben onu küçük bir anlamda vurmak için çalışın ve ona bu çıkmak isteyen boya gör."Ik wou dat je een beetje gevoel geklopt proberen in hem en maak hem stoppen deze spelen bij het schilderen.
"Ben onu küçük bir anlamda vurmak için çalışın ve ona bu çıkmak isteyen boya gör."Jag önskar att du skulle försöka slå lite känsla i honom och få honom att lämna denna spelar på målning.
"Ben onu küçük bir anlamda vurmak için çalışın ve ona bu çıkmak isteyen boya gör."Je souhaite que vous essayez de frapper un peu de sens en lui et lui faire quitter ce jouer à la peinture.
"Ben onu küçük bir anlamda vurmak için çalışın ve ona bu çıkmak isteyen boya gör."Kiež by si skúsiť zaklopať trochu rozumu do neho a aby ho opustíte hrať sa na maľovanie.
"Ben onu küçük bir anlamda vurmak için çalışın ve ona bu çıkmak isteyen boya gör."나는 당신이 그에 약간의 감각을 노크 해주고 그를이 종료하게되기를 바래요
"Ben onu küçük bir anlamda vurmak için çalışın ve ona bu çıkmak isteyen boya gör."Přeji vám pokusí srazit trochu rozumu do něj a aby ho opustíte hrát si na malování.
"Ben onu küçük bir anlamda vurmak için çalışın ve ona bu çıkmak isteyen boya gör."Szeretném, ha megpróbál ütni egy kis értelme belé és rávenni, hogy lépjen ki a játszik festés.