Ana içeriğe geç
Sözlük

boya ile cümle

boya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Boş zamanlarında resim çizip boyadı.У вільний час добре малював.
Duvarlar beyaz boyalıydı ve boyalı keten duvar kumaşları ile kaplı da olabiliyordu.Стіни були пофарбовані в білий колір і могли бути покриті пофарбованими лляними гобеленами.
Gaula Nehri, boydan boya Gauldal'dan akar.Річка Сож пов'язує Гомель з Дніпром.
Bir araba tamircisine giderek arabayı başka renge boyattılar ve plakasını değiştirdiler.Заїхати до автомайстерні і перефарбувати машину.
Onun boyama, Derbent İnsanlar, Trupin çıkardığı dokuz resimlerinden biridir."Картина Люди Дербента, є одним з дев'яти картин на якому Трупіна спиралася створюючи танцювальну композицію.»
Kıyafetini ise boyar.Той відмивав свій одяг.
(Ben kırmızı kapıları boyadım.)(«Буду розкидати мережі»).
Çanak çömlek buluntuları arasında mat beyaz boyalı parçalar da vardır.Між плямами розкидані білі плямочки.
Evlilik Bu evlilik, onun Moskova'ya bağlı Boyar rolünü güçlendirdi.Через ці шлюби його нащадки увійшли до вищої родової знаті Москви.
Genelde kırmızı renge boyanırlardı.Вони зазвичай виділяються червоним кольором.
Ülkemizi ancak bu şekilde kendi renklerine boyayabiliriz.Саме тут можна сповна відчути національний колорит нашої країни.
Önceleri yağlı boyayla çalıştı.Спочатку він займався викопними рибами.
ABD'de tuval üzerine yağlı boya ile çalışmaya devam etmiştir.В США виробляли моделі з шкіряною оббивкою горіхового кольору.
(Kırmızı kapı beni boyadı.)История Сортавала (рос.)
Saç boyaları için, bkz.Нові Чобручі, х.
Ayrıca boyanın hızla kurumasına sebep olur.Вона дуже швидко росте завдяки поглинанню душ.
2009'da FOX'ta Fort Boyard isimli programı sundu.У 2003 році брав участь у телепроекті Форт Боярд.
Yüzünde boyadan yapılmış bir sahte yara vardır.Від рани на її обличчі залишається жахливий шрам.
Ağlayan Kadın, 1937 yılında Pablo Picasso tarafından yapılmış yağlı boya tablo.«Дівчинка на кулі» — картина Пабло Пікассо, написана в 1905 році.
Yoksa duvardan boydan boya akan su kerpici eritir.При зволоженні гарячих стінок печі водою утвориться пара.
Gram boyama, bakteriyoloji laboratuvarındaki en faydalı boyama tekniklerinden biridir.Фарбування за Грамом — одна з найкорисніших фарбувальних процедур у лабораторних дослідженнях в мікробіології.
Boyacıoğlu'nun ilk uzun metraj filmidir. ^ a b "Bizimkisi bir aşk hikâyesi..."Розумний першим з кіномитців звертається до роману А. М. Горького «Мати».
Sonunda Boyarlar Moskova'da bir ayaklanma çıkardılar.Литовці придушили повстання в Смоленську.
Ayakkabı boyacılığı, garson, temizlikçi, bulaşıkçılık gibi meteliksiz işlerde çalıştı.Частину життя пропрацював бухгалтером, кушніром і навіть чистив взуття.
İtalyan maniyerist üslubunda yağlı boya resim üzerinde çalışmalar yapmış bir ressamdır.Італійців знають у світі як творців картин олійними фарбами.
Van Gogh Karlı Manzara isimli bu tabloyu boyadığında 35 yaşındaydı.Ван Гогу під час написання картини було тільки 35 років, але виглядає він на ній п'ятдесятилітнім.
Bantlar gümüş boyaması ile görülür.Краї зафарбовувати сріблястою фарбою.
Babam evi boyadı. (neyi?)Дом переехал(рос.)
Aynı zamanda boyalar yapmak için de kullanılır.Рослина також може використовуватися для фарбування.
Sanatçı ruhludur, yanında hep dev bir yağlı boya fırçası taşır.Як художник, він завжди використовував у своєму будинку яскраві кольори.
Babam posta kutusunu kırmızıya boyadı.Мій батько пофарбував поштову скриньку у червоний колір.
Tom saçını boyadı.Том пофарбував волосся.
O, evi boyadı.Вона пофарбувала будинок.
O, evi boyadı.Він пофарбував будинок.
Boya kuruyor.Фарба сохне.
Fausto Zonaro "Odalık, Deniz Seyri" (1891-1909), tuval üzerine yağlı boya, 40 x 66 cm.Фаусто Зонаро "Кімната, морська навігація" (1891-1909), полотно, олія, 40 х 66 див.
Reklamlarda oynadı ve modellik yapmaya başladı ve Dulux Boya ve Pringles gibi ürünler için reklamlara çıktı.Začala s modelingem pro tištěné reklamy a objevila se v reklamách pro produkty jako Dulux Paint a Pringles.
Küçükken ilk rolünü, saçlarını koyu kahverengiye boyadıktan sonra elde etti.Když získala svou první filmovou roli, obarvila si vlasy na tmavě hnědou.
Boş zamanlarında resim çizip boyadı.Ve volných chvílích sám maloval.
Camideki boya düzenini kurmak için 30.000’den fazla yumurta kullanılmıştır.K přípravě barev a glazury bylo použito více než 30 000 vajec.
The Blue Boy (1770 dolaylarında), Thomas Gainsborough'a ait bir yağlı boya resmidir.Chlapec v modrém je obraz malíře Thomase Gainsborougha.
(Ben kırmızı kapıları boyadım.)(Vlastní barevné fotografie.)
Saçını kesip koyu kahverengiye boyadı ve bu rol için yaklaşık 15 pound aldı.Kvůli tomu si musel obarvit vlasy na blond a přibrat 15 kilogramů.
Buddy Bears (Dost ayıcık), kişisel olarak boyanmış, 2 metre boyunda bir ayı heykelidir.Buddy Bears jsou umělecky pomalované, dva metry vysoké umělohmotné odlitky medvědů.
Daha ucuz ve makine ile dokunan kumaşlar el ile boyanan geleneksel ipek kumaşların yerini almaktadır.Levnější a strojově vyráběné látky mohou být náhradou za tradiční, ručně barvené hedvábí.
Bunun sebebi, steril olmayan ekipmanlar ya da kullanılan boyalardan bulaşma olabilir.K té může dojít v důsledku použití nesterilních nástrojů nebo kontaminovaných barviv.
2 - 4 yaşalarında cinsel olgunluğa erişirler, bu zamanki boyları yaklaşık 24 cm boya denk gelmektedir.Za 2 až 3 roky dosáhnou pohlavní dospělosti, v tuto dobu samice měří asi 75 cm.
Bu renk boya halen çevredeki köylerde kullanılmaktadır.3. tato barva vidět skoro všude.
Japon polis araçları beyaza boyanmış ve aracın üst kısımlarında siyah ve beyaz boya vardır.Starší taxi auta mají barvu bílou a zelené označení na střeše.
Boyaya duyarlı güneş hücrelerinin karasızlığı başlıca zorluk olarak tanımlanmıştır.Konstrukce dostatečně velké sluneční clony bude problematická.
Kolay eriyen boyalar genellikle daha kalitelidir.Zajímavé je, že pečeti na starých falzech jsou většinou pravé.
Sudan III, Sudan IV ve Sudan Black B benzer boyalar arasında sayılabilir.Mezi používaná barviva patří Súdán IV, Olejová červeň O nebo Súdánská čerň B.
Sanatçı, resimdeki ince detayları özenle boyadı.Byl schopen to poměrně detailně nakreslit na papír.
Şehirde ayrıca tekstil ve boya endüstrisi bulunmaktadır.Ve městě jsou také barvírny textilu.
Yağa bağlı olarak boyaların parlaklığında da farklılıklar görülebilir.Orientačně ho bezpečně nelze odlišit ani podle barvy plamene.
Güzel boyanıp boyanmadığı önemli değildir.Malování samotné mi nestačí.
Fırça ve boyaları özeldir.Speciální pleteniny a tkaniny.
Apsisin üstündeki yarım kubbe maviye boyanmış olup gökyüzünü ve yüceliği simgelemektedir.Ta odráží zdánlivě levitující balvan i nebe nad ním.
Sunakta bulunan İsa'nın büyük figürü 19. yüzyılda Rus sanatçısı tarafından boyanmıştır.Chipul cel mare al lui Isus de la altar a fost pictat de un artist rus în secolul al XIX-lea.
Bir gıda katkı maddesi olarak zeaksantin bir gıda boyasıdır, E numarası E161h'dir.Ca aditiv alimentar, zeaxantina este folosit drept colorant alimentar, cu număr E E161h.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod