Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.Lebih banyak jalur pipa berarti lebih banyak jalan sutra, dan bukan "Permainan Besar" (The Great Game).
Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.Mai multe conducte înseamnă mai multe drumuri de mătase în loc de jocul puterii.
Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.Más oleoductos implican más rutas de la seda, en lugar de El Gran Juego.
Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.Meer pijplijnen betekenen meer zijderoutes, in plaats van het Grote Spel.
Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.Mehr Pipelines bedeuten mehr Seidenstraßen, anstelle des Großen Spiels.
Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.Nhiều đường ống hơn nghĩa là nhiều tuyến đường mậu dịch hơn, thay vì là Great Game.
Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.Più oleodotti vuol dire più vie della seta, invece del Grande Gioco.
Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.Plus d'oléoducs signifie plus de 'routes de la soie', qui remplace le Grand Jeu.
Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.Több csővezeték több Selyemutat jelent, a Nagy Játszma helyett.
Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.Więcej rurociągów oznacza więcej jedwabnych szlaków zamiast Wielkiej Gry.
Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.Περισσότεροι αγωγοί σημαίνει περισσότεροι "δρόμοι του μεταξιού", αντί για το Μεγάλο Παιχνίδι.
Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.Больше нефтепроводов означает больше великих шелковых путей вместо большой игры.
Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.Повече тръбопроводи, означават повече копринени пътища, вместо Голямата игра.
Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.יותר קוי צינורות פירושם יותר דרכי-משי, על חשבון המשחק הגדול.
Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.خطوط أنابيب أكثر تعني روابط أكثر , عوضاً عن اللعبة الكبرى .
Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.植民地合戦は一国が他の国を支配することを示しています
Daha çok boru hattımız oldukça daha çok İpekyolumuz olacak ve 21. yüzyılda daha azHoe meer pijpleidingen we hebben, des te meer zijderoutes we hebben, en des te minder van die dominante
Daha çok boru hattımız oldukça daha çok İpekyolumuz olacak ve 21. yüzyılda daha az송유관을 더 지을수록 더 많은 실크로드가 열릴 것이고 양육강식의 경쟁은 점점 줄어드는
Daha çok boru hattımız oldukça daha çok İpekyolumuz olacak ve 21. yüzyılda daha azMinél több csővezetékünk van, annál több Selyemutunk és annál kevésbé domináns a 21. század
Daha çok boru hattımız oldukça daha çok İpekyolumuz olacak ve 21. yüzyılda daha azככל שיש יותר קוי צינורות, תהיינה יותר דרכי-משי, וכך תהיה פחות תחרות שהיא פועל יוצא של המשחק הגדול,
Daha çok boru hattımız oldukça daha çok İpekyolumuz olacak ve 21. yüzyılda daha az支配をもたらす植民地めあての競争が 21世紀には減っていくはずです
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.Assim Davi e toda a casa de Israel subiam, trazendo a arca do Senhor com júbilo e ao som de trombetas.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.A tak Dávid a celý dom Izraelov niesli truhlu Hospodinovu hore s radostným pokrikovaním a so zvukom trúby.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.A tak David i všecken dům Izraelský provázeli truhlu Hospodinovu s plésáním a zvukem trouby.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.A tak Dawid, i wszystek dom Izraelski prowadzili skrzynię Pańską z weselem, i z trąbieniem.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.Così Davide e tutta la casa d'Israele trasportavano l'arca del Signore con tripudi e a suon di tromba
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.Dávid azért és Izráelnek egész háza felvivék az Úr ládáját énekléssel és trombitaszóval.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.David y toda la casa de Israel subían el arca de Jehovah, con gritos de júbilo y sonido de corneta
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.다윗과 온 이스라엘 족속이 즐거이 부르며 나팔을 불고 여호와의 궤를 메어 오니라
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.Niin Daavid ja koko Israelin heimo toivat Herran arkin riemun raikuessa ja pasunain pauhatessa.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.Så hämtade David och hela Israel HERRENS ark ditupp under jubel och basuners ljud.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.Således bragte David og hele Israel HERRENs Ark op under Festjubel og Hornblæsning.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.Således førte David og hele Israels hus Herrens ark op med fryderop og basunklang.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.Tako je prenesel David in vsa hiša Izraelova skrinjo GOSPODOVO gori z radostnim petjem in glasom trombe.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.Und David samt dem ganzen Israel führten die Lade des HERRN herauf mit Jauchzen und Posaunen.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.Και ο Δαβιδ και πας ο οικος Ισραηλ ανεβιβασαν την κιβωτον του Κυριου εν αλαλαγμω και εν φωνη σαλπιγγος.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.Така Давид и целият Израилев дом пренесоха Господния ковчег с възклицание и с тръбен звук.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.Так Давид и весь дом Израилев несли ковчег Господень с восклицаниями и трубными звуками.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.ודוד וכל בית ישראל מעלים את ארון יהוה בתרועה ובקול שופר׃
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.فاصعد داود وجميع بيت اسرائيل تابوت الرب بالهتاف وبصوت البوق.
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.這 樣 、 大 衛 和 以 色 列 的 全 家 、 歡 呼 吹 角 、 將 耶 和 華 的 約 櫃 抬 上 來
Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı.這樣 、 大衛 和 以色列 的 全家 、 歡呼 吹角 、 將耶和華 的 約櫃抬 上來
Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Ils essaient de construire des canalisations. Ca n'arrive pas.
Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Încearcǎ şi constuiesc conducte; nu se intâmplǎ.
Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Intentan construir tuberías, pero no lo consiguen.
Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Próbują zbudować rurociągi; jednak nic z tego nie wychodzi.
Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Sie versuchen und bauen Pipelines, und es klappt nicht!
Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Намагаються і будують труби; нічого не стається.
Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Они пытаются построить трубопроводы, но ничего не меняется.
Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Опитват се да строят водопроводи; не се случва.
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Dicono che costruiranno le condutture, ma non succede mai
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Họ đã thử xây những ống dẫn nước ngầm; điều đó đã không xảy ra.
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.파이프라인을 설치하는 등의 노력을 해야 하지만, 그러지 않았죠.
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Próbálkoznak csővezetékek építésével.
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Ze proberen het, ze proberen leidingen aan te leggen, maar het lukt niet.
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.Προσπαθούν να φτιάξουν δίκτυα υδροδότησης, αλλά αποτυγχάνουν.
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.הם מנסים לבנות את זה. הם מנסים ובונים מערכות ביוב, זה לא קורה.
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.فقد حاولوا بناء البنى التحتية .. وشبكة الانابيب .. ولكنهم لم ينجحوا في ذلك
Deniyor ve inşa ediyorlar. Deniyor, boru hatları inşa ediyorlar ama olmuyor.多国籍企業が機械を提供しますが、それを購入する余裕がありません
Diğer yandan, bugün Alaska boru hattını kuracak olsanız, maliyeti bunun yarısı kadar eder.Aber wenn man die Trans-Alaska-Pipeline heute bauen wuerde, waere das die Haelfte davon was sie kosten wuerde.