Ana içeriğe geç
Sözlük

boru ile cümle

boru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."Dlatego wrócę." Pochylił się podnieść coś, co było leżał na ziemi obok niego, kiedy sprzęt.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."Ezért jöttem." Lehajolt, hogy vegye fel valamit, ami már már a földön fekszik mellette, amikor vezetékes.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."그게 내가 올 거예요."그는했다 뭔가를 데리러 굴복 그가 piped 때 옆에 바닥에 누워되었습니다.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."To je dôvod, prečo som prišiel." Zohol sa niečo, čo sa ležal na zemi vedľa neho, keď sa potrubím.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."To je důvod, proč jsem přišel." Sehnul se něco, co se ležel na zemi vedle něj, když se potrubím.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."Zato sem prišel." On je sklonil, da pobere nekaj, kar je že leži na tleh poleg njega, ko je prenesen.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."Ето защо аз дойдох." Той се наведе да вземе нещо, които са лежи на земята до него, когато той свиреха.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."בגלל זה אני בא." הוא התכופף כדי להרים משהו שהיה היה שוכב על האדמה לידו כאשר הוא צייץ.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan.واضاف "هذا هو السبب في أنني قادمة." منحني ان تلتقط شيئا مما كان كان ملقى على الأرض بجانبه عندما بالأنابيب.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan.彼はパイプ時に彼のそばに地面に横たわって。 "私はthの'ガーデンツールを持っている。
- Çıkar o boruyu! - Harry, neredeyse tamam! Bana 15 saniye daha ver.Donne-moi 15 secondes.
- Çıkar o boruyu! - Harry, neredeyse tamam! Bana 15 saniye daha ver.Tämä on melkein suoristettu.
- Çıkar o boruyu! - Harry, neredeyse tamam! Bana 15 saniye daha ver.Още 15 секунди и край.
- Çıkar o boruyu! - Harry, neredeyse tamam!Bomba bo vsak hip pripravljena.
- Çıkar o boruyu! - Harry, neredeyse tamam!Estou quase!
- Çıkar o boruyu! - Harry, neredeyse tamam!Ich bin beinahe durch!
- Çıkar o boruyu! - Harry, neredeyse tamam!Mindjárt kész!
- Çıkar o boruyu! - Harry, neredeyse tamam!Η βόμβα είναι σχεδόν έτοιμη.
- Çıkar o boruyu! - Harry, neredeyse tamam!اسحب هذا الأنبوب للخارج هارى لقد انتهيت تقريباً
- Çıkar o boruyu!La bomba č pronta.
- Çıkar o boruyu!Tarik paipnya !
- Çıkar o boruyu!- Trage ţeava afară!
- Çıkar o boruyu!- Wyciągaj rurę!
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.A harsonaszó messziről hallatszott.
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.Dzwięk trąb był słyszalny z daleka.
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.Goarna s-a auzit de foarte departe.
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.Jejich polnice byly slyšet z velké dálky.
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.Les trompettes ont été entendues au loin.
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.Man hörte die Fanfaren von weitem.
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.Tiếng kèn được nghe thấy từ đằng xa.
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.Η σάλπιγγα ακούστηκε από μακρυά.
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.Горн было слышно далеко.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.(39:27) Bouillonnant d`ardeur, il dévore la terre, Il ne peut se contenir au bruit de la trompette.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.( 39 : 27 ) Nó lượt dậm , vừa nhảy vừa hét , Khi kèn thổi nó chẳng cầm mình lại được .
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.(39:27) Nó lượt dậm, vừa nhảy vừa hét, Khi kèn thổi nó chẳng cầm mình lại được.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.ábai] vermet ásnak, örvend erejének, a fegyver elé rohan.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Con estrépito y furor devora la distancia y no se detiene aunque suene la corneta
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Dengan semangat menyala-nyala kuda itu berlari; bila trompet berbunyi tak dapat ia menahan diri
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Den skraber muntert i Dalen, går Brynjen væligt i Møde;
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Den skraper i jorden og gleder sig ved sin kraft; så farer den frem mot væbnede skarer.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Es zittert und tobt und scharrt in die Erde und läßt sich nicht halten bei der Drommete Hall.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.fierbe de aprindere, mănîncă pămîntul, n'are astîmpăr cînd răsună trîmbiţa.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Han skrapar marken och fröjdar sig i sin kraft och rusar så fram mot väpnade skaror.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.땅을 삼킬듯이 맹렬히 성내며 나팔 소리를 들으면 머물러 서지 아니하고
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Se kuopii lakeutta ja iloitsee, lähtee voimalla asevarustuksia vastaan.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.S hřmotem a s hněvem kopá zemi, aniž pokojně stojí k zvuku trouby.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.s hrmotom a s búrlivým hnevom hltá zem ani nepostojí s pokojom, lebo zavznel zvuk trúby.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Silovito jezno dirja naprej in ne da se udržati, ko se zglasi trobenta.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Strepitando, fremendo, divora lo spazio e al suono della tromba più non si tiene
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Tremendo e enfurecido devora a terra, e não se contém ao som da trombeta.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Z grzmotem i z gniewem kopie ziemię, a nie stoi spokojnie na głos trąby.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Καταπινει την γην εν αγριοτητι και μανια και δεν πιστευει οτι ηχει σαλπιγξ
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.в порыве и ярости он глотает землю и не может стоять при звуке трубы;
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.С буйство и ярост той гълта земята; И при гласа на тръбата не вярва от радост.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.ברעש ורגז יגמא ארץ ולא יאמין כי קול שופר׃
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.في وثبه ورجزه يلتهم الارض ولا يؤمن انه صوت البوق.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.他 發 猛 烈 的 怒 氣 將 地 吞 下 . 一 聽 角 聲 就 不 耐 站 立
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.他 發 猛烈 的 怒 氣將 地 吞下 . 一聽角聲 就 不 耐 站立
Çünkü 2 km yükseldik. Bir saniye. Yakıt borusu donmuş.Lefagyott az üzemanyagcella!
Daha çok boru hattı demek Büyük Oyun yerine daha çok İpekyolu demektir.송유관 증축은 영국-구소련 분쟁이 아닌 실크로드의 확대를 뜻합니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod